Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Akıncı ile çözüm umudu  

SÜRECE İVME KATTI:

Siyasi partiler ile sivil toplum örgütleri Cumhurbaşkanı Akıncı’nın müzakere performansından memnun. Meclisteki siyasi partilerden üçü Akıncı’nın görevi devralışının ardından müzakerelerin ivme kazandığı görüşünde. UBP ise Akıncı’nın göreve gelişinden bugüne önemli bir gelişme olmadığı kanısında

SENDİKALAR GÜVENİYOR:

Kamuda yetkili sendikalardan KTAMS ile Kamu-İş Cumhurbaşkanı’nın müzakere sürecine ilişkin performansını olumlu bulurken, KTÖS daha atak bir girişim beklentisinde. KTAMS Akıncı’nın çözüme inancını “umut verici” olarak nitelerken, Kamu-İş, Kıbrıs Türkünün haklarını koruyacağından emin

DAHA ŞEFFAF OLMALI:

Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin ilk yılını Havadis’e değerlendiren, siyasi partilerle sendikalar, şeffaflığın yeterli olmadığı görüşünde. Cumhurbaşkanı’ndan gerek Kıbrıs konusunda gerekse iç konularda patiler ve sivil toplum ile daha sıkı ve bilgi verici bir ilişki beklentisi var. Sivil toplum örtülü ödeneğin de nereye harcandığının paylaşılmasında ısrarlı 

İÇ KONULARDA NOT ZAYIF:

Gerek siyasi partiler gerekse sivil toplum örgütleri, Cumhurbaşkanı’ndan temel iç konularda daha atak bir politika beklentisinde.  Türkiye’den gelen suyun kullanımı, ekonomik program ve benzeri konularda Cumhurbaşkanı’nın daha net bir şekilde görüşlerini toplumla paylaşması talebi var  

 

Duygu ALAN

[dropcap color=”#” bgcolor=”#” sradius=”0″]K[/dropcap]KTC’de 26 Nisan 2015 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini kazanarak 30 Nisan günü Cumhuriyet Meclisi’nde yemin etmesinin ardından, görevi 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’ndan devralan Mustafa Akıncı, Cumhurbaşkanlığı görevinde 1 yılı geride bıraktı.

CTP-BG, UBP, DP-UG ve TDP yetkilileri ile kamuda örgütlü KTAMS, KTÖS ve KAMU-İŞ yetkilileri Akıncı’nın 1 yıllık görev sürecindeki icraatlarını değerlendirdi.

Siyasi partiler ve sendikalar, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın iç meselelerde daha aktif olması gerektiği noktasında görüş birliği yaparken Meclis’teki siyasi partilerden üçü Akıncı’nın görevi devralışının ardından müzakerelerin ivme kazandığı görüşünde. UBP ise Akıncı’nın göreve gelişinden bugüne önemli bir gelişme olmadığı kanısında.

 

AYRI KAREDE

Aktoprak: Müzakere süreci daha fazla bir ivme kazandı

Demokrat Parti Ulusal Güçler Genel Sekreteri Erol Aktoprak, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın dikkati çeken faaliyetinin Kıbrıs müzakerelerindeki tutumu olduğunu belirterek, “Müzakere süreci daha fazla bir ivme kazandı. Devam eden süreç Türk tarafından ziyade Rum tarafında bir heyecan yarattı. Çözüm umutları Güney’de daha fazla yeşerdi” dedi.

Müzakerelerin özü itibari ile iki halkın eşitliği ve egemenliği eşit olarak kullanımı ile mülkiyet konularındaki basına yansıyan haberlerin halkı endişeye sevk ettiğini savunan Aktoprak, “Özellikle mülkiyet konusunda istenmeyen spekülasyonların ortadan kaldırılması ve halkın doğru bilgilere sahip olması için müzakerelerin en azından ana hatları ile kamuoyunun bilgisine götürülmesinin daha doğru olduğuna inanıyoruz” dedi.

