BÜYÜK TEPKİ ALDI: Mustafa Göksoy’un üzerinde “Pestisit” kalıntısı tespit edilen 324 kasa cennet hurmasını piyasaya sürmek istemesi gıda ve sebze sektörünün tepkisine neden oldu. Olayın sektörde yara açtığını söyleyen meslektaşları Göksoy’un bu tavrını kınadı
SAVUNULACAK YANI YOK: Havadis’e konuşan sebze meyve ithalatçıları, Mehmet Göksoy’un bu hareketinin savunulacak hiçbir tarafının olmadığına dikkat çekerek, yapılan usulsüzlüğün sektörü rezil ettiğini belirtti
SEKTÖRLER HAL YASASI İSTEDİ: Sebze ve Meyve Toptancılar Birliği ve Birleşik Market ve Süpermarketler Birliği sektöre güveni sarsan bu olayların önüne geçilmesi için tek çözüm yolunun çağdaş bir Hal Yasası olduğunu ifade ettiler. Devlet yetkilileri ise Hal Yasası ile ilgili çalışma başlatıldığını duyurdu
Duygu ALAN
Tarım Dairesi tarafından “Pestisit” kalıntısı tespit edilen 324 kasa cennet hurmasının ilgili şirket direktörü Mustafa Göksoy tarafından önceki gün piyasaya sürülmeye çalışılması, KKTC’de birçok kesimi ayağa kaldırdı.
Gıda ve sebze sektöründeki çevreler, yaşanan olayın izahının olmadığını ve yaşanan bu olayın çağdaş bir “Hal Yasası” ile çözülebileceği görüşünde.
Tarım Dairesi Müdürü Emine Solyalı ve Ticaret Dairesi Müdürü Nalan Nazlı, yaş sebze ve meyvelerde denetimlerini sürdürdüklerini ancak istenmeyen olayların önüne geçebilmek için “Hal Yasası”nın ivedilikle geçirilmesi gerektiği söyledi.
Kıbrıs Türk Sebze ve Meyve Toptancılar Birliği (KIBSEM) Başkanı Murat Koçak, “sebze ve meyvede zehir” skandalının önüne ancak çağdaş bir hal inşa edilip KKTC standartlarına uygun bir Hal Yasası’nın yürürlüğe geçirilmesi ile mümkün olabileceğini savundu.
Birleşik Market ve Süpermarketler Birliği, Darcan Yaman, yaş sebze ve meyvelerin analizi aşamasında devlet kontrolündeki soğuk hava depolarında muhafaza edilmesi gerektiğini kaydetti.
Darcan Yaman, yerli ürünlerin ise analizlerinin tamamlanıncaya kadar hasadına izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Tüccar meslektaşları tarafından ayıplandı
Mehmet Göksoy’un üzerinde “Pestisit” kalıntısı tespit edilen 324 kasa cennet hurmasını zehirli olduğunu bile bile piyasaya sürmek istemesi meslektaşları tarafından tepki ile karşılandı.
Havadis’e konuşan bazı tüccarlar, Mehmet Göksoy’un bu hareketinin savunulacak hiçbir tarafının olmadığına dikkat çekerek, yapılan usulsüzlüğün sektörü de derinden yaraladığını kaydetti.
Piyasadaki temiz olan hurmaların da bu olaydan nasibini aldığına dikkat çeken tüccarlar, “Artık cennet hurması damgalandı. Olay unutulana kadar ve piyasadaki hurmaların temiz olduğuna inanılana kadar cennet hurmaları satışlarında düşüş olacak” dedi.
“Genel ürünler tamamen boşaltılmalı”
Tüccarlar, ithal ürünlerin analizi için alınan numuneler konusunda ise “Yetkililer analizi yapılacak ürünü taşıyan tırın arkasını açıyor, ilk kasadan bir iki numune alıyor ama iç kısımda ne var bilinmiyor” dedi, doğru olanın tırın tamamen boşaltılması ve arka kasalardan da numune alınması olduğunu söyledi.
“Böylece hem ürünün tamamı hakkında bilgi sahibi olunur hem de öndeki kasaların ardında ne olduğu anlaşılır” diyen tüccarlar, numunelerin analizi esnasında ise hem ürünün bütününün korunması hem de yasa dışı olaylara mahal verilmemesi için devlet kontrolünde bir soğuk hava deposunda saklanması gerektiğini savundu.
