En Üst

19 Eylül 2017

ZÜMRESEL ÇIKARLAR MI? TOPLUMSAL ÇIKARLAR MI?

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Daha önce de sormuştum da ses çıkmamıştı.

Ses çıkarmalarını da beklemezdim doğrusu.
Onların aklı kurultaydaydı.
“Biz partimizin emrindeyiz” diyen bir ekiple ülkenin elektrik meselesini konuşmaya çalışmak bir çeşit abesle iştigaldi.
Abesle iştigal etmemek için sustuk.
Şimdi yeni bir hükümet ve yeni bir yönetim kurulu var.
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Yönetim Kurulu’ndan bahsediyorum.
Ve tabii ki bağlı olduğu bakanlıktan.
Sendikacılar kızıyorlar ama sendikanın elektrik kesmesinin ne kadar yasal ve ahlaki olduğunu soruyorum.
“Eğer borcunu ödemeyenler varsa ve elektriği kesilecekse bunun kararını yönetim kurulu vermeli ve kesme işlemini de resmi görevliler yapmalı” diyorum.
Umarım yeni dönemle birlikte böyle olur.
Yeni yönetim kurulu ses vermeye başladı.
Başkanı kurumun mali olarak ne kadar zor durumda olduğunu gösteren rakamlar açıkladı.
Ve zam yapılması anlamına gelen önerilerde bulundu.
Hatta lütfedip “bu zam yüzde elli olmayacak” falan dedi.
Dedi de yeni bir şey duymuş olmadık.
Elektrik Kurumu’nun mali çöküntü yaşadığını zaten biliyorduk.
Yapının sürdürülemez olduğunu artık borç para dahi bulunamadığını.
Eğer elektriğe zam yapılırsa bir nebze rahatlama olacağını da.
Zaten yıllarca böyle yapılmadı mı?
Ne zaman Kıb-Tek sorununu tartışsak sorunun zamla ötelenmesini.
Yani vatandaşın cebine el atılarak batmış Kıb-Tek’in suni teneffüsle yaşatılmaya çalışılmasını.
Yine mi öyle olacak?

***

Olabilir aslında.
“Kıb-Tek bizim namusumuzdur, elletmeyiz, bu yapıyı da değiştirmeyiz” diyerek vatandaştan daha pahalı elektrik tüketilmesi istenebilir.
Vatandaş da bunu onaylarsa bu yapı öyle sürüp gider, sorun olarak da görünmez.
Peki vatandaşın böyle bir onayı var mıdır?
Hatırladığım kadarıyla şuan hükümette olan partiler seçimlerde vatandaşın önüne böylesi bir öneri koymamışlardı.
Bilakis ekonominin sorunlarını çözeceklerini, pahalılığı azaltacaklarını ve vatandaşın bütçesini rahatlatacaklarını söylemişlerdi.
Elektriğe zam yapmak bu söylemin tersine olur.
Yani hükümet partileri “seçim meydanlarında başka söyleyen, icraatta başka yapan” iki yüzlülüğüne düşmüş olur.
Peki zam da yapılmayacaksa Kıb-Tek nasıl ayakta kalacak?

***

Kıbrıs Türk Hava Yolları faciası kimsenin kulağına küpe olmadı.
Lefkoşa Belediyesi’nin yaşadığı felaket de öyle.
Bir gün birileri kabloyu döşeyip Teknecik’e bağlayacak da ancak o zaman aklımız başımıza gelecek.
“Zümresel çıkarlar toplumsal çıkarların önüne geçemez” ilkesini hatırlayanlarımız çıkacak mı?
Yoksa herkes kendi dalgasına devam edecek…

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman