Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

1878 KUŞAĞI!

Kıbrıs’ın güneyi üç haftalığına kapandı.

Kuzey açık’ta…

Adada veba salgını olsaydı bu iki taraf gene birbirlerinin yüzüne kapı kapatıp herkes kendi ciğerini kendi yağında mı kavuracaktı?

Bizden bir siyasi güneyle eşzamanlı olarak kapanmayı ve eş zamanlı açılmayı önerdi.

İşiten olmadı…

Adanın bir yarısı neredeyse tarih boyunca kapalı olmasa da kapanda değil mi?

Açıkta olduğunda bile kapana sıkışık değil mi oldum olası?

Pandemi hastanesini Türkiye’den istedik, aşıyı güneyden!

Güçlü ve haklı bir davamız olduğu için, aşıyı isterken iki devletliliği de istedik.

Bakalım hangisini verecekler…

1974’e kadar özellikle Lefkoşalılarla Girneliler, bunlara bağlı köyler de dahil, yaz aylarında 3 Mil, 6 Mil ve 6 Buçuk Mil diye bilinen kumsalları kullanırdı.

Eskiler bilir, bu kumsallara galif kurmak serbestti, herkes yaz aylarını oralarda galifler kurarak geçirirdi, günübirlik gidip gelenlerin dışında.

74 itibarı ile oralarını asker işgal etti, kapılarına kilit vurdu, ulaşım engellendi ve o gün bu gün o kumsallar hayalet kumsallara dönüştü, Maraş gibi.

Maraş’ın fotoğrafını çekebilirsiniz, bunların çekemezsiniz.

Bunlar kapalıyken ahaliye Maraş’ta kumsal açıldı!

Açılan kumsal yolunda hayalet kenti bisiklete binip seyredenler oldu…

1974 öncesi biz de bisikletlerle ta 3 Mil’e, 6 Mil’e gidip gelirdik delikanlılığımızda; seyretmek için değil, memleket bizim olduğu için.

Ne güzeldir memleketin her yerini elini kolunu sallayarak gezmek; birine kalimera, birine günaydın demek…

Bir tarafta salgından dolayı örfi idare var, diğer taraf kendinden emin adımlarla açıla saçıla yürüyor.

Ve bunlar, masaya oturacak da çözüm bulacaklar ha?

Salgında bile ayrılık iradesi gösteren iki tarafın, masada çözüm bulma iradesi dürüst ve sağlam olabilir mi?

Böyle bir belirti,

Böyle bir gayret,

Böyle bir heves,

Böyle bir niyet mi var?

1878 kuşağı ile şimdiki kuşaklar arasında pek fark yok!