Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ya provokatör, ya kukla

Rum sözcü Nikos Hristodulidis, “masadaki şahin” benzetmesine hep kızar…

Bir keresinde, “Masada Anastasiadis’in atmak istediği adımlara, Mavroyannis ile birlikte, Hristodulidis engel oluyor” demiştim.

Rumca’da, “Boşa kürek çeken, kendini tatmin eden” anlamında sık sık kullanılan bir benzetme yapmıştı bana.

Bir Rum gazeteci aracılığı ile haber yollamış, “Malagas re bu” demişti. Ki bu kelime, zaman zaman daha pis bir anlam için de kullanılabilir.

Nerden girdik bu konuya…?

Ne alaka şimdi Hristodulidis?

Çünkü, durdu durdu, gene gündem oldu.

Aylar sonra bir kez daha beni doğruladı.

Liderler aylar sonra bir araya gelmişken…

İki lider susmuşken devreye girdi…

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı hedef aldı.

“Uzlaşmaz” dedi…

“ENOSIS’i bahane ederek masaya gelmiyor” dedi…

“Güven yaratıcı önlemler konusunda adım atılmasını engelliyor” dedi…

“Enosis görüşmelerin kesintiye uğraması için engel değil” dedi…

Dedi de dedi…

Çünkü, Hristodulidis sanıyor ki, Kıbrıslı Türkleri anlamadan, çözüme ulaşacak.

Sanıyor ki, Rum basını aracılığı ile Kıbrıs Türk halkına mesaj verecek…

Yemiyor işte Kıbrıs Türkü…

Aksine durum daha da kötü oluyor.

 

“Güvenlik” endişesi arttı

Annan Planı’ndan bu güne, Türkiye’nin garantörlüğü ile ilgili inşa edilen bir yol var.

Kıbrıslı Türkler, garantiler konusunda farklı şeyler tartışmaya başladılar.

Güven Yaratıcı önlemler konusunda hiçbir adım atılmamasına rağmen, “Türkiye’nin askeri varlığını tartışmaya hazır olduklarını” belirttiler.

Bırakın Kıbrıslı Türkleri, o çok eleştirilen AK Parti dahi, bunu tartışmaya, yeni bir yol bulmaya hazır olduğunu söyledi.

Nereye kadar?

ELAM’ın kuyruğuna takılan DISI vekillerinin, “ENOSIS’i kutsayan” kararlarına kadar…

Bu karar alınınca, güvenlik endişeleri de arttı.

“Rum hiç değişmedi” ile başlayan cümleler kuruldu…

İnsanlar “güvenlik” konusunu yeniden tartışmaya başladılar.

Bunu görmemek, anlamamak gerçekten “iyi niyet” olamaz.

Hristodulidis bunu göremedi.

O karar orada durduğu sürece, Akıncı ne yaparsa yapsın, Kıbrıslı Türklerin güvenlik endişesi hep sürecek.

 

Neden acaba?

Nasıl açıklanabilir?

Liderler “konuşmama” konusunda uzlaştı.

Açıklama yapmadı…

Ama Rum sözcü, “ENOSIS kararını” yeniden gündeme getiriyor.

Üstelik de, “güven” noktasındaki Kıbrıslı Türklerin hassasiyetlerini de hiçe sayarak.

Bu konudaki, tüm konuşulanları hiçe sayarak…

“Bu karar masanın toplanmasına engel değil” diyor…

Bu kararı “sana göre bana göre” değerlendirmiyorum ben.

Hristodulidis ile aynı görüşte olanlar olabilir…

“Akıncı otursun işte, ne var” da diyebilir.

Ki ben,  bu konuda Akjıncı’nın “defa defa açıklama yapmasından” bayan ve eleştiri yapan bir gazeteciyim.

Akıncı’ya “o tepkiyi” gösterirken, Hristodulidis ve Anastasiadis’in oyununu görmezden gelebilir miyim?

Biz…

Hepimiz Kıbrıs konusunda “adil” bakış açısı geliştiremediğimiz sürece…

Ya “hep Akıncı haklıdır…”

Ya da “hep Rum tarafı haklıdır” gibi bir bakış açısında ısrar ettiğimiz sürece, “çözüm karşıtı” da olsak, “çözüm destekçisi” de olsak…

Sürece bir desteğimi olmaz…

 

Bir açıklaması olmalı

Liderler susarken, “sözcü Hristodulidis’in feveran” etmesinin bir anlamı olmalı.

Bir açıklaması olmalı.

Aksi…

Ya piyondur Rum sözcü…

Ya da provokatör…

Bu çabaların, “çözüm istemek” ya da “bu adayı sevmekle” alakası yoktur…