Köşe Yazarları

TUT VE DE Kİ: HERKES ÖLDÜRMEZ SEVDİĞİNİ

TUT BENİ YÜREĞİMDEN USTAM

Ustam!
Aklım firarda.
Gözbebeklerimde müebbet hüzün,
Dilimde ay kesiği bir yara,
Düşüm kırık dökük,
Umudumun boynu bükük,
Bir öksüzün omuzlarında sükut.
Yüreğim sana emanet sıkı tut.
Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
Bir hain kurşunu gelip deşmesin…

Ustam!
Ne zaman o senin bildiğin zaman,
Ne sevda gördüğün masallardaki.
Eskiden,
Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
Mendillere yazılırdı isimler,
Yüreklere kazılırdı gizlice.
Sevdalılar asil ve de yürekli
Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
Oysa şimdi;
Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
Meşru sevdalardan,
Gayri meşru acılar doğuyor kundaklara,
Günahkar gecelerden…

Beni herkes sevdaya asi sanır,
Oysa aşk, beni nerde görse tanır,
Hasret tanır,
Zulüm tanır,
Ölüm tanır,
Yüzüm yüzümden utanır…

Yorgunum ustam;
Ne katıksız somun isterim senden,
Ne bir tas su,
Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
Var gücünle asıl sükunetime,
Çığlığım kopsun,
Uzat ellerini güneşe dokun,
Uyandır uykusundan,
Tut yüreğimden ustam tut,
Tut beni, sür güne…
Serkan Uçar

Şiirlerle genç insanlar arasında bir köprü kuran dev sanatçı Tuncel Kurtiz artık geride bıraktıkları ile yaşayacak. Müthiş sesi ile şiirlere yeniden ruh veren Kurtiz hayat boyu “Yüzü Doğan Güneşe Dönük” olan bir insandı ve öyle veda etti dünyaya. Gerek oynamış olduğu filmler ve diziler, gerekse muhteşem ses tonu ile belgesel sunumu ve şiirleri ile Tuncel Kurtiz’i sevenleri asla unutmayacak.


Tuncel Kurtiz kimdir?

Tuncel Kurtiz, 1 Şubat 1936 tarihinde, Bilecik’te dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne kayıt olan Kurtiz, bu üniversitede İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü başarıyla tamamladı. Oyunculuğa tiyatro ile başlayan Tuncel Kurtiz, ilk olarak 1958 yılında, Haldun Dormen Tiyatrosu’nda sahne aldı. Yurt içi ve yurt dışında pek çok tiyatroda (ABD, Almanya, İsveç, Hollanda vs…) sahne alan başarılı oyuncu, Şeyh Bedrettin Destanı, Keşanlı Ali Destanı, Devr-i Süleyman gibi pek çok tiyatro oyununda rol aldı.

1964 yılında rol aldığı ve Orhan Günşiray’ın yönettiği Şeytan’ın Uşakları adlı sinema filmi ile beyazperdeye adım atan Kurtiz, sinemadan da bir daha kopmadı. Yılmaz Güney’in Sürü, Umut ve Duvar gibi efsanevi filmlerinin de aralarında yer aldığı 50’den fazla filmde rol aldı.

Tuncel Kurtiz’in genç nesiller tarafından tanınması ise, son yıllarda oynadığı TV dizileri sayesinde oldu. 2003 yılında Alacakaranlık, 2006 yılında ise Hacı adlı dizilerde rol alan Kurtiz, özellikle 2007 yılında yayınlanan Asi ve 2009 yılında vizyona giren Ezel adlı dizilerle beraber popülaritesini büyük oranda artırdı. Ezel adlı dizide canlandırdığı Ramiz Dayı karakteri o kadar fazla sevildi ki, adına fan kulüpleri kuruldu, filmde seslendirdiği replikler dillerden düşmez oldu. 1979 yılında çekilen sinema filmi Gül Hasan ile yönetmenliği denemiş olan Kurtiz ayrıca Gül Hasan ve Bereketli Topraklar Üzerinde (1980) adlı filmlerin senaryosunu da yazmıştır.

Altın Portakal, Gümüş Ayı ve Altın Böcek ödüllerinin sahibi olan Kurtiz, son olarak Ezel adlı TV dizisinde Ramiz Dayı karakterini canlandırmıştır.
Berlin film festivalinde bir İsrail filmi olan Kuzgunun Gülümseyişiyle en iyi erkek oyuncu gümüş ayı ödülünü almıştır. On iki saat süren, dünyanın en ünlü tiyatro oyunlarından Mahabaratta’da Peter Brook ile oynamıştır. Gül Hasan kendisinin yazıp yönettiği ve oynadığı bir filmdir. Yılmaz Güney’in en eski dostlarındandır ve birlikte en fazla çalıştığı aktördür. Umut’ta Hamal Hasan, Duvar’da iyi gardiyan Ali Emmi, Sürü’de vesikanların lideri Hamo Ağa ve karakterlerin adını hatırlamadığım, Çirkin Kral, Huduların Kanunu, Ben Öldükçe, Haracıma Dokunma, Konyakçı, Krallar Kralı, Sayılı Kabadayılar, Sokakta Kan Vardı, Üçünüzü de Mıhlarım gibi Yılmaz Güney filmlerinde oynamıştır. Müthiş ve unutulmaz eser Bereketli Topraklar Üzerinde’den sinemaya aktarılan filmde Kürt Zeynel’dir. Son dönemlerde, Işıklar Sönmesin, Hoşçakal Yarın, Tabutta Rövaşata, Şelale, O da beni Seviyor filmlerinde oynamıştır.
Nazım Hikmetin Şeyh Bedrettin Destanı şiirini oyunlaştırmış ve sahneye koymuştur.
Ölümünün ardından sanatçı arkadaşları ne dediler?

Kenan Işık
“Uzun yıllar yurt dışında yaşamak zorunda kaldı. Erken bir gidiş oldu. Yaşı olmayan bir sanatçıydı. Gerçekten şaşırdım. Artık onun olamayacağı duygusu beni sarstı. Mekanı cennet olsun.”

Genco Erkal
“Şimdi öğrendim. Ağzım dilim tutuldu. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Çok çok değerli bir arkadaşımdı. Hem tiyatrocu hem sinemacı olarak Türkiye’nin büyük bir değeriydi. Uluslararası alanda da ödüller aldı. Çok büyük bir kayıp…”

Rasim Öztekin
“Tuncer abi benim konservatuvarlarımdan birisiydi, o da gitti. Çok konuşacak bir durumumda yok. Çok şey öğrendiğim koca bir çınardı. Çok kötü oldum. Gözümün önünde sadece Tuncel abim var. Nur içinde yatsın.”

Melek Baykal
“Ne diyeyim bilemedim. O kadar şaşkınım ki… Canlı yayından çıktım odamda öğrendim. Yönetmenim haber verdi. Şu an kendimde değilim, çok üzgünüm. Niye niye niye diye soruyorum. Ama yapacak bir şey yok. Dua yollayacağız. Geride kalanlar çok zor oluyor. Bu acıyı yüreğimizde hissediyoruz.”

Ali Poyrazoğlu
“Bildiğim bir sağlık sorunu yoktu. Ama yaş 77 bir şeyler sürpriz biçimde çıkabilir. Her ölüm anidir, her ölüm erkendir. Bu durumlarda anı anlattırılması beni çok gerer ve rahatsız eder. Seyirciler hafızlarına sormalı. Ondan neler öğrendim, bende bıraktığı çizgiler nelerdir. Onu ıskaladım mı, ıskalamadım mı diye izleyenler kendilerine sormalı. Bence evet her ölüm erken bir ölümdür ama ölüp gitmeden önce oyuncuları, heykeltıraşları, yönetmenleri ölmeden önce ıskaladım mı, ıskalamadım mı diye düşünmeliyiz. Başımız sağ olsun.”

Oynadığı bazı tiyatro oyunları
Çok Tuhaf Soruşturma: Ferhan Şensoy – Orta Oyuncular – 1998
Şeyh Bedrettin: Nazım Hikmet – 1997
Mahabaratta: Hint Destanı – Peter Brook – 1985
Keşanlı Ali Destanı: Haldun Taner – Berlin Schaubühne Tiyatrosu – 1984
Teneke: Yaşar Kemal
Kaplan ve Daktilolar: Genar Tiyatrosu – 1968
Samanyolu (oyun): Karl Wittlinger – Genar Tiyatrosu – 1968
Devri Süleyman: Aydın Engin – Genar Tiyatrosu – 1968
Yolcu: Nazım Hikmet – Genar Tiyatrosu – 1967
Kalbin Sesi – Halkın Gözü: Peter Shaffer – KEnt Oyuncuları – 1964
Martı: Anton Çehov – Kent Oyuncuları – 1963
Altın Yumruk: Dormen Tiyatrosu – 1962
Ayı Masalı: Dormen Tiyatrosu – 1962
Şahane Züğürtler: Dormen Tiyatrosu – 1962
Zafer Madalyası: Thomas HeggenJoshua Logan – Dormen Tiyatrosu – 1958
 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı