Bu aralar ara ara ‘aynı günde dört kitap birden’ takılıyoruz. Biri gazeteci Yılmaz Özdil’in “İsim-Hayvan-Artist”i, diğeri iktisat profesörü Arthur De Vany’in “İlk İnsan Diyeti”, Uğur Dündar’ın son kitabı “İyi Uykular Sayın Seyirciler”i ve David Corfield’in “Why Do People Get III?”si. Corfield’in kitabının ana fikri ise “Neden hastalanıyoruz?” merkezinde. E neden olmasın? ‘İnsan ömrü Allah’tan ortalama 120 yıl. Sigara içerseniz eksi 20 yıl, kötü beslenme eksi 10 yıl, eksi 10 da tatil almamaya ettimi toplamda 40 yıl! Buna ek olarak da stres ve diğer çervresel hayatları dahil edersek toplamda 60 yıllık’ kaliteli ömrümüz kalmış Allah’ın dediği olur. İşte burada alternatif tıp veya modern tıp yerine ‘alternatif hayat’ devreye girmeli mi? Tabii ki de. Bu fâni dünyadaki en önemli varlığımız sağlığımız. Arkasından da huzur ve yanında da mutluluk geliyor vesselam. Mutluluğun en önemli kriteri ise ‘iş doyumu; Bir başka deyişle işini sevmek’. Hâl böyle olunca elimizin kiri parayı kazanmak için; kaliteli beslenme, dinlenme ve egzersiz şart. Bi’defa un ve şekerden kurtulursak zaten hastalıkların “yüzde 30’unu halledeceyik” diyor uzmanlar. İşlenmiş gıdalar mı? Onlar da dışarı. Doğal yağları zaten zeytin, et ve diğer çiğ kuru yemişlerden alıyoruz. Yanına da doğal proteinleri çaktık mı işlem tamam! Karbonhidratı da ‘az kuru meyve ve bulgurdan’ alırsak tadından yenmez. Bunların yanında da kaliteli uykuyu da asla ihmâl etmeyelim, zira ‘uyku bir törendir’ a dostlar. Son bölümde de yüksek güç verimi için her gün bir saat egzersiz şart. Ne mi yapalım? Canımızın çektiğini yapalım zira robot değiliz ki! Beynimiz var, kalbimiz var; yeter ki ‘hareket’ olsun. O zaman hiç evelemeden ve de gevelemeden nasıl yaşadığın ve neler hissettiğin konusunda gerçeklerle ‘yüzleşmek’ zorundasın değerli okuyucum. E hade ‘yüzleş’ ve hade ‘alternatif hayat’ dahilindeki ortamlara dal. Usta gazeteci Uğur Dündar ilgili kitapta eski patronu Aydın Doğan’ın ağzından bir alıntı yaptı “İyi Uykular Sayın Seyircileri”nde; “Aydın Doğan; “Gazetecilikte bir şey var: Bizim dükkândan ayrılıp, başka dükkâna gidenler, sanki bizim dükkâna küfretme mecburiyetindeymiş gibi!… Hepsi diyemem ama bir kısmı hemen başlıyor. Uğur kesinlikle böyle bir şey yapmadı. O dönemde transfer olduğu Uzanlar etik dışı yayınlar yapmaya başlamışlardı ama o asla bu işlere âlet olmadı ve zorladıkları anda da aldığı transfer ücretini derhal geri iade ederek istifa etti” diyordu bizim adam. Eee, e’eesi gazeteciliğe ilişkin mesleki ahlâk ve sorumluluk konusunda iyi bi’ders verdi medya dünyasına da. Neyse, biz de bugüne kadar çeşitli gazete ve televizyonlarında görev yaptık. Görev yaparken de maddeyi en arka sıraya koyarak, spor bilimlerine ilişkin naçizane bilgilerimizi değerli katılımcı dostlar ve izleyiciyle paylaşmaya çalıştık. Bu sezon yine ilk göz ağrımız BRT’deyiz yine. Her pazar akşamı ‘Futbol Zamanı’ adlı programda özelde futbolu, genelde ise sporumuzu irdeliyoruz mâlum. Sağımda eski Hakemler Derneği Başkanı Abdullah Özsusuzlu, eski Spor Yazarları Derneği Başkanı Mustafa Özsoy ve ortada da Merkez Hakem Kurulu eski başkanı bendeniz var. Moderatörümüz ise sportif bilgi ve görgüsüyle de takdir-e şayan Gökmen Bolkan. İlgi programın perde gerisi yani en önemli kısmında ise gazeteci Çelen Oben var. Her pazar ne mi yapıyoruz? Süper Lig(!)imizle yüzleşiyoruz! Yüzleştikçe de ferahlıyoruz. Maşallah…

Önceki Haber
Sonraki Haber

























