10 yılda 131 cinsel tecavüz

9 Mayıs 2017 Salı | 10:10
taciz

KKTC’de cinsel tecavüz davalarının sayısı ürkütücü boyutta arttı. Ağır Ceza Mahkemeleri’nde son 10 yılda 131 cinsel tecavüz davası rapor edildi

CİNSEL ŞİDDET ARTIYOR: KKTC Ağır Ceza Mahkemeleri’nde 2006-2016 yıllarını kapsayan verilere göre, 2006’da 9, 2007’de 5, 2008’de 12, 2009’da 5, 2010’da 3, 2011’de 11, 2012’de 14, 2013’de 7, 2014’de 15, 2015’de 21, 2016 yılında ise 29 dava rapor edildi

HER YAŞTA TACİZ: Uzman Klinik Psikolog Zühre Akmanlar, tecavüz olayının sıklıkla bir yetişkinin başka bir yetişkine karşı işlendiğini ancak ülkemizde son yıllarda yetişkinlerin çocuklara, hatta çocukların çocuklara karşı taciz ve tecavüz suçlarının da işlenmekte olduğunun gözlemlendiğini dile getirdi

HAFIZALARA KAZINDI: Tecavüz suçlarından bazıları hafızalara nakış gibi işlendi, toplum vicdanında derin yaralar açtı.  Biri öz çocuğuna tecavüz ederek öldürdü, biri üvey kızına tecavüz etti. Henüz 5 yaşında bir çocuk tecavüz kurbanı oldu. En ağır cezayı öz çocuğuna tecavüz ederek öldüren Erol Diker aldı

Duygu Alan

KKTC Ağır Ceza Mahkemeleri’nde 2006-2016 yıllarını kapsayan verilere göre, 2006’da 9, 2007’de 5, 2008’de 12, 2009’da 5, 2010’da 3, 2011’de 11, 2012’de 14, 2013’de 7, 2014’de 15, 2015’de 21, 2016 yılında ise 29 dava rapor edildi.

Raporlarda en çok suçların patladığı yıl 2016 oldu. Ağır Ceza Mahkemeleri’nde 2012 yılında “Tecavüz” suçları 14 iken bu sayı 2016 yılına kadar büyük bir artış gösterdi.

Kararlarda “Tecavüz” suçunun yaygınlığı dikkate alınarak kamu menfaati için ibretlik cezalar verildi.

Uzman Klinik Psikolog Zühre Akmanlar, KKTC’de artan tecavüz olaylarının toplumda yarattığı etkiyi değerlendirdi, tecavüz olaylarında suçlu ve mağdur tarafın psikolojik analizini yaptı.

Akmanlar, son yıllarda gazetelerin üçüncü sayfalarını tecavüz suçlarına ilişkin haberlerin doldurduğuna dikkat çekerek artan tecavüz olaylarının toplum psikolojisinde olumsuz bir etki yarattığını söyledi.

Akmanlar, bu tip olayların toplumda güvensizlik, tedirginlik ve korku duygularını atağa geçirdiğini ifade etti.

Uzman Klinik Psikolog Zühre Akmanlar, tecavüz olayının sıklıkla bir yetişkinin başka bir yetişkine karşı işlendiğini ancak ülkemizde son yıllarda yetişkinlerin çocuklara, hatta çocukların çocuklara karşı taciz ve tecavüz suçlarının da işlenmekte olduğunun gözlemlendiğini dile getirdi.

havadis-infografik-tecavüz

Toplum vicdanı derin yara aldı

Haspolat 2012: Erol Diker, 7 yaşındaki öz çocuğuna tecavüz ederek öldürmek suçundan tutuklandı. Diker, 2013 yılında Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanarak 40 yıl ağır hapse mahkûm edildi.

Mağusa 2014: Polis memuru Kader Güneri, üvey kızına tecavüz etmek suçundan tutuklandı. Güneri, 2015 yılında yargılanarak 12 yıl hapse mahkûm edildi.

Lefkoşa 2016: Hakan Demirbüken, 16 yaşından küçük kızı zorla kaçırarak tecavüz etmek suçundan tutuklandı. Demirbüken, 2017 yılı Şubat ayında 9 yıl hapse mahkûm edildi.

Lefkoşa 2016: 14 yaşındaki İ.E., 5 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmek suçundan tutuklandı. 14 yaşındaki İ.E. yaşının küçük olması nedeniyle alt mahkemede yargılanarak 14 yıl hapse mahkûm edildi.


Akmanlar: Yüzde 80’i tecavüzcüyü önceden tanıyor

Zühre Akmanlar

Uzman Klinik Psikolog Zühre Akmanlar, toplumdaki birçok kişinin zihninde “tecavüzcü” imgesinin eski Türk filmlerinde görülen gaddar, psikopat tipler olarak canlandığını ancak tecavüzcülerin büyük bir kısmının ilk bakışta hiç bir zaman şüphelenilmeyen, sıradan görünümlü kişiler arasından çıktığını ifade etti.

Akmalar, yapılan araştırmalarda ortaya çıkan verilere göre de tecavüze veya tacize uğrayan kişilerin yüzde 80’inin tecavüzcüyü ya da tacizciyi önceden tanıdığını kaydetti.

“Birçok olayda tecavüz eden suçu kabul etmiyor”

Akmanlar, tecavüz girişiminde bulunanların büyük bir kısmının eylemin taciz veya tecavüz olmadığına inandığını belirterek İlişkide bulundukları kişiyi daha önceden tanıdığını, aralarında samimiyet olan paylaşımlarını veya daha önceden rıza ile gerçekleşen cinsel deneyimleri varsayarak karşı tarafın rızasını her seferinde almak zorunda olmadıklarını ileri sürdüklerini söyledi.

 

“Tecavüzün sorumlusu olarak kadın gösteriliyor”

Zühre Akmanlar, gelişmiş birçok ülkede tecavüz olayı ile ilgili fikirleri sorulduğunda neredeyse her 3 kişiden 1’inin kadının hal ve hareketleriyle, giyimi, aşırı alkollü olması, gece tek başına dışarı çıkması gibi nedenleri bahane göstererek ‘kaşındığı’ ve bunu hak ettiğini söyleyerek tecavüzün sorumlusu olarak kadını gösterdiğini kaydetti.

Akmanlar, tüm bu olumsuz koşullar içinde mağdurun yaşadığı gerçeklikle yüzleşmesi ve yaşadığı bu olayı rasyonel bir biçimde gerçekçi duygularla değerlendirmesinin pek de mümkün olamadığını belirtti.

“Otorite ilişkisi durumu daha da zorlaştırıyor”

Zühre Akmanlar, tecavüz veya tacizde bulunan kişi ile mağdur arasında bir otorite ilişkisi varsa durumun daha da zor ve acı bir hal aldığını dile getirdi.

Arada güvene dayalı bir ilişki bulunduğu için iş ve kariyerle hayatı ile ilgili riskler söz konusu olduğundan mağdurun kendini korumakta çok daha fazla zorluk çektiğini kaydeden Akmanlar, “Mağdur bu durumu şikayet edecek olduğunda iş arkadaşları, eş ve ailesi tarafından duyulma riski ve bununla beraber bir çok kaygı ile birlikte bunu büyük bir şok olarak yaşıyor” dedi.

 

“Tecavüze uğrayan ağır travma yaşıyor”

Akmanlar, tecavüz mağdurlarının ağır travma yaşadıklarını belirterek hissettikleri duygunun acı, utanç ve ağır suçluluk duyguları olduğunu söyledi.

Akmanlar, bu duygularla baş edebilmek için tecavüzün sorumlusu olarak kendilerini gördüklerini bu çıkmaz içerisindeki mağdurların kendini cezalandırma ve suçunu telafi etme yöntemi olarak ağır bedeller ödemeyi bile düşündüklerini ifade etti.

