Kuzey Doğu’nun en önemli karşılaşmasındaydık dün; Bi’tarafta beş beraberlik ve de dört galibiyetle namağlup bir formatta ligin en az gol yiyen takımı Yeni Boğaziçi, diğer bi’tarafta ise Süper(!) Ligimizin eski/yeni takımı Gençlerbirliği vardı. Gençlerbirliği’nin dokuz haftalık performansındaysa dört galibiyet, üç mağlubiyet ve iki beraberlik vardı o santra an’ına kadar. Biz de tıpkı Yeni Boğaziçi’nin ateşli tarafta grubu Ultra Aysergi gibi maç öncesine konuşlandık. Sol tarafımızda ise Gençlerbirliği’nin İzzi gibi kelli feelli seyircileri vardı. Mâlum, memlekette av mevsimi halen devam ediyor ya, Federasyon Başkanı Sertoğlu’da bu avcı arkadaşların tüm bölge maçlarını cumartesiye almış durumda. Neyse, günün başarılı ismi Hakan Muhtaroğlu’nun düdüğüyle ilk 15 dakikada maç topu tıpkı bir pinpon topu gibi ha’bire gelgitler yaptı. Yeni Boğaziçi lehine kaçan iki gole karşılık, Gençlerbirliği’nin de direkte patlayan bi’atağı vardı. Sonrası mı? Al gülüm ver gülüm de dostlar alış verişte görür inşallah cinsinden bir devre yaşadık golsüz beraber. E artık ikinci devre Yeni Boğaziçi’nin devresi olacak dedik spor gazetecisi arkadaşlarla. Neden mi? Çünkü Yeni Boğaziçi hem ev sahibi, hem de ligin ikinci yarısında İskele’ye gitme durumları var. E hâl böyle olunca da Yeni Boğaziçi daha da ataklayacak düşüncesi hakimdi bizdenizde. Ama beklenen ataklar 75’nci dakikaya kadar olmadı. Aksine Gençlerbirliği bi’taraftan oyunu soğutma durumları, diğer taraftan da rakip kaleci Ersoy’u sobelemeye başladı. Tabii bu akınlar esnasında bu lige gayet lüks bi’futbolcu olan Ndoye adam eksilterek dikine dikine akınlar başlattı ama Gençlerbirliği’nin diri savunma hattının arkasına sarkamadı. Araya da ikinci yarıda oyuna giren Adem maça vites yükseltti ama yine golsüz eşitlik vardı. Maç tam da bitti derken Gençlerbirliği futbolcusu Şenol iki tane yüzde yüze yakın topu gole çeviremedi. Birincisinde Ersoy başarılıydı, diğerini ise az farkla dışarı vurdu ve maç maalesef golsüz sonuçlandı. Şahsen ev sahibinden İbrahim Gökova, Mehmet Çağakan, Mehmet Çil, Mehmet Barkınay, Adem Ertem ve Ndoye hazretlerini çok beğendim. Gençlerbirliğinden ise Halil Güren, Green, Emeka ve Şenol Şoför’ü beğendim. Sonuç mu? Her iki takım da özellikle ikinci devrede rölanti bi’biçimde yenemezsek yenilmeyelim’i oynadılar. Özetle her iki takım da lig sonunda ilk sekiz’de yer bulacaktır. Demedi demeyin…


























