En Üst

20 Eylül 2017

Yeni sürece Rum kaynakları ne diyor?

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Kıbrıs’taki en önemli eksiklik, Türklerin Rumlar, Rumların ise Türklerin ne düşündükleriyle ilgili verilere doğru dürüst yaklaşamamalarıdır.

Her iki toplumun düşünce dünyasının, karşı tarafça doğru olarak bilinmemesi, kasıtlı bir uygulama olsa gerek. Bu toz duman arasında da, uzlaşmaz olan taraflar, Kıbrıs sorununu bu haliyle sürmesinde belirleyici oluyorlar.
Kıbrıs Rum kaynaklarının olaya bakışını şöyle özetleyebiliriz.
Annan Planı’na HAYIR diyen Rumların o dönemdeki durum değerlendirmeleriyle, şimdiki durum değerlendirmeleri tamamıyla farklılaştı. Kıbrıs Rumlarının, referandumdan hemen sonraki süreçte, AB’den beklentilerinin hayli yüksek olmasına rağmen, AB’nin kendilerine hiç yardımcı olmaması, üstelik ekonomik yıkımlarını tetikleyen bir rol oynaması, Rumları altüst etti.
Kıbrıs Rumlarının yetkili çevrelerinden dinlediklerim, Kıbrıs’ta GERİYE DÖNÜLMEZ yeni bir sürecin gelmekte olduğunu anlatmaktadır.
Anastasiadis’in seçilmesinden sonra, PERDE GERİSİNDE, çok büyük pazarlıklar olmaktadır.
Kıbrıs sorununda, ABD ve AB’nin Türkiye ile birlikte, son bir denemeye girişeceği, bunun başarısız olması durumunda, faturanın Rumlara yükleneceği, belirli çevrelerce Rum tarafına, kesin bir dille iletildi.
Kıbrıs Türklerine de, çözüm yönünde ilerlenilmemesi durumunda, Türkiye yardımlarının iyice kısılacağı anlatıldı.
Türkiye, hem Kıbrıs Rumlarına, hem de Kıbrıs Türklerine, ikisinin uzlaştığı herhangi bir antlaşmayı kabul edeceğini duyurdu. Ancak tek bir şartla:
Türkiye, GARANTİ VE İTTİFAK ANTLAŞMASI konusunda, her iki toplumun da söz hakkı olmadığını düşünmektedir. İç sorunlarda Rum ve Türklerin belirli bir uzlaşmaya varmasıyla birlikte Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin Garanti ve İttifak sorununu çözeceğini, artık Kıbrıs Rumları da Türkleri de kabul etme noktasına getirildi.
Amerika ve AB, yeni süreçte, Rumları ikna etmek için, Rum tarafına üç noktada KOLAYLIKLAR VE ÇIKARLAR sağlayacağını iletti.
Birincisi, çözüm olması durumunda, Rum tarafına, ekonomisini ayağa kaldırmak için bu yıl, MEMORANDUM’la birlikte verilen 12 milyar Euro’nun BAĞIŞLANACAĞI duyuruldu.
İkincisi, Afrodit parselinde bulunan gazın, sıvılaştırma terminalinde toplanıp, daha sonra teknelerle AB’ye satılmasının ekonomik olmadığı, bunun yerine borularla Türkiye üzerinden AB’ye gönderilebileceği, Amerika’nın bu projenin hayata geçirilmesinde maddi kaynak yaratacağıdır.
Üçüncüsü ise Kıbrıs’ın NATO’ya alınmasında, ABD’nin yardımcı olacağıdır. Kıbrıs sorunu devam ettiği müddetçe, Türkiye’nin AB’ye girişi nasıl hayalse, Rumların da Türkiye’nin vetosunu aşıp, NATO’ya girmesi hayaldir.
Rum KAYNAKLARI’na göre, Türkiye, Kıbrıs Türk görüşmecilerine de, Kıbrıs Türk Dışişleri ve Başbakanı’na da, çözüm yolunda inisiyatif alıp, mutlaka yapıcı rol oynamaları konusunda ciddi uyarılarda bulunmuştur. Bu durum Rum tarafına da özellikle duyurulmuştur.
Rum tarafının ise içinde bulunduğu ekonomik çıkmaz, Rumları da manevrasız kılmıştır.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un, Kıbrıs’ta görüşmelerin başlamasıyla, son altı ay içerisinde çok şeyler olacağı şeklindeki sözleri de dikkate alınmalıdır.
Her iki taraf, büyük ekonomik sorunlarla boğuşurken, Batı yanlısı YENİ AYAR planı tıkır tıkır işlemeye başlamıştır.
Bu YENİ AYAR’ın dişlisine çomak sokabilecek değişik güçler de, ekonomik yıkımla susturulmuştur.
Biz Kıbrıslılara düşen ise şubata kadar, Türk olsun, Rum olsun, tüm kitle örgütleri daha uyanık olmalı, halkı çözüm perspektifi doğrultusunda HAREKET’e yönlendirmelidir.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman