04 Aralık 2016

Talat: “Şu aşamada çözüm zor”

Talat: “Şu aşamada çözüm zor”
Haber İçi Üst

TAK-Talat, UBP kurultayından sonra Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Başbakan İrsen Küçük’ü kutlamadığına yönelik bir soruyu, “bunun doğru bir davranış olmayacağını, ancak Cumhurbaşkanının belki aynı gün değil ertesi gün bu kutlamayı yaptığını ve bundan da basının haberi olmadığını düşünmenin daha makul olabileceğini” söyleyerek yanıtladı.

Talat, Güney Kıbrıs’ta Başkanlığa seçilen yeni Rum lider Anastasiades hakkında düşüncelerinin sorulmasını üzerine Anastasiades’in makul biri olduğunu, Kıbrıs sorununa bakış açısının olumlu olduğunu, ancak çevresinde olumsuz düşüncelere sahip insanların da bulunduğunu söyledi.

Başka bir soru üzerine Talat, Papadopulos ile 3.5 yılın boşuna geçtiğini, kendi döneminde görüşmelerin son 1.5 yılda yapıldığını ve bu sürenin sonuç almaya yetmediğini anlattı.

Hristofyas’ın anlaşılan konuları duyurmaktan bile kaçındığını hatırlatan Talat, kendisinin “İlerleme var” dediğinde Hristofyas’ın bunun tersini söylediğini ifade etti.

Talat, yeni süreçten olumlu bir sonuç beklemediğini belirterek, koşulların müsait olmadığını ifade etti ve “Çözümde öncülük görevi Türk tarafındadır” dedi.

“ŞU AŞAMADA ÇÖZÜM ZOR”

Anastasiades’in çekingenlik ve korkularının, milliyetçi ve dini çevrelere yakınlığından dolayı Hristofyas’tan daha az olduğunu belirten Talat, “yine de Anastasiades’in Türk tarafını sürükleye sürükleye çözüm yapacağına inanmadığını” söyledi.

Sürükleyici tarafın Türk tarafı olması gerektiğini vurgulayan Talat, bu aşamada Kıbrıs Türk liderliğinden ise bunun beklenemeyeceğini ifade etti. Talat, Türkiye’nin Eroğlu’nu çözüm çizgisine getirmede teşvik edici olması gerektiğini, ancak nihayetinde masada Eroğlu’nun oturduğunu hatırlattı.

“ATA ZORLA SU İÇİREMEZSİNİZ”

“Türk yetkililerin Rum tarafını aşağılayan sözleri” konusunda da Talat, “Atı zorla dereye götürebilirsiniz ama su içiremezsiniz” sözünü hatırlattı. Talat, ancak ikna metodunun kullanılmasıyla bir yere gidilebileceğini ifade ederek, Rum tarafına yönelik “küçük düşürücü” ifadelerin kullanılmaması görüşünde olduğunu belirtti.

Bir başka soru üzerine Talat, dünyada siyaseti ekonominin belirlediğini, ancak Kıbrıs’ta bunun tam tersi olduğunu ve siyasetin belirleyici olduğunu kaydetti. Talat, bu yüzden petrol ve gaz arayışlarının siyasetin önüne geçeceğini sanmadığını anlattı.

“YANLIŞ GÖRÜŞ”

Müzakere yetkilerinin Dışişleri Bakanlığı’na devredilmesine ilişkin tartışmalar konusunda da Talat, bunun yanlış olduğunu, bu görevin Cumhurbaşkanında olduğunu kaydetti. Talat, ancak Cumhurbaşkanının, Dışişleri Bakanı veya herhangi birisini temsilcisi olarak görevlendirmesi halinde böylesi bir düzenleme olabileceğini, ama bu durumda müzakerelerin düzeyinin düşürülmüş olacağını ve son sözün yine toplum lideri sıfatıyla Cumhurbaşkanı tarafından söyleneceğini belirtti.

YENİ SÜREÇ

“Önümüzdeki süreci” değerlendirmesi de istenen Talat, müzakerelerin başlayacağının belli olduğunu, Türk tarafının buna hazır olduğunu duyurduğunu, Rum tarafının ise bundan kaçınamayacağını söyledi.

Talat, önemli olanın sonuç olduğunu anlatarak, “Çözüme ihtiyacı tartışmasız olan Türk tarafı, başarı için canla başla çalışmalıdır. Yoksa çözüm için Rum tarafının harekete geçmesini beklemek ham hayal olur” dedi.

FEDERASYON

Programa gelen soruları da değerlendiren Talat, birçok federasyonun parçalandığı dikkate alınırsa Kıbrıs’ta federasyonun mantıklı olup olmadığı sorusuna karşın, Kıbrıs’ın yakın tarihinde yaşananları anlattı.

Talat, 1974 koşullarıyla birlikte iki bölgeli federasyonun gündeme geldiğini söyledi ve BM ile Güvenlik Konseyi’nin de bunun üzerinde durduğunu belirtti. Rum liderlerin federasyonu “acı bir taviz veya uzlaşma” olarak niteledikleri de dikkate alınırsa federasyondan başka bir seçenek olmadığını söyleyen Talat, Amerika, Almanya ve Rusya’nın da birer federasyon olduklarını ifade etti.

Mehmet Ali Talat, federasyonların, parçalananlar yanı sıra ifade ettiği örneklerde olduğu gibi yaşayabilir olduklarının görüldüğüne de dikkat çekti.

MECLİS’İN DURUMU VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

Meclis’in toplanamamasıyla ilgili bir soru üzerine de Talat, adına parlamenter sistem denen bugünkü sistemin maalesef böyle olduğunu; yürütme, yani hükümet istemediği sürece Meclis’in çalışmadığını kaydetti.

“Ortada hükümet olmayınca meclis de çalışmıyor” diyen Talat, elektrik santralinde yakıt biteceğini halka sendikanın duyurduğunu ifade etti ve “Hani yönetim, hükümet nerede” diye sordu.

Bu durumda en güzel sistemin Amerika’daki sistem olduğunu kaydeden Talat, yasamanın görevinin yasa yapmak ve denetlemek, yürütmenin ise yasaları uygulamak olması gerektiğini söyledi.

Talat, Başkanlık sistemi konusunda da, bunun eskiden olması halinde diktatörlüğe yol açabileceğini, ancak koşulların değiştiğini ve böylesi bir tehlikenin bugün söz konusu olmadığını anlattı.

“ANLAŞMAMA ÇÖZÜM MÜ”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun “anlaşmamanın da bir anlaşma olabileceğini” söylediğinin hatırlatılması üzerine ise Talat, “Dervişin fikri ne ise zikri de odur” ifadelerini kullandı.

Talat, marifetin iyi bir anlaşma yapmak olduğunu, yoksa anlaşmamayı ilan etmek olmadığını söyleyerek, “Anlaşma olmazsa herkes yolunda devam edecek, yollarımız da belli. Demek ki ‘çözümsüzlük çözümdür’ anlayışının yeni sürümü. ‘Anlaşmama’ çözüme alternatif değil” diye konuştu.

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, iki tarafın ayrı devlet üzerinde anlaşamayacağını, çünkü Rum tarafının bunu asla kabul etmeyeceğini de söyledi ve “Anlaşma gerçekleşmezse bize ‘böyle kalınız” diyecekle, yani şimdiki durum devam edecek” dedi.

Talat, bunu Eroğlu’nun kabul edebileceğini, ancak böyle kalınmasının Kıbrıs Türkü’nün lehine olmayacağını ifade etti.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam