Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı 2016-2017 öğretim yılı başı itibarı ile KKTC üniversitelerinde öğretim gören öğrenci sayılarını geçtiğimiz günlerde açıklamıştı. Toplam 93 bin 292 öğrenci varmış. Bunların da 13 bin 619’u KKTC vatandaşıymış. Bakanlığın bu açıklamasından bir hafta sonra da yine bakanlığımız “KKTC liselerinden mezun olan öğrencilerin üniversitelere yerleşme istatistiği” başlığı altında bazı veriler paylaştı. Bu verilere göre KKTC liselerinden(özel okullar dahil) mezun olan öğrenci sayısı 2014’te 2 bin 500, 2015’te 2 bin 437, 2016’da da 2 bin 536. Belli ki bizim liselerimizden istikrarlı bir şekilde ortalama 2 bin 500 öğrenci mezun oluyor. Bakanlığın paylaştığı verilere göre KKTC üniversitelerine kayıt yaptıran öğrenci sayısı 2014’te bin 150, 2015’te 988, 2016’da da 982. Bu verilere göre, KKTC liselerinden mezun olan ortalama bin kişi her yıl KKTC üniversitelerine kayıt yaptırıyor demektir.
Şimdi hal böyle iken, ortalama bin kişi kayıt yaptırıyorsa, nasıl olur da üniversitelerimizde13 bin 619 KKTC’li öğrenci oluyor. Bir öğrenci kaç yılda mezun oluyor? 4-5 yıl, hade 6 yıl, bilemediniz 7 yıl sürer bir öğrenim hayatı var bir öğrencinin… Nasıl olur da 13 bini aşkın KKTC’li öğrenci olur üniversitelerimizde… Hiç kimse mezun olmuyor mu? Olması gerekenin iki katı bir rakam var ortada. Yoksa bilmediğim bir hesaplama yöntemi mi var acaba?
Aklıma iki şey geliyor. Birincisi üniversiteler öğrenci sayılarını bakanlığa şişirerek iletiyor. İkincisi de iş hayatına atılmış, ama bir şekilde üniversiteye devam eden yüzlerce, hatta binlerce insan var demektir. Bu konu ile ilgili bakanlığımızın mutlaka bir açıklaması vardır diye düşünüyorum.
*****
Bakanlığın açıkladığı verilere bakarak bir başka konuya da değinmekte yarar var. Üniversite mezunlarının istihdam sorunu yaşadığı ülkemizde 2014’te liseden mezun olan gençlerin %72’si üniversiteye kayıt yapmış. Bu rakam 2015’te %66, 2016’da da %70. Üniversiteye kayıt konusunda OECD ve AB ortalamaları %35 civarında. Bizde bunun tam iki katı… Peki bu kadar üniversite mezunu nereye istihdam edilecek. Bu çarpıklığı düzeltmediğimiz sürece daha çok işsiz üniversiteli göreceğiz karşımızda… Veya mezun olduğu bölüm dışında başka işler ile uğraşan, mesleki mutluluğu olmayan gençler olacak etrafımızda.
Ara eleman konusunda gençler yönlendirilmezken, Ticaret Odası ve Sanayi Odası ülkede ara eleman sıkıntısı yaşadıklarını defalarca açıklarken, bu konuda planlama yapılmazken, ülkeye yurt dışından getirilen işçilerden şikayet etmek da anlamlı gelmiyor.
2016 verilerine bakıyorum da, Meslek Lisesi’ne giden öğrenci oranımız %27. Bu yıl Mayıs ayında kaybettiğimiz Taner Akcan’ın Mesleki Teknik Öğretim Dairesi müdürü olduğu dönemde meslek lisesine giden öğrenci oranı %40’ı aşmıştı. Bu konuda yeniden bir seferberlik başlatılması ve meslek eğitiminin yaygınlaştırılması gerekir. Kaldı ki mutlaka üniversiteye gidilecekse, Meslek Yüksek Okulları da tercih edilebilir.
******
Tüm bu olumsuzluklar arasında küçük bir ilerlemeyi de belirtmekte yarar var. Bu yıl liseden mezun olan 2 bin 536 öğrenci arasından ÖSYM yolu ile Türkiye’deki üniversitelere yerleşen öğrenci sayısı 534. Bu oran olarak %21 civarında… Geçen yıl bu rakam %15’ti.
Buna karşın A Level sonuçları ile Türkiye’deki üniversitelere giren öğrenci sayısında ciddi bir düşüş yaşandı. 2014’te 55 olan rakam 2015’te 81’e çıkmışken, bu yıl bu rakamın yeniden 63’e inmesinin sebeplerini Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın araştırması ve gereken önlemi alması gerekmektedir. Aksi taktirde YÖK tarafından KKTC vatandaşlarına sunulan bu fırsatı da elimizin tersi ile tepmiş olacağız.
Tüm bunları düşündüğümüz zaman eğitim sistemimiz, yeniden organizeye, planlamaya ve belirlenen hedefler doğrultusunda yürümesine gerek vardır. Gerisi teferruat.
































