UCUNDA EROĞLU VAR: Kalyoncu: Kurulan hükümet CTP-BG-DP-UG hükümetidir. Bunun ucunda statükonun en büyük oluşturucusu Eroğlu’nun varlığını da unutmamak lazım. Zorluklar olacak demek kehanet olmaz. Ben bir milletvekili olarak hükümetin yürümesi için üzerime düşeni yapma arzusundayım
GEÇMİŞİN YORUMLARI: Kalyoncu: Geçmişte kurulmuş olan CTP-DP hükümetleri ile ilgili yapılan yorumların hepsi olumlu olmayabilir. Onlardan da ders çıkardık. Umarız ortağımız da aynı yöntemi kullanarak bu koalisyon hükümetinin uzun ömürlü olması için gereğini yapar
ADAYLIK KONUSU: Kalyoncu: Ortada yeni bir durum… Bir koalisyon hükümeti kurulmuştur. Bende bu koalisyon hükümetinde yer alan CTP-BG milletvekiliyim, dolayısıyla şimdiki görevim, adaylık meselesinden öte hükümetin başarılı olması için üzerime düşeni yapmaktır. Aralığa kadar bir ömür var
Erken genel seçimden birinci parti olarak çıkan Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG), Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) ile sancılı bir sürecin ardından koalisyon hükümeti kurdu. Erken seçim kararı alınmadan önce Haziran ayında yapılması öngörülen kurultayda adaylığını açıklayan CTP-BG Milletvekili Ömer Kalyoncu ile koalisyon kurulması sürecini konuştuk. Erken genel seçimlerin ülkedeki statüko açısından yeni bir durum doğurduğuna işaret eden Kalyoncu, oluşan yeni durumun süreç içerisinde partiler tarafından iyi değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti. Kalyoncu, endişeli olsa da kurulan hükümetin yürümesi için elinden geleni yapacağını da dile getirmekten geri kalmıyor.
Havadis: Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG), Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) koalisyon hükümeti kuruldu. Öncelikle siz bu koalisyonu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kalyoncu: Öncelikle hayırlı olsun dileklerimi belirtmek isterim. Bu koalisyon seçim öncesi yaşanan siyasi rezaletlerin kamuoyunda oluşturduğu bir seçenek olarak ortaya çıktı. Bunun dışında bir seçenek mümkün müydü bu irdelemek lazım. Kamuoyunu dikkate aldığımızda kamuoyunun Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler’in (CTP-BG), Ulusal Birlik Partisi (UBP) ile koalisyon kurmasına sıcak bakmadığını söylemek mümkün ama politik arenada her şeyi anlık kamuoyumu belirler buna olumlu cevap vermek her zaman mümkün değil. Aslında seçimler ortaya yeni bir durum çıkarmış bulunmaktadır. Politik arenada statükonun mimarı Ulusal Birlik Partisi gitmiş yerine bir tarafta Eroğlu ve Demokrat Parti, bir tarafta da Ulusal Birlik Partisi kalmıştır. Bu yeni durum aslında hükümet kurma seçeneklerinin Cumhuriyetçi Türk Partisi, Demokrat Parti ile sınırlı olmadığını gösteren yeni bir durumdu. Bu yeni durumun kamuoyu tarafından algılanıp değerlendirilmesi belli bir zaman alacaktır ama siyasi partilere düşen görev aslında kendilerinin kamuoyu oluşturmasıdır. Gelişmeleri, erken kavrayıp erken yorumlamak ve kamuoyuna gerekli mesajları vermek siyasi partilerin vazgeçilmez görevleri arasındadır. Bu konuda Talat yalnız başına mızrak ucu gibi davranmış ve epey bir tepki toplamıştır. Ama söyledikleri hiç de yabana atılır şeyler değildir. Belli ki bu konu uzun uzadıya toplumda tartışılacak. Partiler bu konuda görüşler ortaya koyacak ama şimdiki kurulmuş olan hükümet Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG), Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) hükümetidir. Bunun ucunda Eroğlu’nun varlığını da unutmamak lazım. Ben bir milletvekili olarak bu koalisyon hükümetinin yürümesi için Meclis’te üzerime düşeni yapma arzusundayım.
Havadis: Demokrat Parti (DP) ile Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) daha önce birçok kez koalisyon denemesi yaptı ama ne yazık ki yürümedi bugün gelinen noktada bu değişir mi?
Kalyoncu: Ortada kurulmuş bir hükümet var. Ülkemizde de sorunlar ve halkımızın beklediği çözümler var. Biz, Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) olarak üzerimize düşeni yapma ve bu sorunların çözümü noktasında adım atma gibi bir görevle karşı karşıyayız. Geçmişte kurulmuş olan Cumhuriyetçi Türk Partisi, Demokrat Parti hükümetleri ile ilgili yapılan yorumların hepsi olumlu olmayabilir. Onlardan da ders çıkararak umarız ortağımız da aynı yöntemi kullanarak bu koalisyon hükümetinin uzun ömürlü olması için gereğini yapar.
Havadis: Toplum seçimde verdiği oylarla Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler’den (CTP-BG) beklentilerini ortaya koydu. Açıklanan bakanlık dağılımları ile ortaya çıkan tabloda ekonomik getirisi olan tüm bakanlıkların Demokrat Parti Ulusal Güçler’de (DP-UG) olması bu beklentileri hayata geçirmede sizi zorlamayacak mı?
Kalyoncu: Zorlamayacak dersek doğru söylememiş oluruz. Ülkede reform beklentisi ve ekmeği büyütme beklentisi vatandaşın iki yönlü beklentisidir. Bu koalisyonun bir ucunda statükonun en büyük oluşturucusu Sayın Eroğlu’nun olduğu dikkate alırsak gerek yapılacak reformlarda gerekse ekonomiyi büyütme konusunda zorluklarla karşılaşacağımızı söylemek kehanet olmaz. Demek ki Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler, daha çok çalışma görevi ile karşı karşıyadır. Gerek reformlarla ilgili yasal düzenlemeleri en erken zamanda hazırlayıp meclise sunmakta gerekse alınacak ekonomik tedbirlerle ilgili gerekli önerileri oluşturmakta Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler’lilere önemli görevler düşmektedir. Her şeyden önce üniversitelerime daha çok öğrencinin gelmesi ülkemize gelen turist sayısının ve geceleme sayılarının artması için hangi tedbirlerin alınması gerektiği hususunda özel bir çalışma yapılmalıdır. Gelecek turistin daha hoş vakit geçirmesi ve daha çok harcama yapması için gerekli tedbirler alınmalıdır. İnşaat sektörünün harekete geçirilmeli lazım. Ekonomiyi büyütme bu noktalardan geçiyor ve Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler, bu noktalara özel önem vermelidir.
Havadis: Kabinede bir kadının olmamasını nasıl yorumluyorsunuz?
Kalyoncu: Bu konuda Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Kadın Örgütü’nün açıklaması öyle sanıyorum ki herkese ulaşmıştır. Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler’den beklenen daha çok kadının yönetim organlarında ve yönetici mevkilerde yer almasını sağlamasıdır. Kabine açısından bir eksiklik olduğu ortadadır. Bunu saklamaya gerek yok.
Havadis: Sosyal medyada özellikle 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Doğuş Derya, Asım Akansoy başta olmak üzere Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) yetkililerinin açık şekilde kabineyi eleştirmelerini nasıl yorumluyorsunuz?
Kalyoncu: Söz konusu eleştiriler, Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler Kadın Örgütü’nün açıklamasından sonra gündeme geldiğine dikkat edersek, kadın bakanın olmamasına yönelik olduğunu görürüz. Dolayısıyla bu konu da söylenecek çok fazla bir şey de yok.
Havadis: Parti içi sorunların hep kendi içinde tartışılmasına alışkın olduğumuz Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler’in birçok konunun sosyal medyada tartışılmaya başlamasını nasıl yorumluyorsunuz?
Kalyoncu: Bu ortada bir sorunun varlığına işaret etmektedir. Hiçbir parti kendi içindeki tartışmayı dünyanın hiçbir yerinde aleni bir biçimde yapmamaya özen gösterir. Hatta parti olmanın kurallarından bir tanesi de budur. Sosyal medyada çevrimiçi bir biçimde parti üyelerine açık olarak sorunlar tartışılabilir. Ama bunun aleniyete dökülmesi. Ya bir disiplinsizlik örneğidir ya da ortada dediğim dedik diyen bir tarafının varlığının bir göstergesidir. Bu bir gurup parti üyesi olabileceği gibi parti üyelerine göre kendilerini dikkate almayan bir parti yönetimini de işaret edebilir. Her durumda bu bir sorundur ve üzerine dikkatle gidilmesi gerekir.
Havadis: Parti içindeki “muhalif kesim” diye adlandırılabileceğimiz eskilere karşı son dönemlerde “bıyıklılar” denmeye başlaması neden, nereden çıktı bu tanım?
Kalyoncu: Bu tabir aşağılamaya dönük bir tabir olarak kullanılmaktadır. Parti içi ve parti dışı bazı bireylerin işbirliği neticesinde kullanılmaya başlayan bir ifadedir. Eskiler ve yeniler ifadesi de partide harmoniyi bozan uyumu bozan bir başka ifadedir aslında. Halbuki herkesin iş birliği yaptığı bir ortamda parti ileriye gidebilir. Belli bir kesimin aşağılanmaya vakıf olan bu tip tabirler parti içinde olumlu sonuçların ortaya çıkmasını engeller. Bunu kullananlara yönelik başka tabirlerinde uydurulması mümkündür ama bu bir karşıtlık oluşturur ve birliği engeller insanların birbirine kulaklarının tıkanmasını getirir. Halbuki insanların fikirleri ve ne yaptıkları önemlidir şeklileri yaşları açısından onları sınıflandırmaya çalışma aşağılamak hiçbir bireye fayda sağlamaz. Sadece parti içi diyalogları sağırlar diyaloguna döndürür.
Havadis: Cuma günü basına yansıyan “Alo ben Beşir” haberi var. Türkiye Cumhuriyeti’nin Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) ile koalisyon kurulmasına sıcak bakmaması kurulan bu hükümetin geleceğini nasıl etkiler, toplum bundan zarar görür mü?
Kalyoncu: Bu konu basına yansımış ve herhangi bir biçimde yalanlanmamıştır. Koalisyonun bir ucunda Eroğlu’nun bulunması ve Demokrat Parti’nin daha önce Cumhuriyetçi Türk Partisi ile yaptığı koalisyon hükümetlerinde Demokrat Parti ile ilgili Türkiye gazetelerine yansıyan bazı olaylar nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin bu koalisyon hükümetine sıcak bakmaması mümkündür. Unutulmaması lazımdır ki, 8 aylık Ulusal Birlik Partisi kurultayı ve Ulusal Birlik Partisi Hükümeti döneminde yaşanan beceriksizliklerin oluşturduğu kamuoyu, Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG)- Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP-UG) koalisyonunu doğurmuş bulunmaktadır. Hangi hükümetin kurulacağı partilerin yetkili organlarında kararlaştırılmaktadır. Dolayısıyla bu konuda Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin atacakları her adımda ben iki defa düşüneceklerine inanıyorum. Hele atılacak adımlar topluma zarar verecekse bu konuda daha dikkatli olacaklarına inanıyorum.
Havadis: Siz kendinizi parti içinde nasıl tanımlarsınız, özellikle seçim sonuçları ile ortaya çıkan parti içindeki farklılıkları nasıl yorumlamak gerekir?
Kalyoncu: Son seçimde parti içinde itişme kakışma yaşandığı gazete sayfalarında yer almış bir konudur. Bunun bir disiplin konusu olduğu ve parti merkezinin bu konuda bir araştırma yaptığı herkesin bilgisindedir. Ben parti içinde görevini yapmaya çalışan ve parti içindeki tüm itişme kakışmalara rağmen parti üyeleri tarafından listeye konan ve halkın oylarıyla da milletvekilliği görevine seçilen biriyim Parti içinde bulunduğum her mekanda hoşa gitsin veya gitmesin görüşlerimi söylemekten hiç geri durmadım. Ben parti içinde işleri yokuşa sürerek bundan kendime pay çıkarmak gibi bir davranış şeklini hiçbir zaman benimsemedim. Partimin daha iyi işler yapması için her zaman görüşlerimi söyledim ve parti organlarına destek oldum. Bundan sonra da aynı çizgide devam edeceğimden herkes emin olabilir. Benim parti içindeki konumumu sadece parti üyeleri değil vatandaşlarımız da iyi bilmektedir. Benim bunu tekrardan tanımlamama gerek yok.
Havadis: Aralık ayında yapılacak bir parti kurultayınız var, seçimlerden önce yapılacak kurultayda adaylığınızı açıklamıştınız şimdi hangi noktadasınız?
Kalyoncu: Seçimlerden önce yapılacak kurultayda adaylığımı açıklamış olduğum doğrudur. Şimdi ortada yeni bir durum var bir koalisyon hükümeti kurulmuş bulunmaktadır bende bu koalisyon hükümetinde yer alan bir Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG) milletvekiliyim, dolayısıyla şimdiki görevim, adaylık meselesinden öte koalisyonun, bu hükümetin başarılı olması için üzerime düşeni en iyi şekilde yapmaktır. Aralık’a kadar bir ömür var. Dolayısıyla şimdiden adaylık ilan etmenin hiçbir anlamı yoktur.
Havadis: Sibel Siber başkanlığındaki geçiş hükümetini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kalyoncu: Vatandaş açısından Sibel Siber’in başbakanlığı, çölde bir vaha olarak algılandı. Büyük bir sempati topladı. Deyim yerindeyse görevini başarı ile tamamladı. Sibel Siber, ilk kadın başbakan olarak da ülke tarihine geçti.
Havadis: Son olarak siz neler söylemek istersiniz? Kamuoyuna mesajınız nedir?
Kalyoncu: Vatandaşın bizden beklediği geçmiş dönemden farklı olarak daha iyi bir meclis, daha sağlıklı bir hükümet, dürüst icraat ve ekonomiyi büyütmedir. Gelir dağılımı bozukluğu konusunda iyileştirmeler yapmaktır. Sosyal adalet yolunda adımlar atmaktır. Bu konularda yoğun bir çalışma dönemi bizi bekliyor. Çıkacak yasalar ve yapılacak icraatlarla bu beklentileri yerine getirme görevimiz olduğu bilincindeyiz.
































