Dün bu sayfadan, 1976-1995 yılları arasında ülkemizde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılan adayları ve aldıkları oy oranlarını sizlerle paylaşmıştım. Bugün ise 2000 ile 2010 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bakalım…
Bu son 3 seçim dönemi, büyük değişimlerin yaşandığı bir dönem oldu. Yıllarca değişmeyen isimlerin yerini, her seçimde yeni isimler aldı. Denktaş, Talat ve son olarak Eroğlu…
Bu gidişe bakarak, 19 Nisan seçimleri de yeni bir değişimi mi sağlayacak, yoksa aynı isim mi devam edecek, onu da yakında öğreneceğiz…
Rauf Denktaş’ın son kez aday olduğu Cumhurbaşkanlığı seçimleri 16 Nisan 2000 tarihinde yapılmış ve yine ilk turda hiçbir aday yeterli çoğunluğu sağlayamadığından kazanan adayın belirlenmesi için, ilk iki sırayı alan aday arasında bir seçim daha yapılması gerekmişti. Ancak hala daha nedeni tam olarak bilinmeyen bir şekilde UBP adayı Eroğlu, ikinci tur seçim öncesi çekildiğini açıklamış ve Denktaş, seçimsiz yeniden Cumhurbaşkanı seçilmişti…İşte ikinci turun yapılmadığı 2000 tarihindeki o seçimlere katılan 8 adayın, ilk turda aldıkları oy oranları şöyleydi:
Rauf Denktaş – Bağımsız – %43.67
Derviş Eroğlu – Ulusal Birlik Partisi – %30.14
Mustafa Akıncı – Toplumcu Kurtuluş Partisi – %11.70
Mehmet Ali Talat – Cumhuriyetçi Türk Partisi – %10.03
Arif Hasan Tahsin – Yurtsever Birlik Hareketi – %2.60
Şener Levent – Bağımsız – %0.92
Turgut Avşaroğlu – Bağımsız – %0.56
Ayhan Kaymak – Bağımsız – %0.38
Henüz Annan Planı rüzgarları esmeye başlamamış ve sağ oylar, yine yüzde 70’in üstünde… Bir dönem sonra Cumhurbaşkanı seçilecek olan Mehmet Ali Talat’ın yüzde 10 alabilmiş olması gerçekten ilginç…
******
1976 yılından beri yapılan ve Rauf Denktaş’ın aday olmadığı Cumhurbaşkanlığı seçiminin tarihi, 18 Nisan 2005 idi. Annan Planı’nın da etkisiyle, ilk kez hükümetin büyük ortağı olarak iktidara gelen CTP, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday gösterdiği Mehmet Ali Talat ile, ilk turdan seçimin galibi oluyordu. 2005 seçimlerinin bir başka özelliği ise, 9 adayla en çok adayın yarıştığı seçim olmasıdır… Talat’ın Cumhurbaşkanı seçildiği 2005 seçim sonuçlarına göre oy oranları:
Mehmet Ali Talat – Cumhuriyetçi Türk Partisi – %55.6
Derviş Eroğlu – Ulusal Birlik Partisi – %22.73
Mustafa Arabacıoğlu – Demokrat Parti – %13.22
Nuri Çevikel – Yeni Parti – %4.79
Zeki Beşiktepeli – Bağımsız – %1.72
Hüseyin Angolemli – Toplumcu Kurtuluş Partisi – %1.05
Zehra Cengiz – Kıbrıs Sosyalist Partisi – %0.44
Arif salih Kırdağ – Bağımsız – %0.30
Ayhan Kaymak – Bağımsız – %0.17
Burada da ilginç olan, aday sayısının en fazla olduğu seçim olması. Diğer bir nokta da, bir önceki seçimde yüzde 30 oy alan Eroğlu’nun, yüzde 22’ye düşmesi.
******
Kıbrıs Türk halkı en son 18 Nisan 2010 tarihinde bir kez daha sandığa giderek Cumhurbaşkanlığı için oy kullandı. 2009 seçimlerinde tek başına iktidara gelen UBP adayı Derviş Eroğlu, nihayet beşinci kez girdiği Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kazananı oluyordu… En büyük etken, çözüm beklentilerinin boşa çıkmasıydı. 2010 seçimlerine katılan 7 aday ve aldıkları oy oranları ise şöyleydi:
Derviş Eroğlu – Ulusal Birlik Partisi – %50.38
Mehmet Ali Talat – Bağımsız – %42.85
Tahsin Ertuğruloğlu – Bağımsız – %3.81
Zeki Beşiktepeli – Bağımsız – %1.61
Mustafa Kemal Tümkan – Bağımsız – %0.79
Arif Salih Kırdağ – Bağımsız – %0.43
Ayhan Kaymak – Bağımsız – %0.14
İlk kez 1976 yılında “devlet başkanını” seçen Kıbrıs Türk halkı, 19 Nisan 2015’te 9. kez 7 adayla sandık başına gitmeye hazırlanıyor.
Bu kez şimdiden görülen tek sonuç, seçimin iki turlu olacağı. Aksi sürpriz olacak.
