11 Aralık 2016

“Ay ana o gara gızdır benim nişanlım”

“Ay ana o gara gızdır benim nişanlım”
Haber İçi Üst

Bir Yastıkta 50 Yıl’ın bu haftaki konukları Hisarköy (Gambilli)’de ikamet eden Ayşe-İbrahim Ünvan çifti. Eski yaşamdan savaş yıllarına kadar birçok konuyu içtenlikle anlatan 56 yıllık evli olan Ünvan çiftinin Kıbrıs tarihine bir ışık tutacak en özel yaşanmış gerçek hikayelerini keyifle okumanız dileğiyle.
Ali Atamer: Eve girerkenden bitta kokuları vurdu bize… Kıbrıs kültürüyle özdeşleşmiş zeytinli ve hellimlileri tadarak başlayalım eskileri konuşmaya…
Ayşe Ünvan:
Sizin için zeytinli hellimli yaptım. Tepside sizi beklerler yeyesiniz.
Ali Atamer: Bazı bölgelerde bulla dediklerini biliyoruz…
Ayşe Ünvan:
Nasıl olur o bilin. Evvelden teknede hamır galırdı az. Uzun uzun yapan ona derler Bulla. Ama özellikle Karpaz bölgesindekiler bulla derler.
İbrahim Ünvan: Unudurum be Ali eskileri.
Ali Atamer: Ben hatırlatacağım size dayıcığım. Anlatacaklarınız Kıbrıs kültürüne katkı olacaktır. Gambilli meydanındaki kahvehane çok eskiye dayanır değil mi?


Ayşe Ünvan:
Evvelden gaveyi gavrılmadık alırdık. Gendimiz alır döverdik. Ortalık boyanırdı kokusundan o gavenin. Kömürde bişirirdi gaveyi nenem. Asıl gave oyudu.
İbrahim Ünvan: Evlerde gave kültürü yoktu. Ama gavelerde varıdı. Gumun içine gonurdu, kömürde yaparlardı. Gara Ali vardı köyün gavecisi o yapardı. gavede kağıt oynarlardı. Benim dedelerim falan dizlikliydi. Gelirlerdi gaveye. Güzek ilişkiler varıdı.
Ali Atamer: Annemin doğup büyüdüğü bu topraklarda program yapmak ayrı bir mutluluk… İbrahim dayıcığım götür bizi eski Gambilli’ye bizde dinleyelim seni…
İbrahim Ünvan:
1934 doğumluyum. Doğma büyüme Gambilliliyim. Hayatımızda iş varıdı neyidi olacağı. 13 yaşında ilkokulu bitirirkandan çift sürmeye godu beni bubam. Evlendikten sonra çoban oldum.
Ali Atamer: Bildiğim kadarıyla çok eski zamanlardan Gambilli’ye Lapta’dan göç olmuş…
İbrahim Ünvan:
Çok yerden geldi. Benim dedem Kozanköy’den gelmedirler. Gayanatam da öyle. Larnakadan da geldiler. Bizim köy daşımadır. Bu anlattığım 100 sene evvelki olay. Eskiden küçük şeher derlermiş bu yere. Nenem anlatırdı. Ağalar varmış gonakları vardı. Tam olarak bilinmez neden Gambilli denir Hisarköy’e.
Ali Atamer: İbrahim dayıcığım seni biraz dinlendirelim. Biraz da Ayşe yengemizi dinleyelim…
İbrahim Ünvan:
Çok yorma be Ali bizi.
Ayşe Ünvan: 1939 Gambilli doğumluyum. Madem gızıdım orak biçme, el işi yapma, zeytin toplamaynan geçti. Annem masıra sarardı tezgah dokurdu. Gecenin 12’sinde lambanın önünde hep çeyiz işlerdim. Yaz geldiğinde vigo biçerdik, demet bağlardık, zeytin, pakla sökerdik. Burçak, havetta işi yapardık. Havetta dediğimiz burçağın bir irisiydi. Hayvanlara yedirirdik. Annem derdi hadeyin da sabah oldu ovaya gidiyoruk. Ama saat olmadığından o zamanlar zamanı bilmezdik… Giderdik ovaya sabahın 1’inde. Beklerdik çiğ gurusun da sökelim paklayı burçakları. Öğlen gelirdik eve yerdik yemeğimizi tekrar buğday biçmeye giderdik. Şimdiki gibi saat 4 de paydos yoğudu. Akşam gelip da yemek yapacaydın. İki ay da zeytin olurdu. Bu gave olan yerde Ziyad’ın yerinde maronitlerin yağ değirmeni varıdı.
Ali Atamer: Meydandaki taşın bir anlamı varmış… Hikayesini bilir misiniz?
İbrahim Ünvan:
Guvvet daşını dersan çok bilgim yok. Onu birileri çıkarttı aslında. Ben o daşı hiç düşünmedim bile galdırayım. Sakatlanayım yahu. Tokanmadım bile üstüne.
Ayşe Ünvan: Yahu demiş nenem bu daş mı şu galdırırlar da gızı verirler. Ha demişler bu daşdır. Nenem aldığı gibi galdırmış. Gördünüz mü nasıl galkar bu daş. Da erkeklere bırakırsınız galdırsınlar. Benim babamın babası Kozanköy’den. Annem burda doğdu ama dedesi Türkiye’den gelmeymiş. Aslını öğrenemedik. Gara çarşaf bile geydim. “59” yılında attım çarşafı. Zor oldu ama alıştık. Erkekler da enni guşak yeleği varıdı onu geyerdi olurdu efe gibi.
Ali Atamer: İbrahim dayı Ayşe yengemizi bilmeden görmeden istemişsin…
İbrahim Ünvan: Dur anlatayım sana. İstediler bunu. Ama ben bilmezdim Ayşe’yi. İkna ettiler bizi. Neysa ben görmedim gızı. Davarınan giderim bir gün çıktım öyle bakarım o tarafa göreyim gendini. Bakarım kapının önünde tente işler. Görünce beni girdi içeri. Geldim eve derim ay ana o gara gızdır benim nişanlım. O bile çoktur sana dedi. Bunlar geçti başımızdan.
Ayşe Ünvan: 16 yaşındaydım ben istediklerinde. Akraba evliliği yaptık ama birbirimizi hiç bilmezdik. Kına gecesine gadar bir araya gelmedik. Nikahta gördük birbirimizi.
İbrahim Ünvan: Ben gelirim bir gün köy yollarından. Deyzesi da der bana İbrahim gaçma bir tarafa da gideceksiniz futuraf çekesiniz. Ben da dedim ne ya 13 ay nişanlı galdık bana tenini göstermediniz şimdi gideceyik futurafçıya o ellesin gendini. Aman Allahım be Ali güldürdün beni.

Ayşe Ünvan: Hayır deme şansımız yoğudu. Huyunu bilmen, sonun nasıl gelecek bilmezdin. İçinde hep bir gayle varıdı görmediğin, bilmediğin biriyle evlenesin. Sonra nişan yaptık. 13 ay nişanlı galdık.
İbrahim Ünvan: E sana söyledik ya be Ali gördük da beğenmedik.
Ali Atamer: Öyle deme dayı yengem hala daha güzeldir.
İbrahim Ünvan: O evinde bene evimde. Ya nolduk ya bir gün anladayım size. Bir gün gelirim ovadan çiftinan bu da anneme yardım ederdi ekmek yoğursun. Görürkandan beni arka kapıdan gaçtı. Ailemiz bırakmazdı. Ya bir keresinde hasta oldum yatırım. Gaynanama ne gertirmedin ya Ayşeyi da göreyim dedim. O da dedi Ayşe daha evvel hasta oldu sen geldi min ya daha evel.. Bırakmazlardı görüşelim napalım. Şimdiki serbesiyetlik yoğudu. Gara çarşafınan uzaktan bile göremezdin.
Ayşe Ünvan: Ma öyle şimdiki gibi istediğimiz saat çıkamazdık ya dışarı. Ya tarlaya ya orağa gideciğimizde çıkardık dışarı.
Ali Atamer: Gambilli usulü böyleydi herhalde. Peki nikah-düğün bir mi oldu?
İbrahim Ünvan: Mehmetali derlerdi gendine o evlendirdi bizi. daha evel hoca Memed efendi gıyardı.
Ayşe Ünvan: Ramazan bayramıydı camiden çıktıklarınca gittiler getirdiler çalgıcıları. Başladı düğün. Hamam dönmesi oldu çarşamba günü. Gecesi kına yaptık. ertesi gün nikahı gıydık. Yüz yastığı koşturması. 2 gün sürdü düğün. Cemaliye Hanım gelin etti beni. 3-4 tane gelinlik yaptık. Nişan olacağımda pembe, düğünüm de beyaz ve mavi. Bir da kına gecesinde değişik pembe geydim. Foto diyana çekti fotoğrafımızı.1 hafta sonra pazar yemeği yaptık. Beyaz gelinlik yaptık tekrar. Erkek tarafından kimse görmezdi gelini. Onun için haftaya pazar geldilerdi görsünler beni.
İbrahim Ünvan: Gönyelili Mehmetali dayıydı davul zurnayı çalan. İçerde gadınların da Lefkoşa’lı Mehmetaliler’di.
Ayşe Ünvan: Kınada çörek, hellim guru yemiş gavırga verirdik. Tencere dolusu bulgur, susam bakla yerdik sabaha gadar. Davulunan gelirler alırlardı kınayı götürürlerdi güveyinin bir barmağına gorlardı ve tekrar geri getirirlerdi. Gece yarısı büyük mumlarınan iki kız gelini saklardı. Ne vakıt bulurlar gelini, getirilerdi kına gecesine başına dudarlardı kınayı. İsteyen yüzük isteyen para atardı kınanın içine.
Ali Atamer. Eski düğünlerde uygulanan gelenek görenekler olurdu. Bunlardan bir tanesi de gelin ve güveyi muhabbetli osun diye palaz keserlerdi…
Ayşe Ünvan:
Onu duydum ama biz yapmadık. Narı atarlardı gaynanayı korkutma içindi o. Gelinin eline verirlerdi narı atsın. Eğerlim bir atmada patlarsa nar, gayana gorkarmış. O geline da hiç garışmazmış.
İbrahim Ünvan: Yani darmaduman ederim seni demek isterdi.
Ayşe Ünvan: Annemde gördüm bu usülü. Bir kaseciğin içine bal gorlardı. Kilotun uçkuruna sürerlerdi… Gaynanaynan gelin bal gibi olsunlar. Bir da süpürge usulü vardı. Oğlanın anası dünürcülüğe geldiğinde süpürgenin üstüne otururmuş. Biz den eskiydi bu usul.
Ali Atamer: Buğday lalelerinin içinden söyleşimize devam edelim…
İbrahim Ünvan: Ben her çıktığımda dışarı gelir toplarım buğday lalelerinden götürürüm gendine.
Ayşe Ünvan: Şakayık lalelerinden da getirir. İbrahim dayınız çiçeği sever. Ama özle günlerde hediye alır. Hep yalnız gezer ama.
Ali Atamer: Savaş Yılları Her Kıbrıslı için farklı anlamlar taşır… Sizde bıraktığı izler neler olmuştur?
İbrahim Ünvan: Biz Rumlarınan garışmazdık. Ta eskiden Maronitler varıdı. Katoliklerin ve Maronitlerindi Kıbrıs. Ama olayların gızışdığı zaman Urumlar tepeden ateş atardı. Biz onlara hiç atmadık. Sakın siz ateş etmeyiniz gücünüzü bilmesinler derdi komutan. Çünkü bizim silah gücümüzü yoğudu. Görürlerdi beni Çamlıbel’e giderdim sorarlardı bana var mı köyünüzde asker. Derdim vara ma gündüz görmeyik gendilerini gece çıkar bunlar dışarı. Silah fabrikamız var derdim yalan söylemek zorunda kalırdık inanırlardı. Böyle savunduk biz.
Ayşe Ünvan: Helikopter geldi alsın beni doğurmaya götürdü. Çünkü köyden dışarı çıkmazdın. İbrahim dayın yürüyerek bir torba unu almak için önce Fota’ya sonra da şehere giderdi. Torba sırtında ekinlerin içinden getirirdi. Süt hem mama. Buğdayı ezer ekmek yapardık ama gene da çocuklar için isterdin yem yeycek.
İbrahim Ünvan: “66”ya gadar böyle çektik. Sonra yollar açıldıydı.
Ali Atamer: 56 yıllık yaşam serüvenindeki sır nedir?
İbrahim Ünvan: B
irbirine saygın duymaktır. Onun dediği da olurdu benim da. Ben bazan bağırır çağırırdım. Ayşe da tutardı elimden gel içeri kimse duymasın seni derdi. Böyle bir kadına ne diyebilin. Çok muhabbetli günlerimiz geçti.
Ali Atamer: Ayşe yenge sen içerde baklacıkları gaynatırken dayım Lefkoşa’da genç kızlarla geçen anısını paylaştı. Var mı bu işin aslı?
Ayşe Ünvan:
Bir gün geldi aldı gendini iki gızcağaz girmişler goluna Lefkoşa’da gezmişler. Doğrudur bunu bilirim. Bir gün da tatilde yemeğe çıktı dansöz masaya 16-17 yaşlarında. Dansözcük oynarkana çekti bu dayını golundan oynadılar beraber. Para da dakdı goynuna. Kıskandımın dediler. Ben da dedim demek ki bütün erkeklerin arasından gocamı beğendi çekti onuynan oyandı nolacakmış.
Ali Atamer: İçten misafirperverliğiniz için teşekkürler. Bir yastıkta nice yıllara diliyoruz.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil