04 Aralık 2016

Atun’u zor bir süreç bekliyor

Haber İçi Üst

Sunat Atun, özellikle Mağusa’da ciddi bir şok etkisi yapan bir kararla, “Kurultayda İrsen Küçük’ün yanındayım…” açıklaması yaptı.

Peki, Atun’u bu sürece götüren etkenler nelerdi.
Başbakan İrsen Küçük, ısrarla ve inatla Atun’u yanında tutmak istedi.
Atun ilçe başkanlığını açıkladı, Başbakan ise, kendisini kabinede tutmak istedi.
O gün anladım ki, Atun ve Kaşif’in yolları ayrıldı.
Neden mi?
Atun, bakanlıktan istifa ettiğini söyledi.
Büyük ve iddialı cümleler kurdu…
Odasını topladı…
Makam arabasını kullanmadı…
İstifa etti ya bakanlıktan…
UBP Genel Yönetim Kurulu toplandı ve “Atun’un istifasını kabul etmedi…”
Ben, şahıs olarak o gün karar verdim ki, bu bir oyun…
İyi kurgulanmış bir oyun…
Senaryo yani…
Neydi senaryo?:
1- Atun daha önce açıklama yapmış bulunduğu için istifa edecek…
2- Genel yönetim kurulu toplanacak ve istifayı kabul etmeyecek…
3- Bu sürede Başbakan İrsen Küçük, ekonomik programın önemi yanında, Atun’un da önemine vurgu yapacak…
4- Atun için Türkiye’den randevu alınacak…
5- Türkiye’de de Atun’a bakanlıkta kalması, ekonomik programa yoğunlaşması söylenecek…
6- Atun da bu süreci soğutacak ve nihayetinde de Küçük’e destek verecek…

Bunların tümünü yazmıştım, altıncı adım hariç…
Bunların tümü aynen ve harfiyen uygulandı.
Başbakan, benzer bir adımı Ersan Saner için de atmıştı.
Saner geri adım atmadı.
Saner’in düzenlediği basın toplantısına gitmişti Başbakan.
Yanında Maliye Bakanı’nı da götürerek…
Orada da Başbakan’ın medyadaki ayağı Gökhan Altıner, ısmarlama sorularla, Saner ile Küçük’ü karşı karşıya getirmiş, Küçük de, “Saner benim destek verdiğim, bakan kalmasını istediğim bir isim” demişti.

Atun ve Mağusa
Sunat Atun, Afet Özcafer’in yüzde 69.6 oy aldığı ilçe başkanlığı seçiminde, yüzde 75’e kadar çıkabilecek bir potansiyele sahipti.
O kongrede, Mağusalı gençlere “bakanlıktan istifa ettim ve dönmeyeceğim” diye söz vermişti.
Mağusalı delegelere, “Kaşif’in yanındayım” mesajı vermişti.
O delegeler, bir süre sonra, Mağusa’daki milletvekilliği sıralamasını yapacaklar…
Kaşif, Saner ve Afet Özcafer şu anda delegelerin mutlak hakimi, bence…
Hasipoğlu, baştan bugüne aynı tavrını sürdürüyor.
Atun ise delegeyi kızdırdı ve karşısına aldı.
Mutlaka bir kısım delege ile temas etmiştir Atun.
O delege ile birlikte Küçük’e destek veriyordur.
Ama bu Kaşif’in Mağusa’daki gücünü ne kadar kırdı, onu kestirmem mümkün değil.
Ama kestirebildiğim tek şey, Atun’a Mağusa’da duyulan öfke.
Bu öfkeyi nasıl toparlayacak ve siyasi yaşamına devam edecek, orada kafamda soru işareti var.
Yani Mağusalı delege, bu yaşananların ardından, Atun’a aynı güçle destek verecek mi?
Küçük kazansa da işi zor Atun’un…
Kaşif kazanırsa eğer…
Atun’un işi daha da zor…

***

Saner de görevden alınabilir
Bugünlerde hem de…
Kurultaydan önce, Ersan Saner’in görevden alınması olasılığı belirdi.
Başbakan İrsen Küçük ve ekibi, geçtiğimiz akşam Mağusa’da düzenlenen “Kaşif gecesine” katılmaması için çok baskı yaptı Saner’e…
Saner tavrını net olarak ortaya koydu.
Diyor ki Saner:
“Anamın karnından bakan doğmadım. Vekil de doğmadım. Bir gururla siyasete girdim. O gururla da gider ofisimin başına geçerim. Görevden alınacaksam ya da sırf bu yüzden bir daha vekil seçilemeyeceksem, ben buna hazırım…”
Reste rest ile karşılık verdi Saner.
Yaptığım çalışmalarda, görevden alınabileceği sonucuna vardım.
Zaman gösterecek…

***

“Rant yolunun” temeli atıldı

Metehan- Gönyeli güzergahı için temeller dün atıldı.
Kimse tınmadı.
Aylardır bu güzergah ile ilgili söylenmeyen, yazılmayan kalmadı.
Ne muhalefet partileri…
Ne sivil toplum örgütleri…
Ne Gönyeli’nin yerel yöneticileri…
İhalenin kaç kez iptal edilip yeniden açıldığını bilen var mı?
Güzergah belirlenirken, kimlerin arazilerine kıyaklar geçildiğini bilen var mı?
Gönyelili bir grup vatandaşın ara emri için mahkemelerde canını yediğini bilen var mı?
Daha doğrusu umuru olan var mı?
Yok…
Biz yazdık, biz okuduk.
Kimsenin de umuru olmadı.
Şatafatlı açılışlara bir yenisi daha eklendi.
“Birçok insanın mutsuzluğu” üzerine, bir yol inşa ediliyor.
Oysa, bu yol güzergahı üzerinde dönen oyunlar ve yaşananlar bu ülkede:
Arsızlığın,
Adam kayırmanın,
Torpilin,
Kamu kaynaklarını kendi çıkarına kullanmanın;
Kitabını yazacak kadar malzeme veriyor bizlere…
Ben aylardır burada yaşananları, belgeleriyle, şahitleri ile kamuoyunun gündemine getirdi.
Külliye gibi bir konuda “popülizm” yaparak, yan yatan muhalefet, bu güzergahta yaşananlarla ilgili bir “Meclis Araştırma Komitesi” kurulmasını sağlamalı bence…
Başbakan İrsen Küçük, bu yol için “icraat” deyip sevinmemeli…
İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu, bu yol için “icraat” deyip sevinmemeli…
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ersan Saner bu yol için “icraat” deyip sevinmemeli…
Bu yol etrafında dönen “rant” oyunları, daha uzun süre konuşulacak.
En azından ben peşini bırakmayacağım.
Bir etkim olmayacaktır belki…
Ama yapanın da yanına kar kalmayacak…
Ne pahasına olursa olsun, bana ulaşan bilgi ve belgeleri kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğim…
Ve bugün değil, belki beş sene sonra, yol güzergahı üzerindeki yapılaşmaya ve mal sahiplerine bakarak, o zaman ne demek istediğim çok daha iyi anlaşılacak.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam