Kamu kaynaklarını kullanırken herkes iki kez düşünmeli.
Kaynaklar sorumsuz bir şekilde kullanılmamalı.
Sorumlu mevkilerde oturanlar, attıkları imzaları atarken hassas davranmalı.
Hukukun dışına çıkmamalı.
Yasal mevzuatın dışına çıkarak bir işe imza atarsa, bunun bedelini kendi cebinden ödeyeceğini bilmeli.
İşin özeti, kimse cevizcinin çuvalından diye düşünerek keyfi işler yapmaya kalkmamalı.
Sistem buna göre yapılandırılmalı.
Yönetim kademelerinde görev yapacaklara, alınan kararlarda yasal mevzuatın dışına çıkmanın bir bedeli olacağı göreve getirildiklerinde iyice bir anlatılmalı.
“Ben yaparım olur” ya da “Bu işler zaten böyle yapılırdı, eski köye yeni adet mi getireceğiz” diyerek, var olan hukuksuzluklara yenilerinin eklenmesi engellenmeli.
Kamuda herkes attığı imzanın sorumluluğunu sonuna kadar taşımalı.
Tası tarağı toplayıp gidenler eğer görev başında bir hukuksuzluk yapmışlarsa bunun bedelini ceplerinden kendileri ödemeli.
Bedeller devlete ödettirilmemeli.
Birileri siyasi ya da kişisel hırslarını tatmin edecek diye fatura devlete kesilmemeli.
Kıt kamu kaynakları bunlar için kullanılmamalı.
Bunları bugün niye mi yazıyorum? Yazıyorum çünkü kamuda ya da kamu kurumlarında her geçen gün hukuk yerini biraz daha keyfiliğe bırakıyor.
“Ben yaparım olur, nasıl olsa hesap soran da yok” yaklaşımı öne çıkıyor.
Böylece zaten sorunlar içerisinde boğuşan kamuda işler daha bir sarpa sarıyor.
İçinden çıkılmaz bir hal alıyor.
Birileri kendi çıkarlarını ya da bazı grupların çıkarlarını koruyup kollayacak diye kamuya zarar verebiliyor.
Günün sonunda da bunun bedelini Kıbrıs Türk halkı ödüyor.
Peki ne yapmalı?
Kamuda sorumluluk sahibi herkes mevzuatın dışında yapılacak her türlü yanlışın bedelini kendisinin bir şekilde ödemek zorunda olacağı konusunda bilinçlendirilmeli.
Yapanın yanına kar kalmayacak bir denetim ve takip mekanizması oluşturulmalı.
Yaptığı yanlışlar somut veriler ile kanıtlanan sorumluların hesap vermesi ve bedel ödemesi sağlanmalı.
Kamu siyasilere değil, halka hizmet eden bir araç haline dönüştürülmeli.
Kuzey Kıbrıs kaynakları kıt bir ülke.
Bu nedenle bu kaynaklar doğru ve halka hizmet götürecek şekilde kullanılmalı.
Keyfiliğe son verecek şekilde seferberlik ilan edilmeli.
Gelinen aşamada bunun başka yolu kalmadı.
Bu diyardan başka bir yere gitmeyeceğimize göre, artık bu deveyi doğru düzgün gütmenin yollarını bulmalıyız.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























