Yeni bir hayat

26 Nisan 2018 Perşembe | 11:04
Erdoğan Özbalıkçı
erdoğan özbalıkçı

Kıbrıs insanı büyük bir kuşatma altındadır.Daha doğru bir deyimle ,kuşatmayı kendisi yaratmakta ve çıkış yolu bulmakta zorlanmaktadır.

       Hayat,  bir nehirdir. Bu nehirde, Heraklitus’un söylediği gibi iki kez yıkanılmaz.

       Hayatın değişkenliğini yakalayıp, iş hayatımızla onun dışında kalan hayatımızı zenginleştirmezsek, hayata bağlanma damarlarımız kesilir.Belli bir yaştan sonra da, kendimizi iyice koyveririz.

       Lefkoşa’ya her gelişimde, aynı iş ortamında yıllarını geçiren, akşamları evine dönen veya rutin bir hayat süren arkadaşlarımın gün be gün çöküşlerini görmek beni gerçekte etkilemektedir.

       Birçok ülkede, aynı işte yıllarca çalışan insanların, belli aralıklarla doğa içerisinde medeniyetten uzak bir zaman aralığını yaşamaları için programlar düzenlenmektedir.

       Bizde ise, tatile giden insanlar, odalarında televizyon olmazsa, oteli tercih etmiyorlar…

       Tatilde, değişik aktiviteler yerine, masaya oturup, yeme içmeyi seçiyorlar.

       Değişik hobiler,insana yaşama sevinci vermekte ve hayatla olan bağları güçlendirmektedir.Kıbrıs insanı genellikle değişik hobilerden enerji depolamayı bilmemekte ve stresli bir hayat içerisinde günlerini geçirmektedirler.

       Av zamanı, tavşanların peşinde koşturma maceraları, cins köpekler yetiştirme veya satın alma da değişik hobiler arasındadır.

       Deniz kenarında, Sokan balıklarının oltaya vurmasını beklemek de, insana huzur verebilir…

       Ancak deniz veya kara avı da bir süre sonra rutin olmaktadır. Üstelik bu hobilerde genellikle erkekler zaman geçirirken, kadınlar unutulmaktadır.

       Kıbrıs insanını, özellikle şehirde yaşayanları yeniden doğaya döndürmenin yolunu bulmalıyız. Doğada yapılacak eylemler, hobiler, doğayla yeniden bütünleşme insanlara daha geniş bakış açıları, yeni çıkış yolları bulmayı da beraberinde getirecektir.

       Kıbrıs sorununun yarattığı bağımlılık ve stres gibi, Kıbrıs insanının mangal keyfi , meyhane alemleri de artık sorgulanması gereken işler arasına girmektedir.

       Mangalı evlerde yakmak yerine, doğada, izin verilen yerlerde, piknikler ve şüphesiz mangal partileri de , insanlarımızı hayata daha fazla bağlayacaktır.

       Şimdi, okuyucularım, dış politikadan, böyle bir yazıya dönüşün sebebini mutlaka düşünmektedirler.

       Birinci sebep, ölüm ilanları köşesinde artık, gencecik insanlarımızın resimlerine daha sık rastlamamızdır.

       İkincisi ise, doğaya dönüş oranında iç enerjimizin ve hayata bağlılığımızın arttığını her gün hissetmemdir.

       Artık, alıştığımız konuların, yaşam tarzının dışına çıkıp, iç enerjimizi arttırmanın yollarını aramalıyız.

       Sevdiklerimizle, arada bir, imkansız görüneni denemenin yollarını bulmalıyız.

       YENİ BİR HAYATI, keşfetmenin yollarını bulmak için, yaşamımızı yeniden sorgulamalıyız.

       Heraklitus..Kıbrıslılar seni bir anlayabilse…