Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısSürmanşet

Üniversite Tabela Değil, Güvendir

Dt. Dr. Ahmet Özant, sağlıkta yaşanan sorunları ve tartışmaları Havadis için değerlendirdi  Özant’ın yazısı şöyle:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde son yıllarda hızla artan üniversite sayısı, başlangıçta umut verici bir vizyonla sunuldu. Bilim üretilecek, nitelikli eğitim verilecek, ülke yükseköğretimde bir cazibe merkezine dönüşecek, sağlık eğitim turizmi gelişecekti.

Kağıt üzerindeki tablo buydu.

Bugün ise sahada gördüğümüz manzara, bu ideal söylemlerle ciddi bir çelişki içindedir.

Sahte diplomalar, kayıtsız öğrenciler, akademik yeterliliği tartışmalı lisansüstü programlar, bilimsel üretimi yetersiz akademik kadrolar ve liyakatten uzak atamalar… Artık bu konular fısıltı halinde konuşulan iddialar değil, toplumun açıkça bildiği gerçekler haline gelmiştir.

Bu mesele artık bir “kalite düşüşü” meselesi değildir.
Bu, doğrudan güven kaybı meselesidir.

Sorunun Kökeni: Denetimsizlik

Yükseköğretimde yaşanan bu çöküşün temelinde tek bir ana neden vardır: etkin ve bağımsız denetim eksikliği.

Üniversitelerin açılış süreçlerinden fakülte yapılanmalarına, akademik kadro atamalarından lisansüstü programların yürütülmesine kadar birçok alanda, denetim mekanizmaları ya hiç işletilmemiş ya da kağıt üzerinde kalmıştır.

Özellikle tıp ve diş hekimliği gibi doğrudan insan sağlığıyla ilgili fakültelerde;

– Öğrenci kabul kriterleri,
– Klinik uygulama olanakları,
– Hasta sayısı ve çeşitliliği,
– Öğretim üyesi niteliği,
– Akademik üretkenlik,

gibi hayati başlıkların objektif ve düzenli biçimde denetlenmediği artık herkes tarafından bilinmektedir.

Denetimsizlik zamanla yalnızca kaliteyi düşürmemiş, sistemi suistimale açık hale getirmiştir.

Liyakat Erozyonu

Denetimin olmadığı yerde liyakat da korunamaz.

Doçentlik ve profesörlük gibi bilimsel üretimle kazanılması gereken unvanların, bilimsel dosyadan çok ilişkisel ve idari süreçlerle elde edildiğine dair yaygın kanaat; üniversite kavramının özünü zedelemektedir.

En Tehlikeli Boyut: Sağlık Eğitimi

Bu tablo sıradan bölümler için bile vahimken, tıp ve diş hekimliği fakülteleri söz konusu olduğunda durum çok daha ciddidir.

Bu fakültelerden mezun olan bireyler doğrudan insan sağlığına müdahale etmektedir.

Çözüm Zor Değil, İrade Gerektirir

Bu sorunların çözümü yeni üniversite açmak değildir.

Çözüm; mevcut yapıyı bağımsız, şeffaf ve tavizsiz denetime tabi tutmaktır.

Sessizlik, Bu Sisteme Ortak Olmaktır

Üniversite; bina, tabela ve öğrenci sayısından ibaret değildir.

Üniversite, toplumun geleceğine duyulan güvenin adıdır.

Üniversite tabela değil, güvendir.
ağlık Eğitimi ve Toplum Güvenliği Riski

 

Tıp ve diş hekimliği fakültelerinde yaşanan kalite ve denetim problemleri, sıradan bir akademik mesele değildir.

 

Bu fakültelerden mezun olan bireyler doğrudan insan sağlığına müdahale etmektedir.

 

Çözüm: Bağımsız, Şeffaf ve Zorlayıcı Denetim Mekanizmaları

 

– Akademik kadroların uluslararası kriterlere göre yeniden değerlendirilmesi

– Lisansüstü programların geriye dönük incelenmesi

– Klinik yeterlilik ve hasta sayılarının objektif kriterlerle denetlenmesi

– Sahte diploma ve belgelerle ilgili adli ve idari süreçlerin tavizsiz işletilmesi

– Yükseköğretim denetim organlarının siyasi ve idari etkilerden tamamen arındırılması

 

Sonuç ve Açık Çağrı

 

Üniversite; tabela, bina ve kayıtlı öğrenci sayısından ibaret değildir. Üniversite, bilimin üretildiği, liyakatin korunduğu, etik değerlerin yaşatıldığı ve toplumun geleceğinin şekillendiği bir kurumdur.

 

Bu nedenle çağrı nettir:

Yükseköğretimde köklü, bağımsız ve tavizsiz bir denetim reformu artık ertelenemez.”