Köşe Yazarları

140 ton zeytinyağına ithalat izni

Geçtiğimiz günlerde, KKTC Bakanlar Kurulu, 2012-2013 üretim yılında zeytin rekoltesinin düşük olması ve zeytinyağı üretiminin ülke ihtiyacını karşılayacak ölçüde gerçekleşmemesi nedeniyle 140 ton zeytinyağı ithal edilmesi kararını aldı. 2013 rekoltesi, 2012 yılına göre % 80 az gerçekleşmiştir. Dolayısıyla yeterli zeytinyağı stoku oluşmamıştır. Piyasada sıkıntı yaşanmaması için bu karar alınmıştır.

Bilindiği üzere, KKTC’ye zeytinyağı ithalatı, ülkedeki zeytinyağı arzının ve rekoltenin çok yüksek düzeylerde olması nedeniyle 2011 yılında yasaklanmıştı.
140 ton zeytinyağı için ithalatın serbest bırakılmasından sonra, KKTC’deki üreticiler, Üretici birlikleri ve sivil toplum yetkilileriyle yaptığım görüşmeler ve araştırmalar neticesinde konu ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle, alınan ithalat kararının içeriğinden bahsetmek istiyorum.
İzni verilen 140 ton zeytinyağı, yeni sezon üretim dönemine kadar, üreticilerin elindeki zeytinyağı stokları göz önünde tutularak belirlendi. Zeytinyağı, Nisan-Temmuz 2014 tarihleri arasındaki dönemde ithal edilecektir. İthal edilecek zeytinyağının 100 tonu dökme, 40 tonu ambalajlı (5 litreye kadar cam şişe ve teneke kutu) olarak izinlendirilecektir.

Dökme zeytinyağı izinleri, zeytinyağı fabrikası olan ve/veya halihazırda piyasaya markalı zeytinyağı satışı yapan, şişeleme tesisi olan işletmelere ve diğer mercilere verilecektir. Dökme olarak ithal edilip, KKTC’de şişelenecek zeytinyağlarının ambalajlarının üzerinde, menşe ve ülkesi yasal olarak mutlaka belirtilecektir.

İthal edilecek yağlar için sağlık sertifikası, ithal aşamasında sunulacak, analiz raporları Türkiye’de Tarım Bakanlığı Laboratuvarı’nda veya akredite olmuş laboratuvarlardan alınacaktır. Ayrıca yağ asitleri tahlilleri de KKTC laboratuvarlarında yapılacaktır.

Şimdi de, alınan kararın sektördeki yansımalarına dikkat çekmek istiyorum.
Dökme zeytinyağı dışında, ithal edilecek markalı zeytinyağları konusunda, sektörde muhalefet vardır. Kendilerini, şişe, marka, etiket ve kalite olarak geliştirmeye çalışan zeytinyağı imalatçıları tarafından bu karar, olumlu karşılanmamıştır. Değirmenlerini, makine, depo ve tesislerini yenilemiş, yatırım yapmış imalatçılar, haksız rekabetle karşı karşıya kaldıklarını söylemektedirler.

İmalatçılar, sektörde oluşan arz sorununun, zeytinyağı şişeleyicilerine, son 1 yılda yaptıkları faturalı satışları ile orantılı olarak ekstra sızma dökme zeytinyağı ithalatı kotası verilerek çözülebileceğine inanmaktadırlar. Şişelenmiş, markalı zeytinyağı ithaline de karşı çıkmaktadırlar. Bu konuda yatırım ve üretim yapan Ülkedeki tesislerin desteklenmesi gerektiğini savunmakta, ticaret sektörüne yapılacak desteğin haksızlık olduğuna inanmaktadırlar.

Aslında, konuya dışarıdan baktığımız zaman, bu sektöre yatırım yapmış, kaliteli sıkım, ambalaj ve şişeleme ile zeytinyağı üretmeye başlayan yerli firmalarımızı teşvik etmek, desteklemek yaratılan katma değer açısından da, büyük önem arz etmektedir. Bu durum, sektöre yeni yatırımların da yapılmasını sağlayacaktır.

Türkiye ve Avrupa Birliği’nde zeytin ve zeytinyağı sektörleri devletler tarafından desteklenmektedir. Türkiye’de 10 yıldır, zeytinyağı ithalatı,% 100’leri bulan, çok yüksek gümrük duvarları nedeniyle tercih edilmemektedir. Türkiye, şu an dünyada, zeytincilikte 4. sıradadır.

Avrupa Birliği’nde de, Ortak Tarım Politikası Bütçesi’nin %9’u, yaklaşık 2.5 milyar Euro zeytincilik sektörüne aktarılmaktadır. Ayrıca, AB’de ithal tarım ürünlerine gümrük vergisi uygulanmakta, kotalar konmakta, tarım ürünleri ihracatına da vergi iadesi verilmektedir.
Ülkemizde de, süratle Zeytincilik Kalkınma Programı hayata geçirilmeli ve uluslararası piyasalarla, fiyat ve kalite yönünden rekabet edebilen, zeytin ve zeytinyağı üretim kapasitesine ulaşılmalıdır.

Kuzey Kıbrıs, toprak kalitesi, ısı ve nem ortamıyla, zeytincilikte dünyanın en iyi coğrafi konumlarından biridir. Yerli zeytin ağacı, genetik olarak dünyanın en kaliteli yağlarından birini üretebilmektedir. Kendine has aroması ve tadıyla, zeytinyağı üretiminde kaliteyi zirveye çıkararak bir Kuzey Kıbrıs markası yaratmak, bilinçli ve donanımlı bir üretim ve organizasyon ile başarılacak bir hedef olarak önümüzde durmaktadır.

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı