Ekonomi

Türkiye nezle, biz zatürre!






Bertuğ TOPAL

Dünya piyasalarında yaşanan kriz, Yunanistan’ın geleceğine ilişkin belirsizlik, Rusya-Ukrayna arasındaki gerilimin gittikçe tırmanması dövizi yine uçurdu.
Dövizdeki bu denli artış dövizle borçlanan birçok vatandaşı da zor durumda bıraktı. Geçtiğimiz yılın bu gününde dolar 2,22 TL civarlarında iken dün dolar ortalama 2,50 TL’den işlem gördü.
Bir yılda doların 25 kuruş birden artış göstermesini ekonomistler, Türkiye’de son dönemde Merkez Bankası’na yapılan müdahalelerle açıkladı.
Euro ise bu bir yıllık dönemde 2,71 TL’ye kadar düşerken şu an 2,82 TL civarlarında işlem görüyor.

Sterlin de tavan yaptı
Dolar ve Euro’daki artışın yanı sıra Sterlin de tavan yaptı. 2014 yılında 3.69 seviyesine yükselerek tavan yapan Sterlin, 2015’in Şubat ayında 3.82 TL’ye kadar çıktı. Ülkemizde özellikle uzun vadeli borçlanmada ciddi bir işlem hacmine sahip olan Sterlin dikkate alındığında KKTC’deki ekonomik çıkmazın büyüyeceği endişesi de artıyor.

Uzmanlar Türkiye bağlantılı dedi
Ekonomi uzmanları dövizdeki artışı Türkiye’de Merkez Bankası’na yapılan siyasi baskılara bağladı. İktisatbank Genel Müdürü Ahmet Karavelioğlu dünyada ekonomik ve siyasal anlamda yaşanan belirsizliğin Türkiye’de yaşanan olaylarla birleşmesiyle dövizin yükseldiğini belirtti.
Ekonomist Necdet Ergün ise Türkiye Merkez Bankası’na yapılan siyasi baskının sonucu olarak dolar başta olmak üzere dövizi fırlattığını belirtti.

***
Karavelioğlu: Siyasal olaylar tetikliyor

İktisatbank Genel Müdürü Ahmet Karavelioğlu, Havadis’e yaptığı açıklamada dövizde yaşanan yükselişin temel nedeninin Türkiye Merkez Bankası’na siyasiler tarafından yapılan müdahale olduğunu ifade etti.
Türkiye Merkez Bankası’nın enflasyona göre karar almasını beklemeden siyasi baskı nedeniyle alınan kararlarının ekonomiyi olumsuz yönde etkilendiğini söyleyen Karavelioğlu, “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı sert eleştiriler ve telkinleri bu durumda oldukça etkili oluyor. Merkez Bankası bu baskıların ardından ‘zigzag’ yapmaya başladı, inandırıcılığını kaybetti. Merkez Bankası Başkanının istifa edeceği haberleri ekonomi yönetiminin başsız kalacağı endişesini doğurdu. Dünyadaki belirsizlik de bunları etkiledi. Ukrayna’daki olaylar da tansiyonu artırdı” dedi.
Dövizdeki artışın düzelmesinin Türkiye dışındaki gelişmelere de bağlı olduğunu kaydeden Karavelioğlu, Yunanistan ile AB’nin anlaşmasının, Ukrayna’daki durumunun dövizdeki durumun düzelmesine neden olacağını söyledi.
Karavelioğlu, “Bu krizin ekonomik altyapısı yok. Nedeni bağımsız olması gereken kurumun başkanına ciddi anlamda yapılan saldırıdır. Ülkeyi yönetenler aklıselim davranmalı. ABD’nin faiz artıracağı beklentisi var. TL’nin değer kaybetmesini etkileyen şey siyasi eleştirilerdir. TL düşerken bir yandan da yurtdışında doların değerlenmesini etkileyen sebepler var” şeklinde konuştu.
Karaveli, “Özetlemek gerekirse, kurun bugünkü ateşini dışarıdaki üç konu FED faiz artışı, Ukrayna ve Yunanistan’daki gelişmeler ile Türkiye içerisinde maksadını aşan ve Merkez Bankası’nı bağımsızlığına halel getirecek sert eleştiriler etkili oluyor” dedi.

***
Ergün: Dolar 2.4’te kalır

Ekonomist Necdet Ergün ise yaptığı açıklamada öncelikle son yıllarda Türkiye hükümetinin değişen ve ekonomideki kaynak dağılımını yeniden kurgulayacak olan makro para politikasını anlamak gerektiğini belirtti. Bu konuda Türkiye Merkez Bankası’na baskı olduğunu kaydeden Ergün, “Türkiye uzun yıllar, ‘yüksek faiz-düşük kur’ politikası ile aşırı değerli döviz politikası ile yönetiliyordu, şimdilerde ‘görece rekabetçi kur ve düşük faiz’ politikasına geçme yönünde adımlar var. Yani bundan sonra hep daha rekabetçi-yüksek kur demektir aslında. Her şeye rağmen, önümüzdeki dönemde ‘enflasyon ve faizin’ düşeceğini ve dönemsel atağın geçmesi sonrasında dolar kurunun da 2.4 bandına oturacağını düşünüyorum. Ama şu sıralar dönemsel global ve içsel sebeplerin birleşmesinden kaynaklanan bir atak var. Bana göre makro düzeyde dövizdeki yükselişin eşzamanlı 3 sebebi var, bunlar birleşince dalgalanma, tansiyon arttı” diye konuştu.

Ülkemize nasıl yansır?
Ergün, KKTC’de hem yüksek ithalat bağımlılığının hem de bir çok sektörün fiyatlama politikasında döviz kullanmasının halka pahalılık ve satın alma gücü açısından negatif yönde yansıyacağını söyledi. Ergün, döviz borç stoku olan özel kişi ve şirketlere de ilave baskı yaratıyor. Kur artışı daha sonra enflasyon olarak yansıyacağı içinde muhtemelen kamu bütçesine de ilave yükler getirecek. Kısaca dövizdeki artış bize fayda-maliyet açısından büyük ölçüde negatif olarak yansıyor” diye konuştu.







Başa dön tuşu