Tecavüz veya tacizin mağdurları çocuklar olduğunda ortaya çıkan yıkımların çok daha ağır ve telafisinin zor olduğunu söyleyen Zühre Akmanlar, “Pek çok çocuk yaşadığı olayı anlamlandıramayacak yaşta oluyor. Yetişkinlerin aksine uzun süreler bu travmayı yaşamak zorunda kalıyorlar. Biraz daha ileri yaşta olup olayı anlamlandırmayı bir nebze olsun yapacak yaşta olan çocuklar da ya tehdit ya da olay açığa çıktığında ceza alacaklarına inandıkları için yaşadıkları durumu anne veya ailesine açıklamıyorlar. Ensest ilişki söz konusu olduğunda da aileler bunu görmezden geliyor veya kapatmaya çalışıyor” diye konuştu.

 

“Tecavüzcünün kişilik yapısı çok farklı”

Zühre Akmanlar, tecavüzcünün kişilik özelliklerini ise şu şekilde değerlendirdi: “Kişilik gelişimini çeşitli nedenlerle tamamlayamamış, patolojik bir kişilik geliştirmiş ve bu nedenle toplum içerisinde kendini bütünleyici ve tamamlayıcı bir şekilde üretemeyen, sosyal çevre ile uyum sağlayamayan, doğal ilişkiler kuramayan, eril kimliğini normal sosyal ilişkiler içinde yaşayamayan.”

Akmanlar, “Tecavüzcüler de bizim içimizden çıkıyor. Bunları da şüphesiz anne-babalar yetiştiriyor.  Bu noktada gerçektende düşünmeye ihtiyaç var” dedi.

 

“Tecavüze uğrayan kişiye destek olunmalı”

Akmanlar, tecavüzün mağdurun duygusal dengesini bozup psikolojik bir kriz yaşamasına neden olduğunu belirterek, “Psikolojik değerlendirme, olayın kurban tarafından nasıl algılandığını belirlenmesini, başa çıkma davranışlarının ve sosyal destek sistemlerinin belirlenmesini kapsamalıdır” dedi.

Akmanlar, “mağdurun psikolojik durumunun değerlendirilmesinde başlıca kaygıları dinlenmeli, yapılacak işlemlerle bilgi vermeden önce bu ortamda güvende olduğunu anlatılmalıdır. Tanılamada önemli bir ayrıntı da kendini suçlama davranışıdır. Kurbanın kendini suçlamayıp suçlamadığını değerlendirmelidir.  Onunla  saldırı hakkında konuşmaya cesaretlendirmek,  fiziksel güven endişesini gidermek, mağdurun yakınları için gerekli rehberliği sağlamak, yaşamını tekrar düzene koyması için danışmanlık yapmak muhakkak çalışmamız gereken öncelikli konular olmalıdır” diye konuştu.

 

Tecavüze uğraşan kişilerde ortaya çıkabilecek sorunlar”

Zühre Akmanlar, tecavüze uğrayan kişilerde anksiyete, tecavüz travma sendromu, ruhsal sıkıntı, başarısız sosyal iletişim, güçsüzlük, korku, beden imajında bozulma, öz-saygı yetersizliği, rol performansında değişme, kimlik bunalımı, başa çıkmada yetersizlik, aile içinde yetersizlik, aile ilişkilerinde değişme, büyüme ve gelişmede değişme, sözlü iletimde başarısızlık, fiziksel ve emosyonel tepkiler ve sağlık bakım gereksinimleriyle ilgili bilgi yetersizliği gibi sorunlar doğabileceğini belirtti.

 

 Toplumda psikolojik olarak olumsuz etkileniyor”

Zühre Akmanlar, tecavüz olaylarının toplumu psikolojik yönden olumsuz etkilediğini kaydederek “Güvensizlik, tedirginlik ve korku yaşamalarına neden oluyor. Gelecek günlere dair iyi düşünme ve umutla bakma gözünü karartıyor. Yıllardır güven içinde yaşadıklarına inandıkları ada da son zamanlarda artan bu haberlerle sosyal hayattan izole olmaya, içine dönük, daha ürkek davranmaya başlamışlardır” dedi.

Akmanlar,  özellikle bu haberlerin gazetelerin ön sayfasında, manşetlerde yer almasının bir o kadar daha toplumun ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediğini söyleyerek “Sağlıklı bireyler, sağlıklı yetişkinler yetiştirebilmek için sağlıklı bir toplum olmamız şart” dedi.