“Progress” kelimesi artık canlı’daki spor dilimize de girmiş durumda; Türkçe tam karşılığı yok ama meâli özetle “ilerleme ve gelişmedeki hakediş”i ifâde ediyor. Bildik diğer sektörel süreçlerde olduğu gibi spordaki tepe yönetimi de; önce konuyu planlar, sonra onu örgütleyip yönetmeye başlar. E süreç esnasında da koordinasyonu sağlayıp, planlanan hedefe ulaşmaya çalışır. İşte, amaca ulaşmadaki en önemli unusur da mâlum tepe yönetimidir biz’ce. Toplamda 11 şampiyonlukla NBA tarihinin en çok şampiyonluk yaşayan efsane koç Phil Jackson bir demecinde; “Gerçek şampiyonlar yönetimlerdir” demişti. Usta haklı, sporcuyu da, teknik heyeti de başarıya güdüleyen tepe yönetimidir; Mâlum, geçen hafta işbu sürecin tümünün aynısının tıpkısını Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) merkezinde yaşadık. Az buz değil, kadın basketbol takımımız artık gelecek sezon ‘endüstriyel basketbol’un bir üyesi olarak Türkiye Kadınlar Basketbol 1’nci ligi’nde rakiplerine meydan okuyacak. E bu başarı bir tesadüf müdür? Asla! Geçen akşam terfi final maçına canlı şahitlik eden basketbol yazarı sevgili Tonguç Kotak dostum duygu ve düşüncelerini bizlere aktarırken, hafızamız bizi taa ‘kuruluş’a götürdü; 1988 öncesi Lefkoşa’dan Dikmen’e giderken soldaki çorak araziye Koçero Tepeleri denirdi. Daha çok avcıların ve çobanların merkeziydi. O tepelerde özellkle tilkiler, keklikler ve de tavşanlar cirit atar; meraklıları da ayrelli ve de mantar toplamaya giderdi. İşte, o bölgede artık sosyal fayda ve de hizmet sağlayan ve de uluslarüstü kurumlar nezdinde haklı ödüllere doymayan bir kamu üniversitesi var artık; Yakın Doğu Üniversitesi için az önce “Kamu üniversitesi” dedik zira 20 yıldır bu ailenin ferdi olan bendenizin, kurum içerisinde “özel sektöre”e ilişkin esnek olmayan ve de keskin ekonomik yaptırımlarını veya “vakıf”a ilişkin hantal ve de objektif olmayan bir siyasi yapılanmayı ne gördük, ne de hissettik. İşte sırf bu yüzden kurumun dokusunu târif ederken her daim “Yakın doğu Üniversitesi bir kamu üniveristesidir” deriz hep. Bu kurum tüm tesisleri ve de kaliteli insan kaynağıyla Kıbrıs Türk Toplumu’nun sosyal fayda, sağlık ve de eğitimine servis edildiği apaçık ortada. E bu merkezde de üniversitenin spordaki ilk gözağrısıydı basketbol takımımız. Bu takım temsilyeti ile üniversitemiz Türkiye’nin birçok ilinde, çok etkili ve de verimli bir biçimde kendi vizyonunu hedef kitleye tanıttı. İşte bu vizyonda bugünkü Türkiye Kadınlar Basketbol 1. Ligi de vardı ve sonunda hedefe ulaşıldı. 25 yıl boyunca basketbola yapılan yatırımlar sayesinde şimdilerde özelde YDÜ camiası ve basketbol severler, geneldeyse tüm ada halkı bu haklı gururu yaşıyor. Kıbrıs Türk Toplumu açısında Kıbrs Türk Cemaat Meclisi binasında kurulan dersaneden, bugünkü yerleşkesinde yatay ve de dikey büyümenin uluslar üstü büyüme, gelişim ve de dönüşümünün en güzel emsâlini yaşıyoruz. YDÜ Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel hocamızın “Ada’lı olup da, kıtalı gibi yaşamak” bu olsa gerek. YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Doç. Dr. İrfan Suat Günsel nezdinde de tüm çalışanlarıyla üç kuşaktır bu esere ilişkin gururu hisseden ve de bu gururla dönüşüme katkı koyanlara çok teşekkürler ve de bin selam olsun. Sonuçta basketbola yapılan yatırımlar “hakediş”in diğer bir adı oldu. Bir kez daha kutlarız. Haa, bu arada gelecek sezon Galatasaray Odeabank, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Abdullah Gül Üniversitesi gibi Türkiye Kadınlar Basketbol 1’nci Ligi’nin üst düzey performanslarını ağırlayacağız. Biz orda olacağız, sizi de bekleriz…

Önceki Haber
Sonraki Haber

























