Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

YOLSUZLUK SKANDALLARI PERDE ARKASINDA NELER VAR

Erdoğan Özbalıkçı

Kuzey Kıbrıs’ta sessiz ve derinden önemli şeyler oluyor.  Bu önemli şeyleri, sıradan ve tesadüfen ortaya çıkan eylemler olarak düşünmek  çok saf bir bakış açısı olur.

Yıllardır dokunulamayanlara, sihirli bir el dokunmaya başladı.

Sahte diplomalar, kişi ayrımı yapılmadan aniden gündeme getirildi. Bu sahte diploma olayına karışanların çoğunluğunun halen iktidarda olan en büyük Partiye yakın kişiler olması ilk anda derinlemesine analiz edilmedi.

Şimdi ise ÜST DÜZEY bürokratların karıştığı yolsuzluklar, rüşvetler ve buna ek olarak ortaya konan silahlar acaba neyi hedefliyor.

İktidarda olduğu  SANILAN en büyük Partinin bürokratlarına, Başbakan’ın MÜSTEŞARINA kadar uzanan  bu tutuklamaları, Kuzey Kıbrıs’ta  yapabilecek güç hangisidir? Bu tutuklamaların siyasi bir yönü yok mudur?

Kuzey Kıbrıs’taki gelişmeleri esas olarak yönlendiren güç kimdir?

Üyelerinin büyük bir çoğunluğu tarafından seçilen Parti liderini bir anda etkisiz hale getirip, seçimlerde en az oyu almış olan adayı Başbakan yapabilecek güç hangisidir?

Erhürman’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte, sağ kanat büyük bir yenilgi aldı. Bu yenilginin getirdiği tahribat tamir edileceğine, sağ kanatın gücünü alabildiğine zayıflatacak yolsuzluk, rüşvet alıp verme düğmesine güçlü bir şekilde basıldı.

Başbakan’a en yakın olan Müsteşarının tutuklanması ve birçok yolsuzluk, rüşvet  alıpverme, devlet arazilerinin belirli çevrelere verilmesinde aracılık etme gibi eylemlerle suçlanması BASİT BİR OLAY DEĞİLDİR.

Bu yetmezmiş gibi, Girne İlçe Başkanı Başbakan’a en yakın olan ve ona büyük bir güç veren Fatma Ünal’ın Parti tarafından görevinden alınması ve sahte diplomalar davasında mahkemeye çıkartılması , arı kovanına birinin çomak sokmaya başladığının göstergesidir.

Gerçekte, Kıbrıs konusunda, Erhürman’ınseçilmesiyle birlikte, büyük bir hareketlilik başlamıştır.

Erhürman’ın görüşmelere başlama metodolijisi haklı maddeler içermektedir. Bu da Rum tarafının Uluslararası görüntüsüne darbe vuracak yeni bir siyasettir.

Metodolijide ortaya konan maddeler, BM belgelerinde söz edilen maddelerdir. Hristodulidis’in bu maddelere karşı çıkabilme gücü ve siyaseti yoktur.

Kıbrıs SORUNU, özellikle  ABD’nin APSE nitelendirmesinden sonra , mutlaka büyük bir hareketlilik yaşayacaktır.

Öyle görünüyor ki, etkili bazı güçler, ORTAYA KONACAK YENİ PLANA karşı direnmesi mümkün olan SAĞ GÜÇLERİN KANATLARINI, yolsuzluklar, sahte diplomalar rüşvetler  soruşturmalarıyla iyice kırma stratejisi izlemektedirler.

Kuzey Kıbrıs’ta itibarsızlaştırma,  ÜST DÜZEYDEKİ bürokratların ipliğini pazara çıkarma hamlesi basit bir hamle değil, önümüzdeki sürecin önünde direnmesi mümkün olan güçleri iyice etkisizleştirmeden başka bir şey değildir.

Meşhur sözdür. YAPANA DEĞİL, YAPTIRANA BAKINIZ.