Köşe Yazarları

Yanlış olsa bile, senden ise, sahip çık da tamamdır







Havadis Gazetesi, ardı ardına gelen ölümlerin ardından, iki hafta sonu üst üste ölümleri manşetine taşıdı.




Sağlıkta örgütlü Hemşireler ve Ebeler Sendikası Başkanı Oğuz Köse…
Manşetler nedeniyle rahatsız…
“Hemşireleri hedef alıyorsunuz” diye bir önyargıya vardı.
Sonra da, “Ahmet Gülle’yi sevmediniz gazete olarak. Bu nedenle uzun süredir sağlık alanında haber yapmayan Havadis Gazetesi olarak bakanı hedef alıyorsunuz” dedi.
Hızını alamayan Köse, Havadis Gazetesi’nin rakibi konumundaki bir başka gazeteyi kastederek, “Bu gazeteye paralı ilan vereceğim, Havadis’in yayımlarının maksatlı olduğunu kamuoyuna duyuracağım” dedi…
Tüm bunları neden söyledi?
Havadis Gazetesi’nin sağlık sistemine yönelik eleştirileri için.



Kırk Derviş’iz, birbirimizi bilmişiz
Sağlık sorunum olduğu zaman, tercihim devlet hastanesidir.
Ameliyatlarımın tümünü de burada oldum.
Babamı da basit bir anjiyo ameliyatında Devlet Hastanesi’nde kaybettim.
Annem, solunum yolu ile yaşadığı sıkıntıya İngiltere’de çare bulamadı ama, Hasan Adataş kontrolünde, devlet hastanesinde iyi oldu.
Çok şükür, sağlık personeli ile ilgili bir yargıya varmam için Hemşireler ve Ebeler Birliği Sendikası’nın aracılık etmesine gerek yoktur.
Tıp-İş’in de…
Tabipler Birliği’nin de…
Hepimiz, birbirimizi iyi tanıyoruz…

Mesleğe sahip çıkma adına
Oğuz Köse’yi anlıyorum.
Başında bulunduğu örgütün, üyelerini korumak istiyor.
İşte, ülke olarak, yaşadığımız en kötü alışkanlıklardan biri de budur.
“Yanlış olsa bile, senden ise, sahip çık…”
Peki bu anlayış ne kadar doğru?
Yüzlerce hemşire ve ebenin, hata yapmadan çalışıyor olması ne kadar doğal?
Ne kadar mümkün?
Oğuz Köse, meslektaşlarına sahip çıkma adına, sağlık sistemini “sağlıklı tartışma” zeminin önüne geçtiğinin farkında değildir.
Mesleğinize de…
Meslektaşlarınıza da sahip çıkmanız doğaldır.
Ama “meslektaşlarınıza sahip çıkma” adına, meslektaşlarınızın yanlışlarını görmezden gelirseniz, o zaman işin rengi değişir.

Bırak, tartışalım
Sağlık sektöründe ciddi sorunlar vardır.
Sorun da yapısaldır.
Bu yapısal sorunlar düzelmeden, hemşire ve ebelerin sistem içerisinde “full motivasyon” ile çalışması doğal değildir.
Sistem düzelecek ki, hizmetler de kusursuz olacak.
Bence esas tartışmamız gereken budur.
Köse bana kızabilir…
Başaran Düzgün’e kızabilir…
Haberi yapan arkadaşlarımız Duygu ve Nadire’ye de kızabilir.
Havadis’e kızabilir…
Boykot da yapabilir, örgütleyebilir…
Peki bu, sağlıkta yapılan ihmal ve hataları önler mi?
Hepimize yakışan, “doğruya sahip çıkma” becerisini gösterebilmektir.
Aksi, yanlışa sahip çıkmaktır.

Zafer mi?
Mağusa Devlet Hastanesi’nde, bir hemşireye soruşturma açılması sonrasında başlayan fırtına, başhekim vekilinin görevden istifası ile son buldu.
Kim kazandı?
Bu olay bile, sadece hemşirelerin değil…
Doktorların dahi hangi şartlarda çalıştığını anlayabilmemiz için bir fırsat…
Ama biz ne yapıyoruz…
“Üyelerin korunması adına, doğru ve yanlışın ortaya çıkmasına engel oluyoruz…”
Oğuz Köse bir daha düşünmelidir…
Başkalarından farklı olmak istiyorsak…
“Doğruya sahip” çıkmak…
“Kötü ve yanlış” olanla da mücadele etmek zorundayız…
Bir Azeri öyküsüdür:
“Altını demir ile döverler ses çıkmaz ama demiri demir ile döverler niye bu kadar çok ses çıkar?”
Demir yanıt vermiş:
“Çünkü beni özüm döver…”
Kıssadan hisse:
“Kendi mesleğinize zarar verecek olan da meslekte olup da görevini kötü yapanlardır…”
Bırakın da haklı ile haksız ortaya çıksın…

***
Meclis kürsüsünde… Başkan koltuğunda
İskele Milletvekili Hüseyin Avkıran Alanlı, belli ki parlamentoya turistik geziler düzenlemeye başladı.
Bu “sosyal” gezileri de sosyal medyada paylaşmayı da adet haline getirdi.
Dün, iki fotoğraf paylaştı.
Yakup amca…
Önce Meclis kürsüsünde…
Sonra başkanlık makamında…
Belli ki artık Meclis tamamen halkın oldu.
Sibel Siber kapılarını halka açtı Meclis’in!
Artık her isteyen kürsüye çıkabilecek…
Başkanlık makamına oturabilecek.
Yeter ki meclise girmenin bir yolunu bulsun…
Düşündürücü bir durum…

***









Başa dön tuşu