Yol Ortasındaki Elektrik Direkleri Sorunu

17 Mayıs 2018 Perşembe | 15:19
alayköy
Kıbrıs Town Houses

Artık onlar bizden biri. Onlarla karşılaşınca şaşırmıyoruz. Neyden mi bahsediyorum? Tabi ki de Kuzey Kıbrıs’ta yol ortasında duran eğreti elektrik direklerinden bahsediyorum. Kıbrıs’ta yaşayan her araç sürücüsü mutlaka bunlardan biriyle karşılaşmıştır. Peki, neden bu direkler yol ortasında duruyor? Bunun nedeni nedir? Teknik açıdan bunu irdelemeye çalışacağım. Tabi ki ilk önce  enerji hakkında biraz bilgi verelim.

Enerji, hayatımızın her alanında ve her adımımızda karşımıza çıkıyor. Tüm dünyanın üzerinde çalıştığı “Nasıl daha çok verimli-sürdürülebilir kaynaklar yaratırım? Nasıl teknoloji çağına ayak uydurup önümüzdeki 20-30 yıllık enerji ihtiyacını ülkem için sağlarım?” hedefi ile ülkeler çalışmalarını geliştirmeye devam ediyorlar. Aslında kastettiğimiz enerji üretimi basitçe elektrik enerjisi üretimi için yapılıyor. Isınmadan tutunda ulaşıma ve günlük hayatımızda her an yer alan PC’den telefona her şey elektrik enerjisine bağlanmış durumda. Bu bağlamda Nükleer Tesisler, Rüzgar Tribünleri, Güneş Panelleri, Hidro Enerji Santralleri vs. bu enerji ihtiyacının karşılanması için her geçen gün gelişiyor ve sayıları artıyor.

Ada ülkesi olmamızdan kaynaklı bizim de kendi üretimimizi yapmamız gerekiyor. Bu bağlamda yaşanan ilk gelişme şu şekildedir: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde elektrik üretimi ve ülkenin kendi ihtiyacını kendi üretim kaynaklarından karşılamaya başlaması, 24 yıllık bir geçmişe dayanır.

Çatalköy’deki ara sokakdaki bir direk

1994 yılına kadar elektrik ihtiyacının az bir kısmı 1970’lerden kalma, ilkel, motorinle çalışan gaz türbini santrallerden üretilirken, enerji ihtiyacının büyük bir kısmı Güney Kıbrıs’tan karşılanmaktaydı.

1990 yılında Türkiye’nin desteği ile elektrik üretimi için ciddi anlamda adım atıldı ve tamamı Türkiye tarafından karşılanan 125 milyon dolarlık yatırımla günün şartlarına göre çağdaş Buhar Türbini Santralı Teknecik bölgesinde kurulmaya başlandı. Tamamlanan ilk ünite 1995 yılında diğeri ise 1996 yıllarında devreye girdi. Santral, iki üniteden oluşmaktadır ve her ünite 60 Megawatt (MW) olup toplam 120 Megawatt gücündedir. Santrallerde yakıt olarak no:6 akaryakıt (fuel oil) kullanılmaktadır. Buhar Türbini Santralinin devreye girmesiyle Güney Kıbrıs, KKTC’ye verdiği elektriği 1996 yılı Mart ayında tamamen kesti.

Geçen yıllarda Santrala ek üniteler kurularak güçlendirilmeye devam edildi. Böylece kendi enerjimizi üretmeye başladıktan sonra bu sistemin işletilmesi, dağıtımı, kontrolü ve denetlenmesi kendi kurumumuz KIB-TEK tarafından yapılmaya başlandı ve hala daha böyle devam ediyor.

Aşağı bostancı’da tam köşe dönüşünde önünüze çıkan direk

Bizim sorunumuz işte burada başlıyor. Bu elektriğin hanelere, fabrikalara ve iş yerlerine iletimi için ‘Elektrik Direkleri’  kullanılıyor. Bu elektrik direklerinin konumlandırıldıkları yerler doğru mu? Neden elektrik direkleri yolun ortasında kalıyor? Sorularına madde madde cevap vermek istiyorum:

 

  • Direkler ilk yerleştirildikleri zaman aslında yolların ortasında yer almıyorlar. Anayollarda kamulaştırma sınırında, şehir içinde de genelde parsel sınırlarında yer alıyorlar.
  • Zaman içinde gelişen ve büyüyen şehirlerde otomatik olarak nüfus artışı olmaya başlıyor. Bu nüfus artışına bağlı olarak ise Belediyeler yol genişletme çalışmaları yapıyorlar. Bu genişletme çalışmalarında direkler otomatik olarak yol ortasında kalıyor.
  • Yol genişletme çalışması yapılacak yerlerde KIB-TEK ile işbirliği yapılmadığından veya KIB-TEK’in direklerin yerinin değişimi için Belediyelere verdiği yüksek maliyetler nedeni ile direkler yine yol içerisinde kalabiliyor.
  • Sokak aralarında parsel sınırında olan elektrik direkleri vatandaş tarafından gerek bilerek gerekse de fark etmeden bahçe duvarı yapılır iken veya çit gibi duvar unsuru olan şeyler ekilir iken parsel sınırları içerisine alınıyorlar. KIB-TEK buralarda yaptırım gücü olmadığı için bu duvarlar yıkılamıyor veya kaldırılamıyor.
  • Vatandaş tarafından yapılan sınır tecavüzü sonucu Belediyeler de yol genişletmesi için karşı taraftaki parselden yer alıyor ve ortaya bir keşmekeş çıkıyor.

Genel olarak sorunların nasıl oluştuğunu bu şekilde özetleyebilirim. Umarım bu yazım vesile olur da Belediyeler ve KIB-TEK arasında ‘interoperability’ dediğimiz beraber çalışabilme kültürü oluşur. Ayrıca bu soruna yasal bir dayanak oluşturularak maddi kaynak ayrılır.

Tabi ki de çok geç olmadan.

 

Berk Büyükoğlu