Solyalı: Hal Yasası üzerinde çalışılıyor
Tarım Dairesi Müdürü Emine Solyalı, ithal yaş sebze ve meyve hususunda devletin denetimlerini ciddiyet ile sürdürdüğünü ve güvenli olmayan sebze ve meyvelerin piyasaya sürülmemesi için mümkün olan tüm önlemlerin alındığını dile getirdi.
Hal Yasası’nın önemi üzerinde de duran Solyalı, “Devletin yaş sebze ve meyve denetimlerini kolaylaştırmak ve cennet hurması gibi istenmeyen olayları en aza indirebilmek için Hal Yasası’nın bir an önce geçirilmesi önemli” dedi.
“Pestisit” kalıntısı tespit edilen 324 kasa cennet hurmasının piyasaya sürülme girişimiyle ilgili Emine Solyalı, “İnsanoğlunun olduğu her yerde bu tür olaylar da oluyor. Ancak devletimiz şuandaki imkanlarla mümkün olduğu kadar önlem alıyor. Ülkeye giren tüm ürünlerden numuneler alınıyor, gerekli analizler yapılıyor. Ancak Hal Yasası da mümkün olan en kısa zamanda geçirilmelidir. Hal Yasası ile ilgili de bir çalışma başlatıldı” dedi.
“Hal Yasası ile birlikte bizim denetimlerimiz de daha kolay olacak. Tüm ürünler piyasaya sürülmeden halde kontrol edilecek” diyen Emine Solyalı, şunları söyledi: “Yerli ürünlerde de zaten gerekli kontroller tarlada yapılıyor. Yasa ile birlikte, eğer kişi ürününü hiç hale gitmeden satmak isterse ve bununla ilgili bize bir başvuruda bulunursa o zaman ürün hasat edilmeden önce tarlada analiz edilecek ve temiz olduğuna dair üreticiye bir sertifika verilecek.”
Nazlı: Hal Yasası ivedilikle geçirilmelidir
Ticaret Dairesi Müdürü Nalan Nazlı, ithal yaş sebze ve meyvelerin piyasaya sürülmeden önce gereken tüm denetimlerinin yapıldığını belirtti.
Nazlı, “ilaç kalıntısı olan ithal ürünlerin yasa dışı şekilde piyasaya sürülmesini önlemenin tek yolu ise Hal Yasası’nın ivedilikle geçirilmesidir” dedi.
Tarım Bakanlığı’nın Hal Yasası ile ilgili çalışma başlattığını da müjdeleyen Nalan Nazlı, şunları söyledi: “Gıda direkt sağlıkla alakalı olduğundan güvenirliği önemlidir. Bu nedenle gerek bakanlığımızın gerekse dairemizin sağlıksız gıdaların piyasada satışa sürülmesine tahammülü veya izni olamaz. Devletimiz de gıda güvenirliği için üzerine düşeni yapmaktadır. Fakat arada skandallar da olmaktadır bunun için de Hal Yasası’nın ivedilikle geçirilmesi gerekir. Hal Yasası ile birlikte gerek yerli ürünler gerekse ithal ürünler devlet kontrolünde bir yerde toplanacak ve denetimi daha kolay olacak. Yasa ile hem tüketici hem de üretici veya tüccar korunacak.”
“Tüccar kural dışı davrandı”
Tarım Dairesi tarafından “Pestisit” kalıntısı tespit edilen 324 kasa cennet hurmasının piyasaya sürülme girişimiyle ilgili de yorumda bulunan Nalan Nazlı, şunları söyledi: “Bu ne masa ne de bir sandalyedir. Bu insan sağlığını direkt ilgilendiren gıda maddesidir. Devlet, söz konusu cennet hurmalarında ilaç kalıntısı tespit ettiğinden ülkeye girişini yasaklamış, hurmaları taşıyan tırı mühürlemiştir. Ancak ilgili tüccar hem kural dışı hem de yasa dışı bir harekette bulunmuştur. Şüphesiz, Yargı, tüccarı yasalar çerçevesinde cezalandıracaktır. Kimsenin bir diğerinin sağlığı ile oynamaya hakkı yoktur, olamaz.”
Koçak: Çözüm çağdaş bir hal ve Hal Yasası
Kıbrıs Türk Sebze ve Meyve Toptancılar Birliği (KIBSEM) Başkanı Murat Koçak, sebze ve meyvede güvenirliğinin ancak çağdaş bir hal inşa edilip KKTC standartlarına uygun bir Hal Yasası’nın yürürlüğe geçirilmesi ile mümkün olabileceğini savundu.
Koçak, “İthal yaş sebze ve meyvelerde güvenirliğin sağlanmasının tek çözümü KKTC standartlarına uygun bir Hal Yasası’nın geçirilmesidir. Hemen akabinde devlet, 70-80 dönümlük bir arazi üzerine içerisinde yine devlet kontrolünde olan soğuk hava depolarının da bulunduğu çağdaş bir hal inşa etmelidir” dedi.
Çağdaş bir hal ve KKTC standartlarında bir Hal Yasası’nın yürürlüğe girmesi ile hem tüketicinin hem tüccarın hem de üreticinin korunacağını kaydeden Murat Koçak, “Çözüm belli çözümün anahtarı ise devlettir. Devletin elini taşın altına koyma vakti geldi de geçiyor” diye konuştu.
Maşera: Önce yasa sonra çağdaş bir hal istiyoruz
KIBSEM eski başkanı Ahmet Maşera, “ithal sebze ve meyvede tam güvenirlilik için Hal Yasası şart” diye konuştu.
Cennet hurması olayı ile ilgili de yorumda bulunan Maşera, “Cennet hurması olayının savunulacak hiçbir tarafı yoktur. Dolayısıyla söylenecek fazla söz de yoktur. İnsan sağlığı her şeyin önündedir. Ancak ülkemizde çağdaş bir hal ve KKTC standartlarına uygun bir Hal Yasası olmadığı müddetçe de bu gibi olaylar yaşanmaya devam edecektir” dedi.
Ahmet Maşera, “Hal Yasası’nın birçok kez gündeme getirdik ancak ne yazık ki, yasa bir türlü geçirilemedi. Oysa Hal Yasası ile birlikte hem üretici hem tüketici hem tüccar hem de devlet kar edecek” ifadelerinde bulundu.
Yaman: Tüm sorumluluk devlettedir
Birleşik Market ve Süpermarketler Birliği Başkanı Darcan Yaman, ithal tüm yaş sebze ve meyvelerin analizi aşamasında devlet kontrolündeki soğuk hava depolarında muhafaza edilmesi gerektiğini kaydetti.
Darcan Yaman, yerli ürünlerin ise analizlerinin tamamlanıncaya kadar hasadına izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Darcan Yaman, “Ülkeye gelen ürünlerden henüz gümrükteyken numune alınır ve analizi yapılır. Eğer ürün sağlıklı ise piyasaya sürülmesi için izin verilir. Ancak kilit nokta şudur; Öncelikle tahlil süresi mümkün olduğunca erken olmalıdır ve ithal ürünler, hem ürün kalitesi için hem de herhangi bir yasa dışı uygulamaya karşı önlem almak açısından analizi yapılana kadar devletin kontrolünde bir soğuk hava deposunda tutulmalıdır. Yerli üretimde de benzer bir yöntem izlenebilir. Ürün ya hasat edilmeden henüz tarladayken analiz edilmelidir ya da hasat edilen ürün de analizi yapılmadan piyasaya sürülmemelidir. Bahçeciler de düzenli aralıklarla bilinçlendirilmeli, yaş meyve sebze üretimi, yetiştiriciliği ve ilaç kullanımı hakkında eğitilmelidir. Bu şekilde hem tüketici hem tüccar hem üretici hem de marketlerin içi rahat olur, kimsenin başı ağrımaz. Devlette kontrollerini daha kolay yapabilir” diye konuştu.
“Kapıyı açık bırakma, komşunu hırsız yapma”
Paranın döndüğü hiçbir işi tamamen güven duygusuna bırakmamak gerektiğini söyleyen Darcan Yaman, şunları söyledi: “Sağlık iyi niyet üzerine kurulamaz, otorite şarttır. Önceki gün yaşanan cennet hurması olayında ben devleti suçlu buluyorum. Kapıyı açık bırakma, komşunu hırsız yapma demişler. Bu çok doğru bir sözdür. Eğer cennet hurmaları tırda değil de devlet kontrolünde bir soğuk hava deposunda tutulsaydı o gün o olay yaşanamayacaktı. Geçmişte patlıcan olayında da benzer sorun yaşandı. Bir ithal patlıcanda ilaç kalıntısı tespit edildi ve ilgili daire sabaha kadar market market gezip, tüm patlıcanları topladı. Ancak evlere gidilemedi, gidilemezdi de, peki ya mideye giden patlıcanlar. Demek ki, mühim olan en başından önlem almaktır. Felaketin sonra telafisi yoktur.”
































