03 Aralık 2016

Başlarım böyle memleket sevginize -1-

Haber İçi Üst

Dün bu köşede şu ifadeyi yazarak, “mantık ne?” diye sormuştum:
“Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Özel Kalem Müdürü Şifa SOĞUKPINAR 27 Mayıs 2013 tarihinden itibaren bu görevinden alınırken yerine Savaş UĞURLU 27 Mayıs 2013 tarihinden itibaren atandı.”
Haber merkezimize gelen bir haber…
Bunun mantığı nedir Allah aşkına?
Seçim yasaklarına 24 saat kala…
Yapılan atamanın, kime ne faydası var? Kime hangi mesaj verilmek isteniyor.
Olayın perde gerisinden müthiş bir memleket sevgisi çıktı…
Bakanlığın özel kalem müdürü Şifa Soğukpınar, dönemin Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst tarafından göreve getirildi.
Şifa Hanım’ı tanımam, etmem. Bildiğim, Kemal Bey’in eşi ile Güzelyurt Kaymakamlığı’nda birlikte çalıştığı. Hatta o dönem, “Şifa Hanım, Kemal Bey’in hanımının terfi almasının önündeki engel. Bu göreve atanarak, Kemal Bey’in eşinin de barem ilerlemesi için önü açılmıştı” denmişti.
Neyse… Bu kadar ayin- oyun olduğuna o dönem inanmak istememiştim…
Peki?
Mantık ne diye sordum ya?
Bakın altından çıkan mantığa…
Şifa Soğukpınar, Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki göreve Mayıs 2011’de atanmıştı…
Emekliliğine yaklaşık 5 yıl var…
Kemal Dürüst’ün yerine Eğitim Bakanı olan Mutlu Atasayan, Eylül 2012’de Şifa Soğukpınar’ın görevden alınması ve hale hazırda müşavir olan Savaş Uğurlu’nun özel kalem müdürü olması için görevden alınma yazısı yazar.
Bu yazı Başbakan tarafından da imzalanır ve Cumhurbaşkanlığı’na gider…
O dönemde, “Saray ve ekibinin yanında” yer alan Kemal Dürüst,
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’ndan bir ricada bulunur… Kabaca şöyle:

“Efendim, Şifa Hanım’ı görevden almayın. Mayıs ayına kadar görevde kalsın ki müşavir olabilsin…”
Savaş Uğurlu, fiilen Eylül 2012’den bu yana Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda özel kalem müdürü olarak çalışıyor.
Şifa Hanım ise, Eylül 2012’den bu yana bakanlığa dahi uğramıyor.
Ne hikmetse, aylardır Cumhurbaşkanlığı’nda bulunan “görevden alma” yazısı, tam da 24 Mayıs’ın hemen sonrasında imzalanıyor.
Şifa Hanım müşavir oluveriyor…
Kemal Dürüst bu arada “saf” değişiyor…
Ricası Cumhurbaşkanlığı’nca kırılmıyor…
Şimdi “bu memleketi seven” herkes elini vicdanına koysun…
Bu mu memleket sevgisi?
Bu memleket sevgisi ise, “Başlarım böyle memleket sevgisine…”

***

Başlarım böyle memleket sevginize -2-
İki yeğen, “turizme” girmek için girişim yapıyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin de bölgedeki varlığından yola çıkılarak, tesisi kafalarda şekilleniyor.
Kalkanlı’da turizm tesisi…
Partiye olan yakınlık da kullanılıyor…
Kalkınma Bankası’ndan borç alınıyor ve temel atılıyor…
Tesis bitiyor.
Güzel de bir isim konuyor tesise…
West Queen Resort Otel…
Derken işler istenildiği gibi gitmiyor.
Kalkınma Bankası’na borç ödenemiyor… Tesis kapalı kalıyor…
Borç 5 milyon TL’yi aşıyor…
Çıkış için yine formül peşine düşülüyor…
Deniyor ki, “Devlet borcu da alsın, tesisi de alsın…”
Başka bir örneği var mı?
Var elbette… Blue Sea… Şimdi Salamis Otel yanında tesis çürüyor.
Mimoza da örnek… Üzerinde ganimet kavgası var ve o da çürüyor…
Ama olsun.
Kalkanlı’daki tesiste amaç, borcu ödeyemeyen partililerin kurtarılması.
Koskoca Bakanlar Kurulu oturuyor ve bir formül üretiyor.
Formül şu…
Maliye Bakanlığı, Cem-Ha Ltd.’ye ait Kalkınma Bankası’na ait 5 milyon 154 bin 774 TL’lik borcu devralacak…
Ayrıca 135 bin 334 dolar olan borcu da devralacak… Kat masrafını ödeyecek… Tapu harcını ödeyecek… Avukat masraflarını da ödeyecek…
Cemil Erdenay ve Hasan Camcıoğlu’nu bu dertten kurtaracak.
Peşinen söyleyeyim, burada Cemil Bey ve Hasan Bey hiçbir şekilde hedefim değil.
Derdim sistemle ve partizanlıkla…
Bu ülkede ne kadar insan var, yatırım yapan, yatırımı elinde patlayan ve Kalkınmaya, diğer bankalara borcunu ödeyemediği için batıp giden…
Çok…

Bölge milletvekili Mutlu Atasayan, bu yükü “devlete yıkmak” için çırpınıp duruyor.
Tesis zaten savunulduğu gibi yaşlı bakım evi olmaya müsait değil.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi de projeye sahip çıkmadı… Ama ne hikmetse “talep edilen önergeyi” bakanlar kuruluna sundu…
Allah aşkına…
“Memleket sevgisi” bunun neresinde?
Tesisi Maliye Bakanlığı devralacak…
Devlet malı envanterine kaydedecek…
Sonra yaşlı bakım evi olması için Çalışma Bakanlığı’na devredecek…
İş mi bu?
Bu arada tesis de çok katlı olduğu için, yaşlı bakımına da uygun değil.
Ama olsun…
Kimin hakkı var, seçime beş kala, yangından mal kaçırır gibi devleti ne olacağı belli olmayan bir tesis için “6 milyon TL borca” sokmaya…
Ne için?
Kimin için?
Hangi vicdan bunu kabul eder?
Sırf “particilik” için bile bu devlete bu yük yüklenebilir mi?
Bu devletin 6 milyon TL’si var ise, bunca yıldır o yaşlı insanları neden süründürdü?
Yapsaydı ya kapsamlı bir tesis…
Bu memleket sevgisi mi?
Bu ülkeyi sevmek mi?

Bu memleket sevgisi ise…
Başlarım böyle memleket sevgisine…

***
Başlarım böyle memleket sevginize -3-
Orman Dairesi Müdürü İrfan Demir…
İskele Kaymakamı Bünyamin Merhametsiz…
İkisi de “siyasete göz kırpıyor…”
Buraya iki isim daha yazayım…
Turizm Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu…
Çevre Dairesi Müdürü Eşref Ünlüsoyer…
Şimdi…
Bu kadar isim neden bir araya geldi?

Usulüne uygun…
Turizm Bakanlığı Müsteşarı ve Çevre Dairesi Müdürü, “Ekoloji Etki Değerlendirmesi Tüzüğü”ne göre, Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nde bir adım attı.
Bu çerçevede değerlendirilen İskele İlçesi’ne bağlı Altın Kum’da, kaçak yapılar “yıkılmak üzere” mühürlendi.
Hatta “büyük laf etme” dememe rağmen, Çevre Dairesi Müdürü Eşref Ünlüsoyer, “yıkılacağı” yönünde3 ısrarcı oldu…
Şimdi, Turizm Bakanlığı Müsteşarı ve Çevre Dairesi Müdürü usulüne uygun davrandı ya…
“Yasa, tüzük” falan diye…

Tam usulüne uygun
Siyasete göz kırpan ve olaya “toplumsal” değil, “oy” olarak bakan Orman Dairesi Müdürü ve İskele Kaymakamı da “usulüne” göre davrandı…
Hem de bu memlekette geçerli olan usule göre…
Yasa falan hak getire…
Orman Dairesi Müdürü oturdu ve “Turizm Bakanlığı Müsteşarı ve Çevre Dairesi Müdürü’nün yasal değil” dediği işyeri sahipleri ile bir “anlaşma” imzaladı…
Bu “içeriğinin ne olduğu belirsiz” anlaşmanın ardından da devreye İskele Kaymakamı Bünyamin Merhametsiz girdi.
Gitti ve “kahraman” edasında, Turizm Bakanlığı tarafından konulan mühürleri kırdı…
İşgüzarlığa bakar mısınız?
İskele’de milletvekilliğine hazırlanan “iki kafadar” kılıfını uydurdu…
Anladınız mı başlığın nedenini?
Toplumsal değil, kişisel düşünüyorsunuz ya?
Başlarım sizin memleket sevginize…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam