Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ULUSALCILIK SOL DEĞİLDİR. TÜRKİYE’DEN SU VE ELEKTRİK GETİRME

Son yıllarda, özellikle Türkiye’de ve buna bağlı olarak Kıbrıs Solunda, ULUSALCILIK akımı sinsi sinsi yayılmaya başladı.
İşin acı yanı, bazı kesimlerin bu akımı, sol ve bağımsızlıkçı bir akım olarak gösterme çabalarıdır.
Ulusalcılık, içe kapanma, ait olduğu milliyetin özellikle azınlık milliyetlere baskı uygulaması ve sonuç olarak kendi burjuvazisinin azgınca sömürüsünün devamından başka birşey değildir.
Marksist analizlerde, kapitalizmin son evresinde, tek dünya pazarı içerisinde azgınca dalaşan dev dünya şirketleri ,üretimin alabildiğine büyümesi ve tüketimin tabana yayılmasıyla demokratik baskının etkisinin de alabildiğine güçlendiği sonucu çıkartılmaktadır.
Lenin döneminde sol kesimler arasındaki en önemli tartışma,  TEK ÜLKEDE SOSYALİZM’in gerçekleşme şansının olup olmadığıdır.
Özellikle Roza Lüksemburg ve Troçki’nin tek ülkede sosyalizmin yaşama şansının zayıflığı, Rusya ve Çin uygulamalarıyla da doğrulanmıştır.
SOSYALİZM mücadelesinde kilit kelime ENTERNASYONALİZM ve milli dayanışma yerine, SINIF Mücadelesi dir.
Sınıf Mücadelesini unutup, ulusalcılığı ön plana getiren politikaları desteklemek, milli burjuvazinin değirmenine su taşımaktır.
Zaten, GLOBALİZM, kapitalizmin ulaştığı ileri aşamayla, dünyayı tek Pazar haline getirmiştir.
Bu tek pazarın yaşayabilmesi , feodal sömürü biçiminin tasfiyesi ve  DEV ŞİRKETLERİN yaşama alanlarının oluşturulabilmesi için, burjuva demokrasisinin hukuk sistemiyle desteklenmesi gerekmektedir.
Bu koşullar içerisinde, emekçilerin, Enternasyonalist dayanışma ve mücadele hedefleri olmadan, mücadelede başarıya ulaşmaları mümkün değildir.
Türkiye’de, Kürtleri dikkate almayan bir bakış, Türk solunu paramparça ederek, milli boğazlaşmanın önünün açılmasında ,Türkiye halkını çaresiz bırakmıştır.
Kıbrıs’a gelince:
Özellikle son yıllarda, Kuzey Kıbrıs’ta, ekonomik mücadelenin, yanlış bir şekilde ön plana geçirilmesiyle birlikte, Türkiye karşıtı ulusalcı bir çizgi de  açıkça desteklenmektedir.
Sol’un, Türkiye, Yunanistan veya Rum karşıtı bir  BAĞNAZ ideolojisi olamaz.
Sol, ülke içerisindeki demokratik yaşamın geliştirilmesi, ücretlerin dünya ölçeğinde gerçekleşmesi ve tüketim alanında, milli burjuvazinin sömürüsü yerine, kaliteli ve ucuz hızmetlerin savunmasını yapar.
  Bu açıdan bakılınca; Türkiye’den SU ve Elektrik getirilmesine ilke olarak karşı çıkmak mümkün değildir.
Karşı çıkılması gereken, Su ve Elektriğin dünya  piyasasının üzerinde bir fiatla tüketiciye sunulmasıdır.
Tüm dünya, özellikle elektrik alanında, birleşmişken , Güney Kıbrıs’ın İsrail ve Yunanistan ile elektrik  birleşmesi çalışması yaptığı dönemde, Kıbrıs’a en yakın olan ülkenin, Türkiye’nin adaya su ve Elektrik getirme çabasını desteklememek, tutarlı olmaz.
Sorunlara, dünya’nın hızla bütünleşmesi açısından bakmakta fayda vardır. Rum elektriği, Türkiye elektriğinden daha ucuzsa, o elektriği kullanma yollarını aramak, solculuktur.
Tüm su kaynaklarını Türkiye’nin kontrolüne vermek yerine, Türkiye’den gelecek su’yu tüketicilere en ekonomik şekilde ve  ülke fiatları düzeyinde tutmak solculuktur.
Unutulmamalıdır ki, SOL bir ekonomik modeldir.Bu ekonomik modelde, çalışanın , emekçinin sömürülmemesi ve emeğin en yüce değer olarak dikkate alınmasıdır.
Sol,  DÜNYA EMEKÇİLERİ BİRLEŞİNİZ sloganı altında hareket edenlerin görüşüdür.
ULUSALCILIK ise, HİTLER FAŞİZMİ, MUSSOLLİNİ yönetimi benzeri, insanlık düşmanı bir akımdır.