07 Aralık 2016

BİRKAÇ SEÇİM ÖNERİSİ…

Haber İçi Üst

Karamsarların yaydığı negatif bir durum mu yoksa Lefkoşa’da adına “sessiz çoğunluk” denilen grubun kayıtsızlığı mı?

Seçime sadece 6 gün kalmasına rağmen “seçim heyecanı yok” diyenlerin sayısının hayli yüksek oluşu böylesine kritik ve Lefkoşa için hayati önemdeki bir seçimi tehlikeli hale getiriyor.
Hele “sinirliyim ve sandığa gitmeyeceğim” diyenlerin fazlalığı da eklenince “Lefkoşalı malına sahip çıkmama iradesizliğini mi ortaya koyuyor” şeklindeki soruyu ve sorunsalı otomatik olarak gündeme getiriyor.
Lefkoşa’da yaşadığımız onca rezaletten sonra “bu işi ancak seçim temizler” noktasında herkes hemfikir olmuştu.
Zaten konunun hem hukuki hem de felsefi tarafı da bunu şart kılıyordu.
Yani seçimi.
Çünkü Lefkoşa’nın yasal mal sahipleri Lefkoşalılardır. Lefkoşa’nın oy vererek yetkilendirdiği başkan ve üyeler mal sahibi adına icraat yaparlar.
Ve aslında belediyeye karşı açılan davalarda Lefkoşa halkının “davalı” belediyenin açtığı davalarda da Lefkoşa halkının “davacı” olması bu nedenledir.
Lefkoşalının mal sahibi olduğunun anlatımıdır.
Durum böyleyken, mal sahibi Lefkoşalı malına sahip çıkmada niye kayıtsız davransın ki?
Niye seçimle ilgilenmesin?
Niye “ben küstüm sandığa gitmeyecem” desin?
Son altı gün kala partilerin ve adayların bu sorunla yakından ilgilenmelerinde hayati derecede önem vardır.

***

Lefkoşa Belediyesi’nin iflasa sürüklenmesinde doğrudan suçları olan çıkar gruplarının veya yaygın deyimi işe mafiozlerin seçimi etkilemek için devreye girdikleri söyleniyor.
Özellikle Surlariçi eksenli birtakım iddialar ileri sürülüyor.
Bu çevrelerin belediyeden alacaklı olduklarını ileri sürüp bazı adaylarla pazarlık yaptıkları ve karşılığında alacaklarının tahsili garantisi istediklerinden bahsediliyor.
Alacakların garantisi karşılığında ise seçmen iradesine yönelik operasyonlar sözü veriliyor.
Seçmenler çeşitli yöntemlerle ayartılacakmış.
Hiçbir adayın böylesine “kirli” bir pazarlık içinde olacağını sanmıyoruz.
Daha doğrusu sanmak dahi istemiyoruz.
Fakat seçime şüphe düşürecek en küçük iddianın bile peşine düşmek gerekir.
Bunu da kolluk kuvvetlerinin yani polisin yapması şarttır.
Seçmenin özgür iradesinin ve seçim sandıklarının güvenlik sorumluluğu polisin görev alanındadır.
Polis en küçük bir iddiayı araştıracak denli donanıma sahiptir.
Surlar içinde gezip de seçmeni tehdit eden veya bazı çıkarlar vadedip seçmeni taciz edenleri polis derhal tespit edip haklarında yasal işlem başlatabilir.
Polisimizin son derece uyanık ve dikkatli olması gerektiği son 6 güne girdik…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil