Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

Üstel: Taban üye yapısından rahatsız

 

ÜYE YAZILIMLARI RAHATSIZLIK VERİYOR: Tüzük değişikliğinden sonra kurultaya giderken üye yazılımlarında tabanı ciddi şekilde rahatsız eden çalışmalar içinde olunduğuna dikkat çeken Üstel, “Partiyi bugüne kadar sürükleyen insanlar dışta bırakılıyor” dedi

İMZALARI BAŞKASI ATTI: Ünal Üstel: Tabanın büyük bir kısmında kırgınlık var. Başka partilerde olanlar da memur olanlar da üye yazıldı. Çoğu kişinin haberi yok. Üyelerin çoğunun imzası yoktur. Başka şahıslar buralara imza attı

PARTİDE TEK ADAMLIK: UBP’nin bugünkü üst yönetiminde,  tek adamlık özlemi ve ben yaparım oldu zihniyetini hatırlatan antidemokratik eğilimler olduğunu söyleyerek bu durumu eleştiren Üstel, “Toplumun demokratik değerlerine katkı konulmalıydı, bu yapılmadı” dedi

Baykan Gürses Özdağ
Ulusal Birlik Partisi kurultayının Genel Başkan adaylarından Ünal Üstel, kurultay sürecinde ortaya atılan mesnetsiz iddiaların başkanlık yarışının çıtasının aşağıya çektiğini söyledi. Partisinin son 2 yıllık süreçte geçirdiğimiz seçimlerde büyümenin aksine daha da küçüldüğüne işaret eden Üstel,  toplumun demokratik değerlerine katkı koymak için aday olduğunu kaydetti.
Tüzük değişikliğinden sonra kurultaya giderken üye yazılımlarında tabanı ciddi şekilde rahatsız eden çalışmalar içinde olunduğuna dikkat çeken Üstel, “Partiyi bugüne kadar sürükleyen insanlar dışta bırakılıyor” diyerek bu duruma tepki gösterdi.
CTP-UBP hükümetinin 2 ayı doldurmadan toplumda umutsuzluk üreten bir hükümete dönüştüğünü söyleyen Üstel, bu durumun en büyük sebebinin UBP’nin hükümetteki zayıf ve silik ortaklığı olduğunu iddia etti.

Soru: Tartışmalı bir kurultay sürecine gidiyorsunuz. Adaylığınızın gerekçesi nedir?
Üstel: Siyasi partiler demokratik rejimlerin güvenceleridir. Bu güvenceler demokrasinin toplumda yerleşmesine ve güçlenmesine katkı koymalıdır.
Bu çerçevede, demokrasinin hazmedilmesi ve uygulanabilir olması siyasi partiler için de mutlak bir koşuldur. Ancak gelinen noktada UBP’nin bugünkü üst yönetiminde,  tek adamlık özlemi ve ben yaparım oldu zihniyetini hatırlatan antidemokratik eğilimleri kaygı ile izliyorum.
Toplumun demokratik değerlerine katkı koymak gerekirken, içinde bulunulan kuruma bile demokrasiyi layık görmeyen, hoşgörü sınırlarını zorlayan ve “ben olmazsam UBP de olmaz” mesajlarını yansıtan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu yaklaşımları ne UBP’ye ne topluma layık buluyorum.
Bununla birlikte, yaşanan gelişmeler ışığında, UBP üst yönetiminin pervasızca sergilediği antidemokratik tutumun UBP tabanında büyük bir infial yarattığını da üzülerek tespit etsem de, partimizin,  bu zor günlerden yine demokrasiden vazgeçmeyerek ve üst yönetime inatla yine demokratik değerlere sarılarak çıkacağından hiç  kuşku duymuyorum. Bu noktada görev almayı ve partiyi rahatsızlık duyulan bu durumdan kurtarmayı hedefliyorum

Soru: Çok adaylı bir yarışa gidiliyor. Bu yarışı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Üstel:  İlk kez çok adaylı bir kurultaya gidiyoruz. Bu kurultay UBP’nin topluma karşı bir  demokrasi sınavıdır. Bu sınavdan başarıyla çıkmak boynumuzun borcudur. Ancak etik değerlerin yerle bir edilerek  münafıklık ve dedikoduculuğa varan bir zihniyetin,  içinde bulunduğumuz kurultay sürecine büyük zarar verdiğini gözlemlemekteyim.
Elbette ki, yarışa giren her aday kazanmak ister. Ancak bu yarışa girerken, demokrasi inancını rafa kaldırmak ve saygı kavramına gölge düşürmek bir seçenek olamaz.
Yola çıktığım andan itibaren, neden aday olduğumu kamuoyu ile paylaşırken, ilk hedefimin partimin birlik ve bütünlüğünü sağlamak ve UBP’yi yeniden halkın ilk tercihi yapmak olduğunu vurguladım.
Kavga etmek ve entrika yerine vizyonumu ve hedeflerimi partilimin önüne koydum. Ancak gelinen noktada, mevcut genel başkanın tüm etik değerleri bir yana bırakarak dedikodu nitelikli bir karalama kampanyasına giriştiğini üzülerek ve kaygı ile izlemekteyim. İddiasının ispatını yapamayanı iftiracı ilan  edeceğimi belirterek, tüm antidemokratik söylem ve etik dışı iddialarla  aşağı indirilen çıtayı, o söylemlere cevap vererek daha da aşağı çekmemek için muhatap almıyorum, almayacağım.
Çok adaylı kurultayı iki yönden değerlendiriyorum. Birincisi,  demokratik bir zenginlik görüyor ve partiye sahip çıkmak  olarak değerlendiriyorum. İkincisi ise mevcut yönetimin başarısızlığına çoklu bir tepki olarak değerlendiriyorum. Buna karşın, her iki değerlendirmem de partimde bölünmeyi ya da parçalanmayı gerektiren bir sonuç doğurmaz ve doğurmayacaktır.

Soru: Tüzük değişikliği ile hedeflenen ve bugün yaşananları dikkate alırsanız, ne söyleyebilirsiniz. Özellikle üye yazılımlarında ciddi bir tartışma var…
Üstel: Çağdaş bir tüzük yaptık. O tüzüğü yaparken de sandık bazında örgütlenmeyi getirdik. Neden biz bu hale geldik, oy kaybettik öğrenelim ve örgütlenmeyi yeniden güncelleyelim, daha çağdaş bir örgütlenme yapısı kurmak istedik. İlçelerle büyük bir kucaklaşma olamadan tüzük değişikliğinde ve üzerinde çalıştığımız sandık bazındaki tüzük değişikliği bir anda üyeye geçildi. Üyeye geçişten sonra biz ilçelere gidip halka bunu anlatamadık. Süre kısıtlıydı. Bunu Genel Başkan oradaki kendi eksikliğini tüzük değişikliği ile gidermek istedi. Bir değişikliğe elbette ihtiyaç vardı.

Soru: Nasıl bir eksiklikten bahsediyorsunuz Genel Başkan için?
Üstel: Partili ile bütünleşemedi, partiliyi kucaklayamadı. Parti tabanına inemedi. Tabandaki sorunları bilmiyordu ve dolayısıyla da çözemedi. Bizim tabanımız herkese eşit mesafede olunmasını ister. Kucaklamayı yapamadı.
Tüzük yapılırken ilçelerde geldiğinde eleştirdim, zamana ihtiyaç olduğunu söyledim. Taban hazmetmeden tüzüğü uygulamaya koyduk. Bunu yapamadan hemen bir kurultay tarihi de belirlendi. Hâlbuki önce kurultay olmalıydı, ardından da gelecek olan eni başkan bu tüzüğü önce üst kademelerde tartışacak sonra da ilçelerle tartışması lazımdı. Genel Başkanın kendini sorgulaması lazımdı. İki seçime gidildi, ikisinde de mağlubiyetle çıktı. Genel Başkan şapkasını çıkarıp istifa etmeliydi.

Soru: Üye yazılımlarında ciddi bir tepki ve rahatsızlık var. Neler yaşanıyor?
Üstel: Üye yazılımını taban hazmedemedi. Dolaylı bir şekilde bazı kişiler üye oldu. Bazı kişiler üye yazılırken tabanda ciddi kırılmalar oldu. Kurultay ve ilçe delegesini alıp yazdılar, geri kalan üyeleri yazmadılar. Bunun üzerine yeni üyeler eklemeye çalışıyorlar. Kendine menfaat sağlamaya çalışıyor. İnsanımız belli. Yeni üyeler yazılmasına itirazım yok. Ama partiyi bugüne kadar sürükleyen insanları da dışta bırakmamak lazımdı. Onları da almak lazımdı. Burada esas olan demokrat davranmaktı. Tabanın büyük bir kısmında kırgınlık var. Başka partilerde olanlar da memur olanlar da üye yazıldı. Çoğu kişinin haberi yok. Üyelerin çoğunun imzası yoktur. Başka şahıslar buralara imza attı.

Soru: Bu konuyu yargıya taşır mısınız?
Üstel: Ciddi bir rahatsızlık var. Genel Başkanın sağduyulu davranacağını düşündük. Genel Merkez katı bir tutum içindedir. Bu katı tutum kimseye bir şey sağlamaz. Bu rahatsızlık tüm bölgelerde var.

Soru: Partinizin son seçimlerde aldığı sonuçlarla ilgili ne düşünüyorsunuz? Ortada bir başarı mı var başarısızlık mı?
Üstel: Kavga ve tartışmalardan bunalmış, yara almış bir UBP 2013 seçimlerinden neredeyse yarı yarıya küçülerek sandıktan %27 ile çıktı.
Hepimiz bu sonuçtan gerekli dersleri alarak önümüze devam etmeliydik. Bu noktada mevcut genel başkanı partinin başına getirdik ve partimizi yeniden geleceğin büyük UBP’si yapmasına katkı koymaya çalıştık. Ancak aradan geçen 2 yıllık süreçte geçirdiğimiz iki büyük seçimde büyümenin aksine daha da küçüldük, daha da büyük yaralar aldık. Yanlış stratejiler ve tabandan kopuk dar ekip anlayışına kurban edilerek, hem yerel kalelerimizi kaybettik hem de en büyük prestij olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yenildik.
Tartışmasız başarısızlığı  kanıtlayan bu iki seçime rağmen, bahse konu başarısızlıkları yok sayarak “seçimde UBP’yi birinci parti yapmazsam istifa ederim” demek, hem hafızamıza bir hakaret hem de bir şark kurnazlığı oldu. Başarısızlık istifa getiren bir neden ise, geçmiş iki seçimde başarılı mıydınız diye sormak isterim. Bu meyanda iki seçimin sonucunda gereğini yapmayan, yapamayan bir zihniyetin, başarısızlık sonucunda istifa ederim söylemini ciddiye almıyorum ve bunu boş laf olarak değerlendiriyorum.

Soru: Genel Başkan seçilirseniz CTP-UBP hükümeti ile ilgili tavrınız ne olacak?
Üstel: Büyük umutlar ve vaatlerle kurularak adına reform denilen hükümetin, karşımıza çıkan ilk krizde kilitlendiğini görüyoruz. 40 yıllık rakip iki büyük parti koalisyonunun yaratacağı sinerji ile birikmiş sorunların çözüleceği inancı gittikçe yitirilmektedir. 2 ayını doldurmadan umutsuzluk üreten bu hükümetin bu kadar kısa sürede bu hale gelmesinin en büyük sebebinin UBP’nin hükümetteki zayıf ve silik ortaklığı olduğu kanaatindeyim.
Eşitlikten uzak bir koalisyon yapısı ve kurultay endeksli bir kabine ile halkın sorunlarına çözüm üretmenin imkânsız olduğu ortadadır.
Genel başkan seçilmem halinde, hükümeti sonlandırmak yerine, hükümetteki pozisyonumuzu UBP’nin tüm kurullarına danışarak belirlenmesi için katkı koyacağım. Bu noktada esas olan UBP’nin tabandan tavana tüm yetkili kurulları olacaktır.