Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

UBP’de fırtına öncesi sessizlik

YORUMSUZ KALDILAR: Birçok UBP yetkilisi ve milletvekili, 2013 Temmuz seçim harcamalarını inceleyen heyetin ortaya koyduğu raporla ilgili konuşmak istemedi. Raporla ilgili tüm okların üzerine çevrildiği UBP eski Genel Başkanı İrsen Küçük, “Yurt dışındayım. Konuyu takip ediyorum. KKTC’ye gelince açıklama yaparım” demekle yetindi

VERGİ DAİRESİ DEVREDE: Hazırlanan raporda ortaya çıkan bilet skandalının Havadis Gazetesi aracılığıyla duyurulmasının ardından Gelir ve Vergi Dairesi devreye girdi. Daire müdürü Hikmet Burkay’dan alınan bilgiye göre gerekli işlemler başlatıldı


Ulusal Birlik Partisi (UBP)’nde 2013 Temmuz seçim harcamalarını inceleyen heyet tarafından 23 Aralık 2013’te sunulan raporda büyük bir skandalın ortaya çıkmasının ardından birçok parti yetkilisi ve milletvekili sessiz kalmayı tercih etti.
Skandalla ilgili okların üzerine çevrildiği UBP eski Genel Başkanı İrsen Küçük, yurt dışında olup konuyu takip ettiğini ve KKTC’ye döndüğünde gerekli açıklamayı yapacağını demekle yetindi.

Atun ve Çavuşoğlu açıklama yapmak istemedi…
UBP Gazimağusa Milletvekili Sunat Atun ve İskele Milletvekili Nazım Çavuşoğlu konu ile ilgili açıklama yapmak istemedi.
Atun, “Araştırma henüz sonuçlandırılmadı. Bu nedenle konuşmak istemiyorum” derken, Çavuşoğlu, “İlk önce dosyayı basına sızdıranlar konuşsun. Ardından biz konuşuruz” diyerek raporun basına ulaşmasına karşı olan tepkisini yansıttı.

Gelir ve Vergi Dairesi devrede
UBP’de 2013 Temmuz seçim harcamalarını inceleyen heyet öngörülen seçim harcamasının 1 milyon TL ve harcanan miktarın da 4 milyon 678 bin TL olup aradaki farkın kaynağının belli olmamasını raporda ortaya koymasının yanı sıra bilet skandalını da ortaya çıkardı.
UBP, kendi uhdesinde olan Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir ve Vergi Dairesi’ne 50 bin bilet başvurusu yaparak izin alıp 200 bin adet bilet basmıştı.
Havadis Gazetesi’nde bu skandalın duyulmasının ardındansa Gelir ve Vergi Dairesi devreye girdi. Gelir ve Vergi Dairesi Müdürü Hikmet Burkay’dan alınan bilgiye göre haberin bir ihbar kabul edilip, gerekli işlemlerin başlatıldığı duyurdu.

Mamalı: Yüksek Mahkeme mali raporları inceleyebilir
Avukat Barış Mamalı, “Siyasal Partiler Yasası”nda her partinin kurultayından sonra mali raporlarını en geç iki ay içinde Yüksek Mahkeme’ye göndermesi gerektiğini açıkladı. Mamalı, Yüksek Mahkeme’nin de bu raporları didik didik incelemesi gerektiğini kaydetti.
Mali raporların genel kurulda ibra edilmiş olması durumunda bile Yüksek Mahkeme’nin bu raporları inceleyip, araştırabileceğini, harcamaların veya gelirlerin kaynağını görebilmek için işlemlerin belgelendirilmesini talep edebileceğini söyleyen Mamalı, hatta bilirkişi atayıp gerekli araştırmayı yaptırabileceğini ifade etti.
Mamalı, ayrıca Başsavcılık makamını kullanarak mali inceleme ve araştırmanın derinleştirilebileceğini belirtti.

“Yasa var cezai müeyyide yok”
Mamalı, ayrıca 1975 yılında siyasal partilerle ilgili mali usulsüzlük açısından bir yasanın yürürlüğe girdiğini ancak bu yasa da yolsuzlukların yargı kararı ile tespit edilmiş olmasına rağmen partilere getirilmiş hiçbir müeyyide olmadığını açıkladı. Mamalı şu şekilde konuştu:
“Bu yasada yer alan ‘kapatma’ nedenleri içerisinde bu tür hukuka aykırılıklar yer almamaktadır. Yani zamanında Meclis’teki siyasi iktidar, partilerin veya parti yönetimlerinin mali açıdan hukuka aykırı davranmaları veya yolsuzluklar yapmaları halinde ilgili partinin cezalandırılmasını istememişler, bu açıdan partileri koruma altına almışlardır. Bu durumda eğer ortada bir suç dahi varsa ancak kişilerin (üye, organ üyeleri, başkan gibi) cezalandırılabilmesi söz konusu olabilecektir.”

“Siyasi partilerin halka karşı sorumlulukları var”
Siyasi partilerin iktidar döneminde tüm topluma, muhalefette iken de özellikle temsil ettikleri halk kesimlerine karşı sorumlulukları olduğunu kaydeden Mamalı, “Demokrasiler için vazgeçilmez öğe olduklarına göre topluma yönelik dürüst, temiz ve hesap verebilir pozisyonda yer almaları gerekir” dedi.
Mamalı, iktidardaki partilerinin devlet idaresini işgal ettikleri dönmede ise sorumlulukları daha yüksek seviyede olduğunu belirtti.

“Mali faaliyetler önemli”
Partilerin karakterini ve halka karşı güvenini ortaya koyan en önemli unsurlardan birinin mali açından ortaya koydukları işlemler ve faaliyetler olduğunu kaydeden Mamalı, partilerin bu nedenle ciddi bir iç ve dış denetime tabi tutulması gerektiğini savundu. Mamalı, herhangi bir usulsüzlüğün ve yolsuzluğun önüne geçebilmek veya varsa gereğini hukuken yapabilmek için etkin bir denetim mekanizmasına ihtiyaç olduğunu savundu.
Partilerin genel kurullarında seçilen “denetleme heyetleri” iç denetim organları olduğunu belirten Mamalı, bunun yanında Anayasa’nın 71(4) maddesi tahtında da partilerin dış denetim organı Anayasa Mahkemesi olarak Yüksek Mahkeme olduğunu kaydetti.