Kimler mi kalır derseniz, bunu söylemek için henüz erken. Ancak, özellikle 4 aday, ilk iki için inanılmaz bir mücadele içinde…
YERİN KULAĞI VAR
NASIL ÇÖZÜLECEK:
Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Derviş Eroğlu, dün canlı yayında CNN’deydi. Keşke kendi ülkesinde de canlı yayında izleyebilsek. Bu arada, Kıbrıs konusunu 2 yıl içerisinde sonlandırmada kararlı olduğunu söylüyor. İyi de, “Tek karış toprak vermem, egemenliği tartışmam, KKTC’yi tanımazlarsa olmaz” diyerek nasıl bir çözüme ulaşacağını anlayamadık. Çözümün formülünü açıklasa da bizler de öğrensek. Yok eğer, 2009 seçimlerindeki gibi, “formül cebimde” gibi ise pek inandırıcı olmuyor…
EN DOĞRU ANKET:
Bir ara ne güzel durulmuştu, yeniden başladı. Anketlerden bahsediyorum. Dikkat edin, herkes işine gelen anketi yayınlama sevdasında. Baştan beri söylediğimin arkasındayım. Son yıllarda yayınlanan hiçbir ankete güvenmiyorum. Bu güvensizliği de anket şirketleri yarattı. Hepsi belli bir algı yaratma çabasında. Dikkat edin bugüne kadar yayınlanan anketlerin hiçbirinde ortak bir sonuç yok. O nedenle siz siz olun en doğru anketin 19 Nisan akşamı sandıktan çıkacak sonuç olduğunu unutmayın…
BİZ NE DİYORUZ:
Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun, BM Genel Sekreteri ile önceki gün yaptığı görüşmede, Kıbrıs konusunda söyledikleri başka konular yanında gölgede kaldı. Davutoğlu, Genel Sekreter Ban’a, görev süresi dolmadan Kıbrıs sorununun çözülmesi için “Ban Ki-moon Planı”na ihtiyaç olduğunu; doğal kaynaklar konusunda tek taraflı eylemler ve provokasyonlar yerine, masa başında müzakere etmenin daha yararlı olacağını ayrıca enerji konusunda acil bir uluslararası konferans istediklerini söylemiş. Hepsi de kabul edilebilir öneriler. Ancak bunu ileri götürecek yerel bir organizasyona da ihtiyaç yok mu sizce de…
SİYASET BU KADAR UCUZ MU:
Eskisi de yenisi de DP’li. Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanları Hamit Bakırcı’yla, Hakan Dinçyürek… Aralarındaki çekişmeye hiç baktınız mı? Sanki muhalifler. Marsilya gezgini Bakırcı, görevden alınmasını hala hazmedememiş olsa gerek, her fırsatta yeni Bakan’a vuruyor. Yok kendisi çalışma başlatmış da birileri bunu görmezden gelirmiş, yok bakanlığı kendi kurmuş, bir ay olmuş da, yüzde 1 kükürt oranlı yakıt hala gelememiş… Ben o mevkilerde ağzından çıkanı kulağı duyan insanlar görmek isterim, hırstan partisini bile gözü görmeyenleri değil. Sorum Serdar Denktaş’a, bunca yıldır politikadadır, yaptığı seçimlerinden memnun mudur..?
KTÖS KOMİK OLMUŞ:
Elçi’nin KKTC ekonomisiyle ilgili tespitleri, verdiği rakamlar gerçekler. Ortada müthiş bir mevduat, sermaye birikimi var, ama kalkınma yok. Sunduğu sebepler de yine gerçek… Hantallık, başarısız yönetimler… KTÖS gerçekleri yüzümüze vurduğu için Sayın Akça’yı suçlamış. Hepsi bir yana da, esas çelişki; ülkenin fuhuş, kumar cenneti olmasının suçlusu da Büyükelçi Akça gösterilmiş. Eminim söylediklerine kendileri de inanmıyorlar…
GÜNDEMDEN DÜŞMÜYOR:
Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Akim hem icraatları, hem de söyledikleri ile gündem olmaya devam ediyor. Özellikle de zırt pırt kesilen elektriğe çare bulamayan Akim’in, “yabancılara elektrik satacağız” sözleri, sosyal medyada alay konusu oldu. Hani o meşhur sözdeki gibi, “ayranımız yok içmeye, atla gideriz…”
ZİRVEDEKİLER
Kadınlarımız: “Ve kadınlar; bizim kadınlarımız: Korkunç ve mübarek elleri ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yarimiz” diyordu Nazım Hikmet Kuvayi Milliye Destanı’nda. Hiç bir şey değişmedi, yine yaşam mücadelesinin başrolündeler. Ya bizler… Kıbrıs’ın kuzeyinde kadınların hala yüzde 33’ü şiddet görüyor. Karanfil dağıtmakla olmuyor beyler…
DİPTEKİLER
DPÖ Dalga Geçer Gibi: Dün Havadis’te görmüşsünüzdür; alt alta iki haber. DPÖ yılın ilk ayında KKTC’nin yüzde 2,14 ucuzladığını söylerken, dövizdeki yükseliş yüzde 11 olmuş. DPÖ Müsteşarı, Ocak ve Şubat’ta dolar ve sterlinin yüzde 5 arttığını, esas artışın, Mart’ta olduğunu söylüyor. Onun söylediğini de doğru kabul etsek bile, TL’nin değer kaybıyla A’dan Z’ye her şeye zam gelirken, hayatımız nasıl ucuzlamış, onu anlayamadık. Ölçüm kriterleri ve onun sonunda çıkan HP oranı, hayatın gerçeğini yansıtmaktan çok uzak ne yazık ki…
































