Köşe Yazarları

Üniversite veya hayata hazırlama







Türkiye’de son günlerde eğitim camiasının konuştuğu çok önemli bir araştırma var. Türk Eğitim Derneği(TED) ile Konda Araştırma Şirketi’nin yaptığı bir çalışma sonunda, katılımcıların %97’si eğitim sisteminin başarısız olduğuna inanıyor. Bizde ne devlet, ne kurumlar ne de üniversiteler bu tür araştırmalar yapmayı pek sevmiyor. Dolayısı ile “bizde durum nedir?” sorusuna verebileceğimiz cevaplar da ancak gözleme dayalı oluyor.




Türkiye’de yapılan bu araştırmada dikkat çekici bir başka nokta da gençlerin, yüzde 35’i eğitimde en önemli sorunu sınavlar olduğunu söylüyor. 18-24 yaş arası gençlerin yüzde 43’ü en sorunlu eğitim kademesinin lise olduğunu düşünüyor ve lisenin gençleri hayata ve üniversiteye hazırladığına inanmıyorlar.



Gençlerin yarıya yakını liselerde sorun var diyor. Tabii bu sorun lisenin kendisinden mi yoksa sistemden kaynaklı mı olduğunu bilemiyoruz. Büyük oranda sistemden kaynaklandığını düşünüyorum.

Cumartesi günü KKTC’de Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi sınavı yapıldı. Yüzlerce genç bu okullara girmek için yarıştı. KKTC’deki bu sınavla öğrenci alan liseler dahil olmak üzere ne oranda gençleri üniversiteye veya hayata hazırlıyor?

Örneğin normal düz liseden mezun olan bir genç eğer üniversiteye gitmez ise nasıl bir beceriye sahiptir? Hayata atılırsa ne iş yapabilir? Ancak tabii ki bizim ülkemizde her isteyenin üniversiteye gidebileceği bir sisteme sahibiz. 20’nin üzerinde faaliyette olan üniversite var. Birine giremezse diğerine giriyor. Mutlaka üniversiteye gidecek bir kapı buluyor.

Yıllar öncesine baktığımız zaman Türkiye’de üniversite okumak öğrencilerin en önemli hedefleriydi. Bu hedef 2004’te Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB’ye girmesi ile birlikte değişikliğe uğradı. Bu kez çok sayıda genç özellikle İngiltere ve AB ülkelerinde üniversite eğitimini hedefine koydu. Şu andaki rakamlara baktığımızda her ikisi de hedeften düşme noktasında… Elbette bunun çeşitli sebepleri var. Döviz artışı bunun en belirgin sebebi…

Türkiye’ye ÖSYM yolu ile giden öğrenci sayısı geçen yıl 126. 20-30 yıl geriye gittiğinizde bu rakam binlerin üzerindeydi. 3 bin lise mezunu arasında sadece 126 kişi Türkiye üniversitelerine gidebiliyorsa ortada bir sorun vardır demektir. Ülkedeki liselerin yeniden organize edilmesi gerekiyor. Hedefler netleştirilmelidir. Ülkedeki meslek liseleri dışındaki liselerin temel amaçlarından biri öğrencileri üniversiteye hazırlamaktır. Hatta meslek liselerinden mezunlar arasında da yüksekokul veya üniversitelerin teknik bölümlerine öğrenciler gitmelidir.

Şimdi bazılarının “ne yani Kıbrıs’taki üniversiteleri beğenmiyor musunuz?” dediklerini duyar gibiyim. Evet Kıbrıs’taki üniversitelerin önemli bir kısmının kalite sorunu olduğunu kabul etmek gerekiyor. 2-3 tanesi dışında ne yazık ki standartları beklentilerin altında… Dünyanın en saygın üniversite sıralama kurumlarından biri olan Times Higher Education’a göre DAÜ dünyada ilk 600 üniversite bandında görünüyor. Onun dışında bu düzeyde olan pek yok.

Kısacası KKTC’deki liselerin ana hedefi KKTC’deki üniversitelere öğrenci hazırlamak olmamalıdır. Çok daha yukardan çıtayı tutmakta yarar var. Bizim eğitim sistemimiz dünyadaki gençler ile yarışacak bireyler yetiştirmek zorundadır. Hedef bu olmalıdır.

Onun için kolejde okumanın, Anadolu Lisesi veya Fen Lisesi’ne gitmenin bir anlamı olabilmesi için bu okulların ciddi hedefleri olmalıdır. Eğitim sistemi bu okulların hedeflerini daha netleştirmeli ve bu okullara giden gençler ne yapacaklarını bilmelidir… Belirsizlik yaşamamalıdır.

 









Başa dön tuşu