“Müslüman Gazilerim ve Tanrı’nın birliğine inanan erlerimle, ada üzerine hareket ederek yola çıkmaya kesinlikle karar verdim; umarım ki, başlangıcı Tanrı lutfu ile hayırlı ve mutlu ola, sonu daha nice güzel fetihlere imkân sağlaya! Taraf-ı Şahanemden doğru yolu göstermek üzere gönderilen bu mektup ile, Yüksek Makamımız Çavuşlarından ………. gerektir ki Kıbrıs adası, dostluk…….. ve gönül rızası ile bize teslim edilirse, ahalisinden adadan ayrılmak isteyenler, malları ve giyecekleriyle birlikte, emin, sağ ve salim çıkıp giderler. Adada kalmak isteyenlerin ise, emin olarak himayemiz altında korkusuzca yaşayabilmelerine dair…….. sizlere Padişah Ahdi veririm… [Bu gibiler] adada selametle istedikleri yerlere gidip gelebilirler ve halkınız hiç üzüntüye kapılmayıp, aramızdaki barış ve iyi niyet………… Müslüman Gaziler ve kapum kullarının tümü ile ……….. [oraya] hareket edip yola çıkmaya kesinlikle karar verdim Tanrının lutfu keremi ile…..” (Venedik Devlet Arşivindeki KIBRIS İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİR BELGE /Cevad Memduh ALTAR /Meydan dergisi, Aralık 1980, Sayı: 588-70)
…
Yukarıdaki satırlar II. Selim’in 1569 yılında Venedik Cumhuriyeti’ne gönderdiği mektuptur.
Mektup bir metre boynunda 50 cm genişliğindeydi.
…
Kıbrıs’ın fethi bu mektuptan sonra start almıştı.
Noktalama işaretleri okunamayan yerlerdir ancak anlaşılmayan bir şey yok.
II. Selim Kıbrıs’a çıkacağını söylüyor ve Kıbrıs’ın gönül rızası ile verilmesini istiyor.
Verilmezse zaten Müslüman gaziler ve Tanrının erleri adayı zorla alacaktı.
…
Sonuç zorla olduğuna göre, o dönem Venedik gönül rızası ile meseleyi halletme yolunu tercih etmemişti.
Yamukluk yapmıştı.
…
Demek, o dönemlerde de bir fetih yapılacaksa, taraflara önceden bildirilirdi.
…
1974’te de olmuştu.
Ecevit garantör devletlerle iletişim kurmuş ve gereğinin birlikte yapılmasını istemişti.
Gereği birlikte yapılmayınca, zorla ve tek başına olmuştu.
…
Kıbrıs’ta kırk yıldır çözüm bulunamayınca,
Konu garantör haklarından çıkıp giderek fetihçi bir anlayışa yerleşti.
Zaten inkar da etmiyorlar.
…
Burhan Kuzu ne diyor?
Yamukluk yapma,
Haddini bil,
Sen kimsin diyor?
…
Karşısında Venedikli mi, Türk mü olduğu önemli değildir.
Önemli olan yamukluk yapılıyor mu, yapılmıyor mu?
…
Belli ki Venedikliler de yamukluk yapmışlardı.
Osmanlı da “Sen kimsin” demişti.
…
Kısaca,
Kim yamukluk yaparsa,
Zihniyet kendisini gösteriyor.
Bu da “Yurtta sulh cihanda sulh” prensibine bağlı Türkiye’ye yakışmıyor.
…
Neyse ki Türkiye sadece AKP değildir…
