 

“KKTC Cumhurbaşkanı olduğunu daha fazla hissettirmeli”

Erol Aktoprak, Maraş konusunda ise karşılıklı çıkarlar gözetilerek, 1963 yılında yürütülen müzakere çerçevesinde bir düzenleme yapılırsa destekleyebileceklerini kaydetti.

Aktoprak, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın iç meselelere ise çok fazla vakit ayıramadığını, bu nedenle ‘Cumhurbaşkanı iç meselelerle ilgilenmiyor’ algısının ortaya çıktığını kaydetti.

Erol Aktoprak, “Sayın Akıncı, müzakere sürecindeki görevinde daha çok toplum lideri olarak kendini göstermiştir.  Halbuki, halk Sayın Akıncı’yı KKTC Cumhurbaşkanı olarak seçmiştir. Biz de Sayın Akıncı’nın KKTC Cumhurbaşkanı olduğunu bize daha fazla hissettirmesi beklentisindeyiz” dedi.

 

Tatar: Önemli bir gelişme göremedim

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Milletvekili Ersin Tatar, Kıbrıs konusunda önemli bir gelişme göremediğini belirterek, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın da Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda ilk günkü umudu taşımadığı düşüncesinde olduğunu söyledi.

Akıncı’nın iç meselelerde de beklenen tutumu sergilemediğini öne süren Tatar, “iç meselelerde biraz daha taraf olmasını ve görüşünü net ortaya koymasını beklerdik” dedi.

Tatar, “Ben Kıbrıs meselesinde önemli bir gelişme göremedim. İç meselelerde de Sayın Akıncı’nın biraz daha taraf olmasını isterdik. Kendisi deneyimli bir siyasetçidir. Önemli konularda önderlik etmesini beklerdim. Örneğin su meselesinde görüşünü açık ve net ifade etmemiştir, diğer ekonomik meselelerde de görüş ortaya koymamıştır. Önümüzde daha 4 yıl var. Bekleyip göreceğiz.”

Soyer: Federal çözüm biçimi kesinlikle zayıflatılmamalıdır

Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) Mağusa Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın müzakereleri yeniden başlatmasının ve ortak belge temelinde görüşmeleri sağlıklı sürdürmesinin yanı sıra bu görüşme sürecinde yapıcı tutum sergilemesinin olumlu olduğunu kaydetti.

Soyer, Akıncı’nın özellikle bazı konularda süre vermesini ise yeni başlamanın heyecanı olarak yorumladığını belirterek “Sayın Akıncı’nın bu süre verme konusunu yeniden değerlendirmesi gerekir. Sürekli olarak son şans vurgusunu yapmasını, görüşmeye yönelik olarak karşı tarafı motive etme noktasını öne çıkarmasına rağmen bu vurgunun federal çözümü çıkmaza götürmek isteyen kuzeydeki ve güneydeki statükoculara başka niyetler beslemeleri için bir zemin teşkil ettiğine inanıyorum” dedi.

Soyer, Federal çözüm biçiminin hiçbir şekilde zayıflatılmaması gerektiğini savundu.

Akıncı’nın tüm siyasi partilere eşit mesafede durmasının da önemli olduğunu dile getiren Soyer, “Meclis dışındaki siyasi partiler ve STÖ’lerle ilişkilerini arttırmasını dilerim ve bundan sonraki görev sürecinde de kendisine başarılar dilerim” dedi.

İdris: Siyasiler ve STÖ’ler Akıncı’ya destek vermelidir

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Asım İdris, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın göreve gelmesi ile birlikte Kıbrıs müzakereleri konusunda kimsenin beklemediği kadar hızlı bir görüşme sürecinin başladığını belirterek, Kıbrıs’ta ve AB’de, konu ile ilgilenen diğer ülkelerde çözüm umutlarının yeniden yeşerdiğini söyledi.

