03 Aralık 2016

Çözüm mümkün mü?

Haber İçi Üst

Kıbrıs konusunda 2013 yılı bitmeden çözüm olur mu?

Olur…
Olur, çünkü Kıbrıs sorununun çözümü için şartlar müsait.
Ancak bunun için biraz daha zamana ihtiyaç var.
Eylül ayı ile birlikte müzakerelere başlanabilirse ve doğru zeminde, yapıcı bir anlayışla müzakere edilirse, Kıbrıs meselesi tarihe karışabilir.
Karışmaması için de bir neden yok.
Çünkü, Kıbrıs konusunun tartışılmadık, görüşülmedik, bilinmeyen bir yönü kalmadı.
Taraflarda niyet olması halinde, çözüm de olur.
Gelinen aşamada beklenti de bu.
Önümüzdeki günlerde uluslararası aktörlerin bu beklenti doğrultusunda hareketlenmesi ve tarafları çözüm yönünde hareketlendirecek girişimlerde bulunması bekleniyor.
Özellikle de Amerikalıların…
Gelinen aşamada Türk tarafında Kıbrıs sorununu çözme yönünde niyet var.
Türk tarafı bir şekilde Kıbrıs meselesinden kurtulmak ve bu sorunu tarihe mal etmek istiyor.
Bunun için de Rum tarafının bir an önce samimi bir şekilde meseleyi müzakere etmek üzere masaya dönmesini istiyor.
Hedef ise, öncelikle müzakere yoluyla Kıbrıs’ta olabilecekse federal bir çözüme hemen ulaşılması. Bu olmayacaksa da sorunun bir başka şekilde çözülmesi.
Ancak Rum tarafında sorunu çözme konusunda irade eksikliği söz konusu.
Yani Rum tarafının niyet konusunda sıkıntıları var.
Sıkıntının nedeni olarak ekonomik kriz gösteriliyor.
Bunun için de zamana ihtiyaç duyulduğu yönünde mesajlar veriliyor.
Bu arada Rum tarafı kapsamlı çözümün yerine başka bir takım arayışları öne çıkarmaya çalışıyor.
Bunlardan biri de Maraş konusu.
Maraş’ın 1974 önceki sakinlerine devri konusu Rum tarafınca gündeme getirilmek isteniyor.
Buna bazen de Ercan konusu ekleniyor.
Son olarak BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer Ankara’ya yaptığı ziyaret sırasında Maraş konusunda nabız tutmak istedi.
Ancak Downer Ankara’da beklediğini bulamadı.
Ankara, diplomatik sınırları zorlayacak şekilde Downer’a “Maraş’ı unut, kapsamlı çözüme odaklan, çözüm için şimdi şartlar müsait” mesajını verdi.
Ankara ayrıca Downer’ı, “Kıbrıs sorununu çözme konusunda adım atmaya hazırız, siz yanlış adreste zaman kaybetmeyi bir yana bırakın. Rumları çözüm için ikna edin” diye de uyardı.
Aslında mesele çok basit.
Türk tarafı kapsamlı çözüm konusunda kararlı ve hemen adım atmaya hazır, ancak Rum tarafı zamana oynama arayışında.
Bu nedenle de kapsamlı çözüm müzakerelerinden kaçacak yollar yaratma peşinde koşuyor.
Maraş konusu da bu yüzden ikide birde gündeme getiriliyor.
Ama Maraş’ın kapsamlı bir çözümün parçası olduğu yönünde Türk tarafının ortaya koyduğu görüş, Rum tarafının bu isteğinin karşısındaki en büyük engel.
Ve engel olarak kalmaya devam edecek.
Kıbrıs meselesinde son dönemde yapılan müzakerelerde önemli ilerlemeler sağlandı.
2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat döneminde 2008 yılında başlayan müzakere sürecinde, 2012 sonuna gelindiğinde önümüze çok net bir tablo çıktı.
Bu tabloda Kıbrıs meselesinde yakınlaşma sağlanan konularla yakınlaşma sağlanamayan konular açık bir şekilde yer alıyor.
Şimdi bu tabloya bakıldığı zaman işin çoğunun bitmiş olduğunu söylemek zor değil.
Bu tabloda yer alanlar bir yana itilmediği ve uzlaşılamayan konulara taraflar yoğunlaştıkları takdirde, kısa bir süre içerisinde kapsamlı bir çözüm bulunmaması için bir neden yok.
Yeter ki niyet olsun.
Niyet yoksa da Türk tarafının görüşüne göre bu işi daha fazla uzatmaya gerek yok.
Çünkü artık tahammül kalmadı.
Bu iş öyle ya da böyle artık bitmeli…
Görünen de biteceği…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam