Röportaj

Vehbi: Ayrıcalıklar ortadan kaldırılmalı…

Devletin özel üniversitelere mesafeli, vakıf ve Türkiye merkezli kampüsleşen üniversitelere ise “ayrıcalıklı” davrandığını söyleyen Asım Vehbi, yükseköğrenimin bir devlet politikası olması gerektiğini söyledi

Asım Vehbi, özel, vakıf ve Türkiye’den gelen üniversiteler kategorisinde eşit haklardan yaralanamamanın en büyük sıkıntı olduğuna dikkat çekerek “Çok ciddi sıkıntılar yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Esas eksikliğimiz devlet ve hükümet politikasının olmamasıdır” dedi

 30’uncu yılımıza gelirken, geldiğimiz nokta bizim için çok değerli. En çok tercih edilen üniversite olmaya çok yaklaştık, geçen yıl ikinci en çok tercih edilen üniversite olmuştuk, bu yıl da 4 yıllık programlarda en çok tercih edilen üniversite olduk

Baykan Gürses Özdağ

Girne Amerika Üniversitesi CEO’su, Yöneticiler Kurulu Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Asım Vehbi yükseköğretimde GAÜ’nün vizyonu, hedefleri ve bundan sonraki projelerini anlattı.
Asım Vehbi, bugüne kadar stratejik planlama ile ortaya koydukları hedeflerde önemli bir kazanım elde ettiklerine dikkat çekerek, GAÜ’nün sadece Kuzey Kıbrıs’ta değil bölgede de önemli bir yere sahip konuma ulaştığının altını çizdi.
“Bulunduğumuz noktanın sebebi, doğru stratejik planlamadır” diyen Vehbi, bunda esas olanın ise uluslararalılaşma olduğuna vurgu yaptı.
Vehbi, gelinen aşamayı şöyle değerlendirdi:
“30. yılımıza gelirken, geldiğimiz nokta bizim için çok değerli. En çok tercih edilen üniversite olmaya çok yaklaştık, geçen yıl ikinci en çok tercih edilen üniversite olmuştuk, bu yıl da 4 yıllık programlarda en çok tercih edilen üniversite olduk. Tüme bakacaksak da, 2 ve 4 yıllık bölümlerde çok az bir farkla ikinci olduk.
İki yıl üst üste tekrarladığı, bizim hesaplarımıza, projemize göre bunun devam edeceğini varsayarsak Girne Amerikan Üniversitesi gelecek 3-4 yıl içinde 15 bin sayısına ulaşacak. Öğrenci sayısı olarak da adadaki sayı olarak büyük üniversiteler içinde yerini alacak, buna süratle yaklaşıyoruz. Bizim için çok önemli bir aşamadayız.
Bir kere, fakülte ve bölüm sayımız, enstitülerdeki bölümlerdeki sayılarımıza baktığımızda diğer iki üniversitenin yarısı kadar olduğunu görebilirsiniz. GAÜ’de Tıp Fakültesi yoktur, Veterinerlik, Eczacılık yoktur, yani şu anda gözde olan sağlık alanındaki birçok fakülte yoktur. İlahiyat Fakültesi yoktur. Baktığımızda diğer üniversitelerde daha çok bu alanlarda öğrenci alıyorlar…
GAÜ’nün başarısı diğer üniversitelerde de olan bölümlerde yatır. Buna bakmak lazım. Örneğin İşletme veya Denizcilik Bölümüne baktığınızda,  kesinlikle büyük bir farkla GAÜ birinci sırada olmuştur. Bizim için anlamlı olan budur. Bizde olan bölümlerde ada içinde birinci geldik. Bizde olmayan bazı bölümler için, bizim 8 fakültemiz varken, söz konusu rakip üniversitelerin 13-14 fakültesi var, ancak buna rağmen o sayıda eşit sayıda öğrenci almak, ya da fazlasını almak son derece anlamlıdır.”

“Bizi diğer üniversitelerden ayıran uluslararalılaşma oldu”
GAÜ’nün 4 yıllık fakültelerinin tercihlerde ilk sırada yer almasının etkenlerini aktaran Asım Vehbi, gelişmeleri şöyle özetledi:
“Bulunduğumuz noktanın sebebi, doğru stratejik planlamadır. GAÜ hiçbir üniversitede ve belki de adada hiçbir üniversitenin yokken, biz 10 yıllık stratejik planlarımızı yapıyor, kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bundan sonra paylaşıp paylaşmamayı da tartışıyoruz, çünkü bu paylaşımlar bazılarına vizyon ve ufuk da açıyor.
GAÜ’nün stratejik planı içinde iki önemli bölge var. Birincisi Uluslararalılaşmaydı. Geçtiğimiz dönemde yapılan stratejik planımız buydu. Biz, uluslararalılaşmayı en önemli projelerimizden birisi olarak gördük ve bu konuda somut ve önemli adımlar attık, ciddi yatırımlar yaptık. Tüm üniversitelerde standart gibi kalan 2’li anlaşmalar iken, GAÜ’nün 150’den fazla üniversite ile 2’li anlaşmaları oldu. Bunları artırdık, daha işlevsel hale getirdik. Ancak bunların çok büyük sayılara hitap etmediğini gördük.
Örneğin İngiltere’de bir üniversite ile öğrenci değişimi anlaşması yaparsınız, bir dönemliğine iki öğrenci faydalanabilir mesela. Faydalanırken de anlaşmaya göre bazısında rakam farkı olmaz ama bazısında öğrenci o üniversitenin fiyatını ödemek zorunda kalır.
Alacağı dersler, bizimle uyumlu muydu değil miydi gibi sorunlar ortaya çıkar. GAÜ bu tür sıkıntıları aşmak için bir önceki stratejisinde yurtdışındaki kampuslarını projelendirdi. Bana göre bizim için fark yaratan nokta bu oldu. Önce İngiltere’den Canterbury’den başladık, buradaki kampusümüzle, arkasından Singapur ve Amerika Birleşik Devletleri geldi.
Bu bize, bizi tercih eden ve kazanan öğrencilere şu sloganla Türkiye’de proje üretiyoruz “Kıbrıs’ı kazan, İngiltere, Singapur ya da ABD’de oku” … Öğrenci Kıbrıs’ı kazanıyor, ailesinden sadece bir saatlik bir uçuş mesafesinde çok da farklı kültürü olmayan bir ülkeye geliyor, ancak buraya gelirken, istediği zaman bir ya da iki dönemini bu bizim İngiltere, Singapur veya ABD’deki Kampuslarımızda geçirebiliyor.
Ekstra bir ücret ödemeden, burada ne ödüyorsa aynı ücreti ödeyerek, ama oraların kültürünü yaşıyor, diline katkı yapıyor. Bu bizi sadece ülkede değil bölgede de öne çıkarıyor.”

“GAÜ için ikinci önemli tez öğrenci ve veli memnuniyetidir…”
GAÜ için ikinci önemli tez ve projenin öğrenci ve veli memnuniyeti olduğunu ifade eden Asım Vehbi, “GAÜ bu konuda da gerekli saptamaları yapmış, öğrenci problemleri ile ilgilenmiş, diyaloğu hep ön planda tutmuştur” dedi
Öğrenci sorunlarını büyümeden çözdüklerini belirten Vehbi, sözlerine şöyle devam etti:
“Zaten, GAÜ, fiziki olarak bana göre bölgenin en güzel kampüslerinden biridir. Arkamızda Beşparmak Dağları, önümüzde Akdeniz… Modern binalar ve her türlü hizmeti öğrencilere sunan bir sistem yaratıldı. GAÜ’nün sosyal medya ve internet kullanımı, teknolojik gelişmeleri olsun, iddia ediyorum ki sadece adada değil bölgede de altyapısı en ileri noktadadır.
Öğrenci memnuniyeti sadece bununla kalmıyor, her türlü ihtiyaçları burada karşılanıyor. Girne kenti de hem coğrafik olarak yaşanılabilir güzel bir yerdir,  hem de Girne halkı öğrencinin anlamı ve tanımını çok iyi anlamıştır.
GAÜ burada hırslı davranmıyor, 10 bine yakın öğrencimiz oldu bu yıl, önümüzdeki 5 yıl içinde 15 bin öğrenciyi hedefliyoruz. Ama GAÜ’nün sadece 1200-1300 yatak kapasiteli yurtları var. O da yeni gelen öğrencilere, aileler daha güvenli baktığı için… Bizim yurtlarımız dolu, geriye kalan 8 bin öğrencimiz başta Girne olmak üzere adada yaşıyor. Bu ada ekonomisine çok ciddi bir katkı demektir. Öğrenciler, her ne kadar ücretsiz servislerimizi kullansa da, taksi harcamasından market harcamasına, her türlü harcamasını 300 günlük turist gibi ada içinde yapıyor.
Biz bunu değiştirmeyi düşünmüyoruz, ‘2 bin kapasiteli yurt yapalım, tüm öğrenciler bizimle olsun’ demiyoruz. Biz Girne halkını kucaklıyoruz, Girne halkı ile işbirliği içinde bu sistemden memnunuz. GAÜ, bölgede ekonomik katkı sağlıyor. Bence bu çok önemli.”

