Köşe Yazarları

Yeni yıl hepimize hayırlı ve uğurlu ve söyleyecek sözümüz olsun








Bu yazıyı yeni yılın birinci günü kaleme alırken etrafın sessizliği ve durgunluğu bana nostalji yarattığı gibi sükûnet de düşündürdü..




Her yıl tüm dünyada kutlanan ve yeni yılın olağanüstü bir yenilik ve şans getireceğine veya umutlarını gerçekleştireceğine inanarak milyarlarca insan bir telaş içinde bu geceyi müşterek kutlamakta. Her derdini unutmaya çalışarak çeşitli ortamlarda bulunsa da ‘yeni ümit’ ler ve duygularla insanların farklı beklentilerle de olsa ortak noktada buluştuğu bir gece. Yılda bir defa da olsa yeni dileklerle ‘birleşen’ bir gece.



Tüm ümitlerin yeşereceği yeni bir dönemin adeta sihir bekleyerek kutlanması gibi sanki ve hep birlikte.. Renk ve ırk farkı olmadan bir geceliğine de olsa ..

Keşke insanlar, tüm dünya hırslarından sıyrılarak başka insanları , ülkeleri sömürmek, bölgelere ve dünyaya hakimiyet kurmak için, dünya kuruldu kurulalı birbirini yemese ve insanlık perişan edilmese. Ancak öyle bir dünyada yaşıyoruz ki menfaat ayrılıkları ve/veya menfaat birliktelikleri zaman zaman alevlenen gerginlikler ve savaşlar içinde tükenip giden nesiller olmasa diyoruz da oluyor..

Yeni yıl mutluluklar getirsin diyorum tekrar. Pandemisiz, savaşsız, ve aydınlık gelecekler hem bölgemiz hem tüm dünyamız için olsun.

Yılbaşıları,  bence çocukluk yıllarında yaşanan yılbaşı veya bayramlarda en güzeldir galiba.. Çünkü hem saf hem tasasız, anne baba yanında, yapılan fedakârlıklar oranına göre yeni elbiseler, yeni hediyelerle hayallerin rüyalara girdiği gecelerden sonra sabahları sevinçle uyanılan sabahlar ve kahvaltılar. Mis gibi kızarmış ekmek kokuları. Çörekler, pilavunalar, çeşitli reçeller, süt zamanında yapılan ve tenekelerden, bidonlardan çıkarılarak kızartılan hellimler ve yumurtalarla harmonize edilmiş şekiller, veya renkli yumurtalar..

Bunları yazarken yılbaşlarında Limasol’da çocukluğumun yıllarını hatırlıyorum, kamyonların içinde büyüklü küçüklü çam ağaçları veya büyük dalları ağaç olarak satılır biz de her yıl bir ağaç alarak süslerdik. Geçmiş yıldan kalan süsler ve yeni yıl için aldığımız yeni süsler ve altına paket paket hediyelerimiz sıralanırdı. Aileler kalabalık olarak hep bir araya gelinir, geceye özel herkes kendi tercih ettiği yemekleri yaparak, aile mensuplarından birinin evinde toplanılırdı. Hediye alış verişleri ve sofrada kalabalık neşeli bir gece geçirilirdi. Çocukluk böyle..

O zaman sokaklarda da eğlenceler devam eder, festival havasında sabaha kadar pırıltılı kıyafetlerle, santur dediğimiz mızıkalar ve melodika, mandolin ve akordiyonlarla çocuklar ve gençler şarkılar söyleyerek sokakları doldururdu.

Gecenin muhtelif saatlerinde kapımız çalınır, -yalnız bizim değil sıradan herkesin kapısı- kapıyı açar açmaz yılbaşına özel kıyafetler ve şapkalarla gruplar, ellerinde müzik aletleriyle şarkılar söylemeye başlarlar bitince de bahşişlerini alır ve yılbaşı kutlanarak sofrada olanlardan kapıya gelen misafirlere ağırlanırdı. Genelde Rum ve yabancı çocukları ve gençleri Ayvasili(Noel) kıyafetleriyle bu tür gösterileri yapardı.

Limasolda eğlence yerleri çoktu, özellikle sahil boyunda, sinemalar bölgesinde, Limasolun eğlence yeri olan Baf yolunda ve sonradan Limasol Türk semtinin ortasında açılan Park gazinosunda ve modern Türk Lokantalarında ki hep yabancılar da gelirdi, özellikle İngilizler, eğlence geceleri olurdu.

Daha ziyade gençlik yıllarımıza doğru olan dönemlerde ise aileler her hafta sonu olduğu gibi Yılbaşı gecelerinde de çocuk çolukla kalabalık aile grupları, canlı orkestralı düzenlenen eğlence gecelerine katılırdı..

Bir bakıyorsunuz yıllar geçmiş hayatın sorumluluklarını yüklenmiş yeni nesiller yetiştirmiş yeni nesiller gelmiş farklı bakış açıları farklı değer yargıları. Yeni teknolojik gelişimlerle, dünya ile bütünleşen bir nesil ve düşünce açıları gelişmekte.. Hür düşünce, insanda asırlar önce bile varken bunu daha yaygın yaşamak arzusu gittikçe gelişirken bunu Yöneticilerin ülkesine sağladığı oranda insanların mutlu olması ve ülkesine yararlı olması açısından -başkalarına zararı olmadığı sürece- zaruri olan haktır. İnsan hakkı, hukuk, yaşama hakkı, adalet, her konuda fırsat eşitliği, sosyal adalet bu gün her ülke insanının arzu ettiği bir yaşam arzusudur.

Çünkü iyi yönetilen ülkelerde bunlar geçerlidir ve yürürlüktedir, gelecek kaygıları yoktur ve kendilerinin her türlü haklarının devlet koruması altında hissettikleri için mutludurlar. Yeni nesiller bunu görüyor, ve ulaşmak istiyor. Gençlerimizi başka ülkelere muhtaç etmeyelim.

Girdiğimiz Ocak ayının üçüncü haftasında milletvekilliği seçimleri var. Ümit edelim ki vatandaşlarını mutlu etmek için gayret gösterecek Yönetimler gelsin. Ve kısır dar çekişmelerden vazgeçerek, halka refah getirecek Yeni dünya görüşleri ile bakış açılarını yenilesin.





Başa dön tuşu