Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yannis Sava Liasis’i kim öldürdü?

Sokakta, kendi halinde yürüyen, bastonuna dayanarak sizle sohbet eden veya tarlasında çalışan insanların hangi trajedinin parçaları olduğunu bilemezsiniz.
Sipahi’li Savi de, köye her gelen Rum’un Türk’ün veya Birleşmiş Milletlere mensup  kişilerin mutlaka uğradığı bir insan. Her zaman güler yüzlü ve her zaman yardımsever yapısıyla, herkesin takdirini toplamış, 3-4 yabancı dil konuşmasıyla, her gelene yol göstermiş bir bilge adam.
Savi’nin güler yüzünün ve herkese yardım eden yapısının ardında, içi acılarla dolu bir adam var.
Sipahi’de, çok eski ve alabildiğine büyük bir evde yaşayan Savi’nin giriş salonunda, size güle ryüzle bakan genç bir adam resmi görebilirsiniz.
Savi’nin evine ilk gidişimde, kim bu güler yüzlü resim dediğimde, bir trajedinin de hikayesini dinlemiştim.
Yannis, liseyi bitirdikten sonra, bir yıl da askerlik görevini yapar. Sonra, Yunanistan’a,  Ekonomi eğitimi almaya gider.
1974 yazında tatil için ada’ya döner.
Yunanistan’da askeri Cunta yönetimi ile Kıbrıs’ta, Makarios önderliğindeki Rum liderliğinin arası açıktır. Makariyos, Yunanistan’da Cunta karşıtlarını, maddi ve manevi alanda desteklemektedir. Yunanistan’ın devrik kralı Konstantin’in tekrar göreve gelmesi için, her alanda mücadele etmektedir.
Makariyos ayrıca, Üçüncü Dünya olarak da bilinen BAĞLANTISIZ ÜLKELER bloğunun da saygın üyelerinden biridir.
Kıbrıs’ta içinde AKEL’in de yer aldığı bir Cephe’nin lideridir de.
Makarios’un bu yapısı, Kıbrıs’ı sık sık Amerikan Politikalarının karşısına çıkartmaktadır. Amerika ve Yunanistan’daki belli çevreler, Makarios’a KIZIL PAPAZ da demektedirler.
Makarios’un komünistler ve Amerikan karşıtlarıyla olan iyi ilişkilerinden dolayı, Amerika’nın o günkü yöneticileri ve özellikle Dışişleri Bakanı Henri Kissinger, Kıbrıs’ın böyle giderse, Akdeniz’in Kübası olabileceğinden ciddi ciddi kaygılanmaktadır.
15 TEMMUZ 1974’te, Kıbrıs’taki faşist güçler ve Kıbrıs’taki Yunanistan alayı,  öldürmek amacıyla, Başkanlık Sarayına saldırır. Aynı anda, Makarios’çu veya komünist olarak bilinen insanların evlerine ve işyerlerine saldırılar belli bir plan dahilinde başlar.
“15-20 Temmuz 1974 Rumlar arasındaki iç savaşta, üç bine yakın insan’ın öldürüldüğü veya kayıp olduğu hakkında, Rum arkadaşlardan çeşitli söylemleri sık sık duymuştum.
Yannnis Savas Liasis de 19 Temmuz günü, diğer arkadaşlarıyla birlikte cephe’ye gönderilir. Bu tarihi, kendisiyle birlikte cepheye çağrılan bir Rum arkadaştan edindim. Bu kesindir.
19 Temmuz 1974’ten sonra, Yannagis için söylenenler bir kurgu veya  söylenceden başka birşey değildir.
2014’te Yannagis Savas Liasis, küçük bir taputta bulunan kemikleriyle birlikte, doğduğu köy olan Sipahi/Ay Triadas/ köyüne getirilir.
  Babası, annesi ,kızkardeşi ve yeğenlerinin acıları ve karmaşık duyguları arasında, dini törenle doğduğu köye gömülür.
  Yannagis’in gömülmesi sırasında, Kız kardeşi Dulla’nın çarpıcı konuşması birçok yerde yankılanacağına, Yannagis”in ölümünü kullanarak, onu bir kahraman haline dönüştürecek yayınlar yapanlar, Kıbrıs halkına sadece zarar vermektedirler.
Dulla’ sevgili kardeşinin ölümünü yaratan koşulların, yeniden oluşmaması için, kardeşinin bir SEMBOL ACI olmasını, Türk ve Rumlar arasındaki düşmanlık kışkırtıcılarına fırsat verilmemesini dilerken, Bilge Savi’nin genlerini taşıdığını herkese göstermiştir.
Yannagis’in toprağa verilişinde, sıradan Rum halkının yanısıra, Savi’yi ve ailesini seven çok sayıda Türk’ün de bulunması, çok çarpıcı ve öğreticiydi.
Yannagis’i Rum Kurşunları mı, Türk kurşunları mı öldürdü. Bunu tartışma konusu yapanlar, Kıbrıslıların tümüne ihanet etmektedirler.
Yannagis, bazı Rum yazarların ve politikacıların yapmak istedikleri gibi, bir kahraman değil, sıradan Kıbrıslıların uğradıkları haksızlıkları, ölümleri acıları sembolize eden ortak acımızdır.