“Yükseköğrenim bir devlet politikası olmalı”
Özel üniversitelerin devlet desteğinden yoksun olmasının ne gibi sıkıntılar yarattığını sorduğumuz Asım Vehbi, yükseköğrenimin bir devlet politikası olması gerektiğine dikkat çekti.
Asım Vehbi, özel, vakıf ve Türkiye’den gelen üniversiteler kategorisinde eşit haklardan yaralanamamanın en büyük sıkıntı olduğuna dikkat çekerek “Çok ciddi sıkıntılar yaşadık, yaşamaya da devam ediyoruz. Esas eksikliğimiz Devlet ve Hükümet politikasının olmamasıdır. Yükseköğrenim bir devlet politikası olmalı. En büyük sıkıntımız şudur, ülkemizde üniversiteler konusunda 3 ayrı kategori oluştu. Özel, vakıf ve Türkiye’den Kampus olarak gelen üniversiteler var.
Yasal düzenlemelere, pratik ve teorik düzenlemelere baktığımıza ciddi şekilde bu gruplara farklı bir uygulama var. En büyük sıkıntı budur. En imtiyazlı olan grup Türkiye’den gelen ve kampüs açan üniversitelerdir. Onlara neredeyse kendi kararları ile arazi istimlak etme yetkisine kadar yetkiler verilmiştir.
İkinci grup olan vakıf üniversiteleri hem KKTC Devleti’nden hem de TC Yardım Heyeti’nden ciddi hibeler ve krediler kullanabiliyor, çoğu zaman cari bütçelerine ödenekler aktarılabiliyor. Üçüncü grup sadece belli başlı gümrük ve vergi muafiyetleri gibi diğer iki grubun da faydalandığı belli başlı kısıtlı uygulamalardan yararlanabiliyor. Burada ciddi bir haksız rekabet ortaya çıkıyor. Bu haksız rekabet yaratıyor” dedi.

“Ayrıcalıklar ortadan kaldırılmalı…”
“GAÜ, 10 bin öğrenciye hizmet veriyorsa, bunun 7 bini de Türkiye’den geliyorsa geriye kalanlar da yerel ve yabancı öğrenciler ise bir başka üniversitede aynı yerlerden gelen öğrencileri yetiştiriyorsa, aynı ücretleri alıyorsa,  aynı öğrenci grubuna aynı hizmeti veriyorsa artık bunların statülerinin ve ayrıcalıklarının ortadan kalkması gerekirken, adadaki tüm üniversiteler tek bir yasal çerçeveye kavuşturulmalıdır. Bana göre en büyük sorunumuz budur” diyen Asım Vehbi bu konuda bir adım atılamayışını ise şuna bağladı:
“İnanın nedenini bilmiyoruz. Herhalde üniversiteler politikacıların önceliği olmuyor.”

“Yükseköğrenim ekonominin lokomotifidir”
Kuzey Kıbrıs ekonomisinde üniversitelerin önemine işaret eden GAÜ CEO’su, Yöneticiler Kurulu Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr Asım Vehbi şöyle devam etti:
“Bana sorarsanız üniversiteler önemli bir bölümünü oluşturuyor. Turizmin önemli bir bölümü de üniversite sektörüne bağlıdır. Adadaki istatistiklere bakıldığında turist olarak geldi gibi görünen insanların çok büyük bir bölümü üniversitelerle ilgili aktiviteler için adaya geliyor, dolayısıyla gerek 300 gün öğrencilerin burada bulunması, gerekse kampüs dışında da harcama yapıyor olması ekonomiye önemli katkıdır. Yükseköğrenim ekonominin lokomotifidir. Hükümetlerin bunu bu şekilde değerlendirmesi lazım.”

“Yükseköğrenime dair söylemler seçim propaganda döneminde kalıyor”
“Bizde Turizm Bakanlığı var. İlla bakanlık olması düşünülmese bile, koordinasyon merkezi, müsteşarlık oluşturulabilir, üniversitelerden temsilcilerin yer alacağı bir ilişki yaratılarak bir proje çerçevesinde bile Devlet politikası ortaya çıkarılabilir, bir hedef konulabilir. Bizde bir parti gelir, seçim propagandasında 100 bin öğrenci der, başka bir parti 80 bin hedefledim der ama sadece seçim propagandasında kalır. 100 bini hedefleyip, bunu nasıl programlayacağınız, nasıl bir hedefe ulaşacağınız, stratejik plan nedir noktasında seçim sonrası unutulup gidiyor. Uzun zamandır süregelen bir sıkıntıdır bu…”

“Hiçbir hükümet üniversitelere eşit mesafede durmadı. Yasalar müsaade etmedi”
“Hiçbir hükümet üniversitelere eşit mesafede durmadı” diyen Asım Vehbi, “Bunlar zaten yasalarla oluştuğu için, iyi niyetli olmak istese bile bir bakan ya da hükümet, yasalar buna müsaade etmiyor. Eşit seviyede, eşit şekilde yaklaşmak isteyen buna yönelik oturup yasa yapacak” dedi.

“GAÜ, adada en fazla filtreleme yapan üniversitedir”
Bölgede önemli bir yere sahip olan GAÜ’nün aynı zamanda 79 farklı ülkeden ve Türkiye’den gelen öğrenci potansiyeli nedeniyle önde olduğunu kaydeden Asım Vehbi, kendilerinin buna ek olarak en fazla öğrenci filtreleyen üniversite olduğunu da ifade etti.
Vehbi devamla şunları söyledi:
“GAÜ, uzun yıllardır 3. ülkelerden gelen öğrencilerle başarılıydı. 79 farklı ülkeden gelen öğrenci sayısı ile birinci sıradayız. Son 2 yılda Türkiye’deki projelerimiz meyvelerini vermeye başladı ve biz Türkiye’de de birinci veya ikinci gelmeye başladık. GAÜ, hem Türkiye’den gelen hem de yabancı ülkelerden gelen öğrencileri ile son derece başarılıdır. Afrika’dan çok fazla öğrenci geliyor. GAÜ, adada en fazla filtreleme yapan ve en fazla öğrenciyi reddeden üniversitedir. Özellikle de Afrika’dan gelen öğrenciler için…
Çünkü bir oran olması lazım, bir ülke ya da bölge çok fazla domine etmemelidir. Bir de gerçekten gelenlerin eğitim amacıyla gelmesi noktasında filtreleme yapmaya çalışıyoruz. Örneğin Nijerya için bir kontenjan belirler ve ona göre öğrenci kabul ederiz.  Adanın sosyal, kültürel ve her açıdan dengesinin korunması için bu çok önemlidir. GAÜ olarak bu noktada titiz davranıyoruz.”

“GAÜ, bir eğitim kurumu olmanın yanı sıra sosyal sorumluluk bilincine de sahip”
Yöneticiler Kurulu Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Asım Vehbi, GAÜ’nün bir eğitim kurumu olmanın yanı sıra, sosyal-kültürel değerlere önem veren ve yaşatılması için de sorumluluk üstlenen bir yapıya sahip olduğunu da söyledi.
Sosyal ve kültürel çalışmaların yanı sıra bu yıl Çevre ve Doğa Araştırmaları Merkezi oluşturduklarını ifade eden Asım Vehbi, bu merkezle de doğa bincinin oluşmasına katkı koyacaklarına inanç belirtti. Vehbi şunları söyledi:
“GAÜ, Amerikan kültürü ile kurulmuş bir üniversitedir. Amerika’da da üniversiteler bu bilinçle hareket ediyor. Bizler de bu düşünceye hakimiz. Geçen yıl açılışı yapılan Lefkoşa’daki Büyük Hamam, daha önce restorasyonu yapıldı ama bir türlü işletilemedi, çünkü kar getirmeyen bir plan ve projeydi.
GAÜ, oranın işletmesini aldı, bu kar amaçlı bir proje değil, aksine zarar eden bir proje… Ama o kültürü aktarmak, hem turistlere hem de kendi insanımıza son derece önemli ve anlamlıdır. Camelot Beach Club olarak adlandırdığımız bir plaj tesisimiz var, oraya yatırımlar yapıldı, bölge halkı ücretsiz denize giriyor. Camelot Beach Club’ın hemen yanında çok önemli bir kilise ve manastır var, adada Katolik Hıristiyanlığın başlaması ile ilgili son derece önemlidir. GAÜ, bu manastırın röleve ve restorasyon projesini üstlendi.
Chateau Lambousa, Türk yatırımı açısından son derece önemli bir yatırım, burası ile ilgili de çalışmalarımız devam ediyor. Bunlar tarih ve kültürel sorumluluk projelerimiz… Bunun dışında bu yıl Çevre ve Doğa Araştırmaları Merkezi’ni kurduk. Merkez, hem Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile iyi bir ilişki içinde ihtiyaç duyulduğunda yardımcı olabilecek bir merkez olacak, hem de adadaki çevre ve doğa bilincini artıracak çalışmalar yapacak.
Yeşilırmak yangınında yanan yerler için ağaçlandırma çalışması yapılmasına katkı koyduk. Her yıl geleneksel olarak yaptığımız bir öğrenci yürüyüşümüz oluyordu, bu yıl doğaya yürünecek.”




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı