Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yok Olup Gideceğiz…

“Kıbrıs Türkünün en önemli günlerinde ve en kritik dönemeçlerde Kıbrıs Türkünün yanında olacağız” diye söz vermiştik.”

Ta ilk çıktığımız günden itibaren.

Ve öncesinde.

Tam da sözümüze denk günlerden geçiyoruz.

Biliyorum bu tespitten bazıları hoşlanmıyor. “Yine mi” diye çemkiriyorlar.

Evet yine.

Yine Kıbrıs sorunu kritik bir aşamadan geçiyor.

Ve Havadis New York zirvesini sizin için izliyor.

Esra Aygın’ın uzmanlığında, her türlü masrafa katlanarak, size New York’tan en taze ve en bilinmedik haberleri sunmak için uğraşıyor.

Ve bu arada mütevazi bir şekilde Havadis TV’yi hayata geçirdik. Sosyal medya üzerinden son haberleri bizden izleyeceksiniz.

Havadis gazetesi, Radyo Havadis, www.havadiskibirs.com ve Havadis’in facebook ile diğer sosyal medya hesaplarından son gelişmeleri anında izleyeceksiniz.

Öyle kendi kısır döngülerimizde tartıştığımız fikirlerin peşinde sürüklenmeyip size en son bilgileri sunacağız.

Bizim işimiz budur.

Gelecek nesillerimizin kaderini etkileyecek olaylar yaşanıyor.

Hani denir ya “sonsuza kadar bu adada hür ve müreffeh yaşamak.” Hedefimizdir.

Bunu ilk diyenler Osmanlı tarafından satılanlardı.

Sonra Cumhuriyet tarafından terk edilenler.

Anavatana rağmen bu adada kalmakta ve neslini bu adada devam etmekte direnenler.

Yanlışı ve doğrusuyla bu toprakları memleket belleyenler.

 

***

 

Emim olunuz ki yine “kaderimiz ne olacak” diye dertlendiğimiz günlerden geçiyoruz.

Halkın iradesi ile göreve gelen cumhurbaşkanına bir görev çizelgesi verdik.

“Haklarımızı, hukukumuzu, kimliğimizi ve geleceğimizi koruyarak müzakere yap” dedik.

Cumhurbaşkanı müzakere yapıyor.

Yani pazarlık.

Kıbrıs’ta ortak bir devlet kurulması ve bu ortak devletin hem Kıbrıslı Türklerin hem de Kıbrıslı Rumların faydasına olması için çalışıyor.

Aksini yaparsa 1960’a benzer.

3 yılda yıkılır.

Şimdi her türlü kısır fikir tartışmalarımızdan ve vazgeçemediğimiz mamalarımızdan arınıp bu süreçte neslimizi koruyacak adımlar atmalıyız.

En doğruya varmak için tartışmalıyız.

Birbirimizi kırıp dökmeden  asgari müştereklerimizi oluşturmalıyız.

Yoksa kaybedeceğiz ve neslimizi bu topraklarda tehlikeye atacağız.

Yani yok olup gideceğiz….