03 Aralık 2016

Bizi Görmezden Gelmeyin 37 Filistinli

Bizi Görmezden Gelmeyin 37 Filistinli
Haber İçi Üst

YASAL DÜZENLEME ŞART”… “Ülkemizde, mültecilerle ilgili her hangi bir yasal düzenleme yok. Buna paralel olarak sığınmacı ve mültecilerin başvurabileceği bir prosedür veya kurum da yok. Bu eksikliklerden dolayı birçok sığınmacı ve mülteci mağdur oluyor”
“ULUSLARARASI HUKUK İŞLEMELİ”… “Uluslararası hukuka göre, yasa dışı giriş, sahte pasaport vs. gibi suçlardan ötürü sığınmacılar ve mülteciler yargılanmaz. Kıbrıs’ın kuzeyinde ilk temel hak ihlali burada başlıyor. Sığınmacı ve mülteciler işlemek zorunda kaldıkları suçlardan dolayı tutuklanıyorlar, yargılanıyorlar ve çok büyük çoğunlukla da hapislik cezasına çarptırılıyorlar”

IŞIL, IŞIL 21 ÇİFT GÖZ… “Ülkemize 3 gün önce sığınan 37 Filistinli mülteci arasındaki 21 çocuk, sarıya çalan kıvırcık saçları, umutla parlayan açık renkli gözleri ve yüzlerinden hiç eksilmeyen gülücükleri ile neşe içinde bakıyor gözümüzün içine. Göz temasından kaçınmayıp, onları anlamanızı sağlıyorlar”
Selda İÇER
Fotoğraflar: Hasan DÜZGÜN

Dünyada vatan topraklarında insanca yaşam süremeyen, savaş nedeniyle sürekli oradan oraya savrulan Filistin halkından 37’sinin yolu, Kıbrıs Türkü ile kesişti. Bugüne kadar ülkemizden birçok mülteci geldi, geçti. Onlara da, sivil toplum örgütleri, ellerinden geldiğince yardım eli uzattı, yasal hakları konusunda mücadele etti. Ancak, özellikle vatandaşlarımızın Filistinli mültecilerin ihtiyaçları konusundaki duyarlılığı herkesin taktirini kazandı.  Mülteci Hakları Derneği’ne sığınan 21’i çocuk, 37 Filistinli için ekonomik olarak katkı isteniyor. Ancak bundan da önemlisi ülkemizde mülteciler konusunda yasal düzenlemenin bulunmaması. Dün, günümüzü Mülteci Hakları Derneği’nin bulunduğu Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı’nda geçirdik. Burada iletişim sorunumuz olmasına karşın (dil), vücut dile ile özellikle çocuklarla bir birimizi anladık. Ortak noktamız ise gülücüklerdi. Beni mutlu eden ise, her zaman yardım çağrıları yapılmasına karşın ağır işleyen kamuoyundan geri dönüşümün, bu kez çok hızlı işlemesi ve yardım sever vatandaşların hemen çağrılara cevap vermesi oldu. Odanın içerisi yapılan yardımlarla dolu idi. Mülteciler için yapılan maddi yardımlar ile bir ev kiralandı. Buradan özellikle Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile Kıbrıs Türk Sanayi Odası başkanlarına teşekkür etmek istiyorum. Ali Çıralı ile Günay Çerkez. Bir telefonumuzla mültecilerin kalacağı ev için şilte ve yastıklar Sanayi Odası tarafından, 20 battaniye, 20 çarşaf ve 2 de gaz ocağı ile tüp Ticaret Odası tarafından karşılandı. Kıbrıs Türk halkı sorunlu dönemlerde dayanışmayı her zaman bilmiştir. Gün boyunca dün, halkımız özellikle bebekler için bağışlarda bulundu. Sivil toplum ve halk, elinden geleni yapıyor ancak buradaki esas nokta yasal prosedürün yetkililer tarafından yerine getirilmesi ve uluslar arası hukuk çerçevesinde mülteciler konusunda alınması gereken kararları almaları. Umarım bundan önce olduğu gibi yanlış yapılarak şiddet kullanılarak mülteciler sınır dışı edilmeye çalışılmaz. Medya olarak bizler de bu konunun takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz. Tüm bunları bizler de Mülteci Hakları Derneği Başkanı Avukat Ceren Göynüklü ile konuştuk.
HAVADİS: Mülteci Hakları Derneği ile Filistinli mültecilerin yolları nasıl kesişti.
GÖYNÜKLÜ:
Onlar bizi buldu. Söylediklerine göre, bizim mülteciler konusunda çalıştığımızı ve bizim, mültecilere yardım ettiğimizden haberdardılar. Kendileri ofise gelerek yardım istediler.
HAVADİS: Ülkemize gelişleri nasıl oldu?
GÖYNÜKLÜ:
Güney’den bir sınır kapısından geçerek ülkemize geldiler. Güney’de daha önce bildiğimiz kadarı ile başvuruları vardı. Biz, bu konuda BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile birlikte Güney’deki durumlarıyla ilgili bilgi edinmeye çalışıyoruz. Oradaki korumadan nasıl yararlanabilecekleri konusunda, yollar aramaya çalışıyoruz.
HAVADİS: Ülkemizdeki mültecilerle ilgili yasal prosedür nedir?
GÖYNÜKLÜ:
Şu anda ülkemizde mültecilerle ilgili her hangi bir yasal düzenleme yoktur. Buna paralel olarak sığınmacı ve mültecilerin baş vurabileceği bir prosedür de yoktur. Kurum da yoktur. Bu mevcut eksikliklerden dolayı birçok sığınmacı ve mülteci mağdur olmaktadır. Uluslar arası hukuka göre, yasa dışı giriş, sahte pasaport vs. gibi suçlardan ötürü sığınmacılar ve mülteciler yargılanmaz. Kıbrıs’ın kuzeyinde ilk temel hak ihlali burada başlıyor. Sığınmacı ve mülteciler işlemek zorunda kaldıkları suçlardan dolayı tutuklanıyorlar, yargılanıyorlar ve çok büyük çoğunlukla da hapislik cezasına çarptırılıyorlar. Daha sonrasında yabancılar ve muhaceret yasası uyarınca, mahkumiyetlerinin bitimi sonrasında sınır dışı işlemleri başlatılıyor. Bu noktada, uluslar arası hukukta kabul edilen en temel ilkelerden biri olan geri gönderilmeme ilkesine rağmen, Kıbrıs’ın kuzeyinde bu hak ne yazık ki tanınmıyor. Şu an yaşadığımız zorluklar temelinde, bu eksiklikleri barındırmaktadır. Devlet, bu konuda yükümlülük ve sorumluluk almadığı için bir örgüt tarafından adımlar atılmaya çalışılmaktadır.
HAVADİS: Devletin bu konuda yasal düzenleme yapmamasının nedeni nedir?
GÖYNÜKLÜ:
Bu konunun öncelikli konularımızdan olmadığı ve bir siyasi iradenin bulunmaması gösterilebilir.
HAVADİS: Ülkemizde çok fazla sığınmacı sorunu yaşanıyor mu?
GÖYNÜKLÜ:
Sığınmacılar sürekli olarak ülkemize gelmekte ve bizim müdahil olduğumuz ve uygun yerlere gönderilen (sınır dışılar durdurularak) birçok sığınmacı ve mülteci vardır. Mevcut koşullar içinde yetkililerle iş birliği içine girdiğimiz bazı hususlar da var. Ama bunun bir sisteme oturtulması gerekir. Ve devletin sığınmacı ve mültecilere ilişkin etkin rol üstlenmesi gerekir.
HAVADİS: Mülteciler konusunda ihtiyaçlar giderildi mi?
GÖYNÜKLÜ:
37 Filistinli aile ile ilgili, bizimle dayanışan birçok aile ve kurum var. Tüm ihtiyaçlarına ilişkin birçok bağış aldık. Öncelikle onlara teşekkür etmek istiyorum.  Bu dayanışma sayesinde bu insanlara etkin bir şekilde ulaşabildik ve ihtiyaçlarını karşılayabildik. Ama altını çizmek istediğim şey, bu insanların talepleri, yasal durumları ve ihtiyaçları konusunda önce ilk sorumluluğun devlete ait olduğudur. Devlet yetkililerinin bir an önce bu süreç içerisinde aktif rol almalarını ve başlattığımız iş birliği girişimlerine olumlu tavır sergilemelerini talep ediyoruz.
HAVADİS: Şu an ne ihtiyaç var?
GÖYNÜKLÜ:
Şu an birçok gıda ve temel ihtiyaçlara ilişkin bağış aldık ama bu ihtiyaçlar önümüzdeki günlerde de devam edecektir. Bununla birlikte yapılan para bağışlarıyla kendilerine barınabilecekleri bir yer bulundu. Ancak eşya konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Kullanmadıkları ikinci el eşyalarını bize ulaştırabilirse yardım edebilecek olanlar, çok seviniriz. Özellikle tencere, tabak çatal bıçak bardak gibi mutfak eşyalarına acil ihtiyaç var.

HAVADİS: Son olarak neler söylemek istersiniz?
GÖYNÜKLÜ:
Bu insanların barınma ve yemek ihtiyaçları duyarlı vatandalar tarafından giderilmiş olabilir. Ancak, esas burada devlet kurumlarının görev alması gerekir. Esas önemli olan bu insanların akıbetidir ve yasal durumlarıdır. Bu noktada önemli olan yetkililere çağrımızdır aynı zamanda, tutuklanma, sınır dışı edilme gibi hususlara ilişkin hassas davranılıp bu yöne gidilmemesidir. Daha önce bununla ilgili çok kötü bir tecrübemiz oldu. 35 kişi zorla, şiddet kullanılarak sınır dışı edildiler. Bu tip olaylarla bir daha karşılaşmayacağımızı umuyoruz. Bu konuda devlet yetkililerinin uluslar arası hukuka uygun davranmalarını talep ederiz ve bizler, Mülteci Hakları Derneği olarak,  her türlü iş birliğine hazır olduğumuzu bu vesile ile yineleriz. Savaşlar, ayrımcılıklar devam ettiği sürece mülteciler de olacaktır. Bu konu ne ilk, ne de sondur. Mültecilerin can güvenliği göz ardı edilmemeli. Gözlerimizi bu insanlara kapayamayız. Bizim vermemiz gereken karar,  bu insanları insanca yaşatacak mıyız yoksa, bir darbe de biz mi vuracağız onlara.

 

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam