Müteahhitler Birliği, Ankara’nın finanse ettiği ihalelerin KKTC’de açılmasını istedi ve büyük bir eylem yapmayı planladı.
Ticaret Odası, Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, Mimar ve Mühendis Odaları Birliği bu eyleme destek vereceklerini belirttiler.
Hükümet ile varılan mutabakat gereği dün yapılacağı açıklanan eylem kaldırıldı.
Neden kaldırıldı ve hükümet bu sorunu nasıl çözecek bilmiyorum.
Ama konu 30 yılın konusudur.
Ve her ne halse 30 yıldır tartışmalara ve zaman zaman eylemlere yol açsa da bir türlü çözülmemiştir.
Tıpkı daha birçok sorunun çözülmediği gibi.
İş dünyası (bence haklı olarak) ihaleleri burada açın, biz de katılalım, zaten krizde olan ekonomiye bir nebze can suyu olsun diyor.
İhalelerin Ankara’da açılmasını sağlayanlar da “parasını biz veriyoruz, dolayısı ile bizim müteahhitlerimiz içindir bu ihaleler” şeklinde bir savunma yapıyor.
Yani parayı veren işi yapacak olanı da tayin ediyor.
Bu tavır yapılan işin manevi tarafını ortadan kaldırıyor ama belli ki parayı verenlerin bu umurunda bile değil.
Sonuçta Kıbrıs Türkü’nün faydasına olacak bir iş yapılıyor. İhalelere Kıbrıslı Türk müteahhitleri de katıp katma değer yaratmak varken konuyu yapılan işin önüne geçecek denli çözümsüz bırakanlar aslında yapılan işe yazık ediyorlar.
***
Benzer bir durum burada faaliyet gösteren Türkiye orijinli şirketlerin veya Türkiye’den KKTC piyasasına gelen malların reklamlarında veya sosyal sorumluluk projelerinde de yaşanıyor.
Örneğin AKSA şirketi KKTC’deki elektrik tüketiminin neredeyse yarısını kontrol ediyor.
40 milyon dolar civarında alım garantili para kazanıyor.
Peki siz hiç AKSA’nın gazetelerde veya televizyonlarda reklamını gördünüz mü?
AKSA şirketi Türkiye Süper Ligi’nde bir değil tam tamına iki takımın sponsorudur.
Bu sponsorluklar için büyük paralar harcıyor.
Peki KKTC’de ne harcıyor?
Hangi sosyal sorumluluk projesine katkı yapıyor.
Türkiye’den gelen 2 milyar dolarlık mal için kaç liralık reklam pastası ayrılıyor?
Ben size söyleyeyim.
Devede kulak bile değildir.
Örneğin Coca Cola her gece neredeyse kısa metrajlı filmler gibi uzun sayılabilecek reklamları Türkiye televizyonlarında her gece oynatıyor ama KKTC’de tek kuruşluk reklam vermiyor.
Aynısı Türk Hava Yolları veya diğerleri için de geçerlidir.
Türkiye kökenli bankalarda biriken mevduat milyar doların üzerindedir ama burada tek bir faaliyetlerini bile göremezsiniz.
Ha keza her türlü vergiden ve gümrükten muaf devasa oteller de öyle.
Onlar daha da öteye giderek KKTC yönetimi ve siyaseti ve medyasına yön vermeye de yelteniyorlar.
***
Bunun böyle gitmeyeceği aşikardır.
Ve sosyalist kökenli bir hükümetin bu konuda yapacağı gerçekten çok şey vardır.
Sosyalistlik eğer kendi halkının çıkarlarını korumaksa ve hükümet edenler de bu ilkeye bağlıysa derhal adım atmalıdırlar.
Bu konuya devam edeceğiz…
































