Tercümeler yapılırken, yazılan metinler, mekanik bir şekilde yapılırsa, yazanın söylemek istedikleri değil, farklı şeyler anlaşılabilir.
Bir yazıyı yabancı bir dilden tercüme ederken, tercüme edilen dilin yarattığı kültürün, nüans farklarının, tercüme eden tarafından iyice kavranılması gerekir.
24 Ağustos Pazartesi günü, birçok Türk basınında ve televizyonlarda, “4 YUNANLIYA BİR TÜRK” yazılarını görünce, gerçekten çok şaşırdım.
Farklı gazetelerden ısrarla okumama rağmen, hemen hemen her gazetede aynı ifadeler vardı. Ancak yazılan ifadelerdeki karmaşa, eminim birçok insanı tedirgin etmişti.
Söz konusu ifadede, Yunanlı ve Kıbrıslı Rum ayrımı yapılmamıştı.
Yazı Rum tarafında yayınlanan POLİTİS Gazetesi’nden alınmaydı.
Kuzey ve Güney Kıbrıs’ta çözümle birlikte, özellikle adaya gelen Türkiye’li nüfus devamlı tartışılmaktadır. Bu açıdan, nüfusla ilgili her metin TERCÜME EDİLİRKEN, çok DİKKATLİ olunmalıdır.
Politis, güçlü bağlarımın olduğu önemli bir gazetedir.
Yazının yarattığı tedirginliği gidermek ve gerçeğin ne olduğunu birinci elden anlamak için, POLİTİS Gazetesi Yazı İşleri Müdürü dostum KASKANİS’İ aradım.
Kaskanis, yazıyı yazan gazeteciyi arayarak, ayrıntıları toparladı:
Uzlaşılan nüfus noktası, 4 Kıbrıslı Rum’a karşılık, bir Türk’ün adada kalabileceği şeklindeydi. Rum kavramı içerisinde Yunanlılar da, Türk kavramı içerisinde, Türkiye’den gelen Türkler de katılmıştı.
Bu durumda, Kıbrıs’ın Türk Yönetimi altında kalacak bölgesinde 280 BİN civarında bir Türk nüfusun hem federal devletin ve hem de MERKEZİ DEVLETİN vatandaşı olacağı sonucu çıkmaktaydı.
Bu uzlaşmanın pratik sonucu ise, Kıbrıs Türklerinin gerçek sayısı 120 BİN olarak kabul edilirse, Türkiyeden gelen 160 BİN civarındaki insanın da, Kıbrıs’ta vatandaş olarak kalacağıydı.
Çözüm, zaten Kıbrıs’ta yaşayan çoğunluğa daha iyi bir yaşam sağlayacaksa, her iki tarafın halkı tarafından desteklenecektir.
Nüfus konusundaki uzlaşma prensibi, Kuzey’deki RED CEPHESİNİN elinden önemli bir silahı almaktadır.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti kuruluşu sırasında, 6 Rum’a karşı 1 Kıbrıslı Türk vardı…
Şimdi ise, bu oran 4’e 1’e düşerek, Kıbrıs Türk toplumu için daha da iyileştirilmektedir.
Sabırlı ve soğukkanlı olmak, bu dönemde çok gerekli bir özelliktir.
Şimdiden ret cephesini güçlendirmek için, mülkiyette olsun, toprak meselesinde olsun, piyasaya çok sayıda YALAN servis edilmekte ve halk şimdiden PANİK ortamına sürüklenmektedir.
Üzerinde uzlaşılan konular bile, daha ileriki bir aşamada, başka alanlarda elde edilen avantajlarla değişebilmektedir.
Böyle değişken bir görüşme zemininde SON’a varılmadan gerçekçi yorumlar yapmak çok zordur.
Ancak, görüşmenin ana hedefinin, her iki tarafın EVET’ini alacak bir PLAN ortaya çıkartmak olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
































