Köşe Yazarları

“Zorunlu Eğitim”de başka zorunluya gerek yok

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit hafta içinde Havadis’e yaptığı ziyarette önemli bir noktayı işaret etti. Din dersinin özellikle ortaöğretim kademelerinde zorunlu olmaktan çıkarılacağını vurguladı. Bu 2005-2009 yılları arasında CTP’nin eğitim bakanlığı döneminde denenmişti ve çok da başarılı olmuştu. Herkes da memnun kalmıştı. Ancak 2009’da her şeyi bozmaya meraklı şimdilerde hayvancılıkla uğraşan o dönemin eğitim bakanı bu uygulamayı ortadan kaldırarak din derslerini yeniden zorunlu yapmıştı. O dönem din dersi almak isteyen öğrencilerin  hakkı da verilmiş, istemeyenlerin de… Tam bir demokratik tutum vardı.

Cemal Hoca’nın bu söyledikleri ile birlikte Başbakan Tufan Erhürman’ın hafta içinde çokkültürlülüğe vurgu yaptığını da dikkate alırsak aslında bazı gerçekleri konuşmamız gerektiği bir dönemdeyiz.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı verilerine göre KKTC genelinde okul öncesinden liseye kadar olan öğrenci sayımız 50 bin 813. Bunların %58.6’sı KKTC vatandaş, %26.5’i TC vatandaşı %9.8’in hem TC hem KKTC vatandaşı, %5.1’i de üçüncü ülke vatandaşıdır. Bu mozaik içerisinde farklı din ve inançlara sahip öğrenciler mevcuttur. Farklı kültürden, farklı ülkelerden gelen bu öğrencilerin tümüne zorunlu din dersi vermek hangi insan haklarına sığar. Üstelik de siz bu din dersinde ağırlıklı olarak Sunni İslam’ı öğretiyorsanız.

Bir başka ilginç durum daha var. İlkokullarımızda her sabah “Türk çocuğunun andı”nı okuyoruz. Bildiğim kadarı ile bu Türkiye’de bile kaldırıldı. Düşünün ki biz her gün sabahtan bu üçüncü ülkelerden gelen çocuklara “ varlığım Türk varlığına armağan olsun” dedirtiyoruz. Çağdaş dünyayı ve çağdaş eğitim paradigmalarını takip edeceksek, bazı eski alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerekiyor.

Biz bunları düşünürken gündemimizde bir de okul önlerinde cübbeli din tüccarları dolanmaya başladı. Bu konuda gerek Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı gerekse güvenlik güçleri gereken önlemi almalıdır. Kıbrıs Türk halkı bu tür görüntülere pek alışık değildir. Evet! Kıbrıs Türk halkı hoşgörü sahibidir ama o da bir yere kadardır. Bunu daha fazla zorlamanın bir alemi yoktur.

******

Gelelim Cemal hocanın üzerinde durduğu seçmeli din dersine… Zaten laik bir toplumda din dersinin zorunlu olması kadar tuhaf bir durum olamaz. Zaten günümüz çağdaş eğitim anlayışlarında sadece eğitimin kendisi belli bir yaşa kadar zorunlu oluyor. Ki bunu bile karşı çıkan çok sayıda eğitim uzmanı var. Örneğin Türkiye’de zorunlu eğitim 12 yıla çıkarıldı. KKTC’de 15 yaşa kadar der anayasamız. Birçok Avrupa ülkesinde de de zorunlu eğitim 10 yıl ve üzeridir. Din konusu kişinin kendi özel durumudur. Birilerinin buna müdahale etmesi doğru değildir. Dolayısı ile ortaöğretimde din dersine katılıp katılmayacağını çocuğa veya çocuğun ailesine bırakmak en doğrusudur. Hatta ilköğretimde bile zorunlu olup olmamasını da tartışmak gerekiyor.

Aslında bu konuda çok önemli şura kararları var. Hem 2005’te yapılan 4. Milli Eğitim Şurası’nda hem de 2014’te yapılan 5. Milli Eğitim Şurası’nda bu konuda zorunlu din derslerinin kaldırılması yönünde kararlar alınmıştır. Cemal hocanın bu konuda destek alacağı iki önemli şura kararı var. Bu şuralarda onlarca akademisyen ve eğitimci bulunuyordu. Elbette dikkate almakta yarar vardır.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı