KKTC’deki ekonomik durum döviz fiyatlarına çok endeksli hareket ediyor. Döviz fiyatları ise Türkiye’deki ekonomik durum ile çok yakından ilgili. Bu durumda Türkiye’de koalisyon mu olur?, Erken seçim mi yapılır? diye geçen her gün bizim ekonomimiz daha da bozuluyor. Halkımız daha da fakirleşiyor.
Türkiye’deki siyasal durum karmaşık bir hal aldı ve gidiyor. Jeopolitik riskler ve terörizm en üst düzeye tırmanmış durumda. Çözüm süreci devam etsin mi yoksa bu süreçten vaz mı geçilsin tartışmaları süre dursun bu konuda kafalarda net bir cevap yok.
Türkiye’de şu anda erken seçim olsa alınan oy oranlarının çok fazla değişebileceğini sanmıyorum. Değiştiğini ve 280 milletvekili ile tek partili bir hükümet kurulduğunu düşünsek bile bu kadar zayıf bir iktidarın yapısal reformları yapabilme olasılığının olduğunu düşünmüyorum.
Dünya da konjonktür gittikçe zayıflıyor. Dünya da likidite bol fakat gelişen ekonomilere ilgi zayıflıyor. Aksine gelişen ekonomilerden fonlar çıkış eğiliminde. Gelişen ekonomilerde riskler artmış durumda. Risklerinde artış sebebi Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomi politikası. ABD’nin şuan yürütmüş olduğu kapitalist ekonomi politikaları gelişmekte olan ekonomileri riske sokmaktadır. Çünkü ABD sonuçlarını bile bile ekonomik politikalarını gelişmekte olan ekonomiler zararına uygulamaktadır.
Türkiye ekonomisine baktığımızda aşağıdaki olumsuz bilgileri sıralayabiliriz.
a) Büyüme son üç yıldır zayıf. İşsizlik yüksek.
b) Cari açık halen yüksek. GSYH dolar cinsinden düşmüş.
c) Enflasyon tek hanelerde devam etmesine karşın yıl sonu beklenti %9 civarında.
d) Türkiye ekonomisi kırılganlığını devam ettiriyor, tasarruf oranı düşük dış finansmana bağımlı.
e) İhracat geriliyor, dış ticaret açığı yükselmiş.
f) 2015 turizm gelirlerinde gerileme gözlemleniyor.
g) Türk Lirası’nın değer kaybı yüksek düzeyde. Maalesef bu durum maliyet artışı yaratıyor. Bunun sonucu ise enflasyon körüklüyor.
h) Gelir dağılımı son derece bozuk. Kişi başı gelir artmıyor.
Gerek dış dünyanın durumu gerek jeopolitik durum, gerekse siyasal durum ve de Türkiye’nin ekonomik durumu çok özet olarak böyle. Çok sıkıntılı bir durum. Bu durumun kolay aşılacağı konusunda iyimser değilim. Kim, hangi yöntemlerle gerek jeopolitik, gerek siyasal, gerekse ekonomik durumu aşacak hangi politikalarla ve hangi güçlü siyasal yapıyla.
Bahsettiğim durum bizi de yani KKTC’yi de direk olarak etkileyen bir süreç. Bizim de yapısal bozukluğumuzun sebepleri belli ama bazı önlemlerin alınması kendi elimizde bunu da yapmaktan imtina ediyor ve Türkiye’de ki bozuk ekonomik durumu ve de Türk Lirası’nın zayıflığını ganimet göstererek kendi rahatımıza bakıyoruz.
Sürekli bir şekilde maliye politikalarında öneriler yapmamıza rağmen henüz hiçbir çalışma görememekten dolayı moral motivasyonumuz nerdeyse sıfırlanmış.
Her evde, istisnasız her evde bugün itibariyle ekonomik yangın var. Hane halkı borçlarını gittikçe artıyor. Bankaların tahsil edemedikleri borçlar da gittikçe artıyor. Pazar faaliyetleri gerilemiş durumda. Ocak 2015 – Temmuz 2015 döviz bazında gelirler % 21 azalmış. Böyle bir suda balık avlamaya çalışıyoruz.
Finansal olarak bağlı bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik ve politik sorununun kısa sürede düzeleceğine dair ufukta herhangi bir ışık şuan için gözükmemekte.
Hep beraber yani TC ve KKTC bir kriz yaşıyoruz. Bu krizin etkileri uzun süre devam eder.
Çıkara dayalı ekonomik yapı ve aşırı liberal politikalar bize böyle sonuçlar dayatmaktadır.
