İdris, siyasilerin ve STÖ’lerin halkın çözüm istenci ve ihtiyacı doğrultusunda Akıncı’ya destek olması gerektiğini ifade etti.

Asım İdris, “Görüşmeler, 1 yıl önce durma noktasındaydı. İsteklilik olumlu pozisyonda değildi. Halkın müzakerelerden beklentisi yoktu. Sayın Akıncı’nın göreve gelmesi ile ‘çözüm olabilir’ noktasına gelindi, umutlar bu kez Kıbrıs ile birlikte AB’de ve bu işle ilgilenen diğer ülkelerde de yeşerdi. Liderlerin hassas davrandığını, birbirini anlamaya çalıştıklarını, açıklamalarında bile süreci sıkıntıya sokmayacak ifadeler kullandıklarını görüyoruz. Güney’deki seçim sürecinin ardından görüşmeler hızlanacaktır. Partilerin ve STÖ’lerin, halkın çözüm istenci ve ihtiyacı doğrultusunda Cumhurbaşkanı’na destek olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Bengihan: Çözüme inancı umut verici

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Genel Sekreteri Güven Bengihan, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Kıbrıs’ta federasyon temelinde, iki toplumlu siyasi eşitliğe dayanan çözüme inanmasının umut verici olduğunu, Akıncı’nın bu çözümün olması için her türlü desteği ve katkıları ortaya koyduğunu söyledi.

Güneydeki seçimlerden dolayı müzakere sürecinin şuan itibari ile beklenenden daha ağır hareket ettiğini de kaydeden Bengihan, seçim sürecinin ardından görüşmelerin yeniden hız kazanacağına inandıklarını dile getirdi.

“Şeffaflık yetersiz”

Güven Bengihan, görüşme sürecine ilişkin sendikaların bilgilendirilmemesini, örtülü ödeneğin nerelere, hangi amaçla kullanıldığına ilişkin açıklama yapılmamasını, YÖDAK Başkanı için Cumhurbaşkanı Akıncı’nın nasıl bir idari uygulamaya gideceği konusunda kamuoyu ile bilgi paylaşımında bulunmamasını ise eleştirdi.

Bengihan, şunları söyledi: “Sayın Özdil Nami, ayda en az iki kez sendikalarla bir araya gelir ve sendika yetkililerini müzakerelerle ilgili bilgilendirirdi. Ancak Sayın Akıncı şu ana kadar sendikalarla bir kere görüşme yapıp, bilgilendirmede bulundu. Sayın Akıncı, örtülü ödeneğin nerede ve ne amaçla kullanıldığına ilişkin de bugüne kadar maalesef hiçbir açıklamada bulunmadı. YÖDAK başkanının uygulamasının hukuk dışı olduğuna yönelik mahkemenin kararı var. Ben YÖDAK Başkanı görevden alsın demiyorum ama Sayın Akıncı, YÖDAK başkanı için ne tür bir idari uygulamaya gideceği noktasında bir açıklama yapmadı. Bu da Sayın Akıncı’nın seçimden önce söylemiş olduğu şeffaflık ilkesi ile örtüşmemektedir.”

akıncı

Elcil: Şeffaflıktan uzak, icraatları göstermelik

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, Akıncı’nın şeffaflıktan uzak, icraatların ise göstermelik olduğunu öne sürdü.

Elcil, “Seçim sürecinde Biz Sayın Akıncı’ya bir toplum lideri olsun diye görev verdik. Sayın Akıncı, ısrarla KKTC’nin Cumhurbaşkanı olmak istiyor. Bu tutumu bir çelişkidir. Çünkü Sayın Akıncı, 4 bacaklı siyaset yapacaktı. Kıbrıs Çözümü, Maraş’ın açılması, şeffaf olma meselesi ve iç siyasette haklı olan yere taraf olma. Fakat bakıyoruz; bakıyoruz iç siyasette hiçbir laf etmiyor. Su meselesinde hiç ağzını açıp bir şey demedi. Göç Yasası ile ilgili, ekonomik paket ile ilgili de bir şey söylemedi. Maraş konusunu hiç ağzına aldığı yok. Derinya kapısını bile açamıyorlar. Örtülü ödenekte de bir şeffaf açıklama yok. Bir tek mal varlığını açıkladı.YÖDAK konusunda yaptığı tam bir fiyaskodur. YÖDAK Başkanı Hüseyin Gökçekuş’a ve YDÜ Kurucu Rektörü Suat Günsel’e seçildikten sonra 1 ay sonra plaket verdi. Bir ikincisi YDÜ’nün sınıf öğretmenliği izni meselesi vardı orada da Gökçekuş taraf oldu ve Sayın Akıncı gene sesini çıkarmadı, görevden almadı. Sahte diploma ile ilgili 11 Kasım’da yazı yazdık, hiçbir şey yapmadı. Bilim hırsızlığı ile ilgili belgelerle birlikte kendisine dosya gönderdim halen sesini çıkarmıyor. Kısacası YDÜ’ye resmen teslim oldu. Sayın Akıncı’nın YDÜ ile nasıl bir ilişkiye girdiğini açıklaması lazım. Kıbrıs konusu ile ilgili olarak da sendikalara doyurucu bir bilgi vermiş değil ama iş çevreleri ile sıklıkla bir araya geldiğini biliyoruz. Bizimle bir arada görünmekten kaçınıyor” dedi.

“Karşısında oluruz”

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Kıbrıs konusu ile ilgili Haziran ayı gibi net bir tablo ortaya koymaması halinde sendika olarak karşısında yer alacaklarını da kaydeden Elcil, “Belli ki bu sürecin sonunda bir sonuç alınmazsa ‘Rumlar çözüme yaklaşmıyor’ diyecek. Ki bu da Ankara’nın yaklaşımıdır. Ankara’nın borusunu öttürmeye çalışırsa Sayın Akıncı, bizi karşısında bulacak” dedi.

akıncı

Dilek: Kıbrıs Türkünün menfaatlerini koruyacağından eminiz

Kamu İşçileri Sendikası (KAMU-İŞ) Başkanı Sami Dilek, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Kıbrıs konusunda elinden gelen gayreti gösterdiğini ancak Kıbrıs meselesinin kolay çözümlenecek bir konu olmadığını söyledi.

Dilek, “Sayın Akıncı, bir yıldır Kıbrıs görüşmelerini götürüyor, STÖ’leri, siyasileri de aydınlatıyor. Fakat Kıbrıs konusu kolay çözülecek bir sorun değildir. Günün sonunda olabilecek olumsuzluğu sadece Sayın Akıncı’nın kafasına yıkmak, doğru değildir. Öte yandan Sayın Akıncı, Türkiye ile dengeyi de koruyup Kıbrıs Türklerinin çıkarları doğrultusunda hareket etme mecburiyetindedir ve biz Sayın Akıncı’nın Kıbrıs Türkünün tüm menfaatlerini canla başla koruyacağından eminiz” dedi.

“Örtülü ödeneği olmalıdır”

Dilek, örtülü ödenek, şeffaflık ve Maraş konusunda ise şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı devleti idare ediyor, şeffaf, hesabını verebilir noktasında ise onaylanabilir noktada bir rakamın böyle bir makamda oturan kişiye verilmesinden yanayım. Maraş konusu ise bir süreçtir ve Maraş’ın ve limanların çözüm bulması Kıbrıs konusundaki sürece ve varılacak anlaşmaya bağlıdır. Şeffaflık konusunda tam anlamı ile şeffaf demiyorum ancak görüşmeler nezdinde her kelimeyi açık açık konuşmanın da gereği yoktur diye düşünüyorum. Öte yandan Sayın Akıncı, bana göre şuanda iç politikada katkı koymalıdır.”