Türkiye

Türkiye Ermenileri yeni Patrik’lerini seçiyor


Patrik Mesrob Mutafyan’ın ölümünün ardından başlayan Türkiye Ermenileri Patriği seçim süreci 11 Aralık günü yapılacak olan oylamaya kadar devam edecek.

85. Patrik Seçimi için ruhani delege seçimi 7 Aralık’ta, sivil delege seçimi ise bir gün sonra gerçekleşti. Seçilen delegelerin 11 Aralık günü Patrik’i ve Ruhani Kurulu seçmesiyle birlikte sivil ve ruhani delegelerden oluşan heyet de lağvedilecek.

Ancak bu kez seçimlere boykot çağrısı ve seçimlerin durdurulmasına yönelik açılan davalar damgasını vurdu.

23 Eylül tarihinde İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı seçim talimatnamesi, seçim sürecinde tartışmaları ve Ermeni toplumu içinden itirazları alevlendiren son gelişme oldu.

Zira, Cumhuriyet döneminde yapılan 1961, 1990 ve 1998 patriklik seçimlerinin aksine, İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen talimatname yurtdışı adaylarının bu seçime katılımını sınırlandırmaktaydı. 1961, 1990 ve 1998 yıllarında hazırlanan talimatnameler yurtdışı adaylıklarını da “babadan Türk” olma şartı ile kabul ediyordu.

1863 tarihli Ermeni Milleti Nizamnamesi’nde bulunan “İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne mahsus episkoposlar sınıfına dahil olma gereği” ifadesinin 2019 yılı talimatnamesine konmasıyla birlikte, yurtdışındaki adayların da bu seçime katılması fiilen engellenmiş oldu.

Yürütmeyi durdurma amaçlı davalar açıldı

Bakanlığın söz konusu kararının yasal olmadığını iddia eden kişiler tarafından yürütmeyi durdurma kararı talebiyle üç ayrı dava açıldı, ancak bunlardan sadece Simon Çekem tarafından açılan dava reddedilirken diğerleri halen sonuçlanmadı.

Ayrıca İçişleri Bakanlığı’nın kararının ardından seçim sürecini yürütmekle görevli Müteşebbis Heyet’ten peş peşe istifalar geldi.

Türkiye Ermenileri 85. Patrik Seçimi sürecinde önce ruhani ve sivil delege seçimleri yapılıyor. Seçilen delegelerden oluşacak intihap heyetinin koordinasyonu altında ise Türkiye Ermenileri, Patrikliğin kuruluş yılı olan 1461’den bu yana 85. kez Patriğini belirliyor.

Meşruiyet açısından tartışmaların gündeme geldiği seçim sürecindeki adaylar ise Episkopos Sahak Maşalyan ile on yıldır patrik genel vekilliği görevini sürdürmüş olan Başepiskopos Aram Ateşyan.

Osmanlı döneminde nüfusun önemli bir kısmını oluşturan Türkiye Ermenilerinin sayısının halihazırda 65.000-70.000 arasında olduğu tahmin ediliyor. 18 yaş üstü olup oy kullanma hakkı olan seçmen sayısı ise yaklaşık 40.000. Delege seçimlerinde ise yaklaşık 15.000 bin kişi oy kullanırken, bunların bine yakını geçersiz oy kullanarak tepkilerini dile getirdiler.

“Seçilen kişiyi Patriğim saymayacağım”

TBMM’nin Ermeni milletvekillerinden biri olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekili Garo Paylan, Patrik seçimleri konusunda itirazlarını en yüksek perdeden dillendirenlerin başında geliyor. Ermeni Patriği seçiminde oy kullanmayan Paylan, seçilen kişiyi de Patriği saymayacağını belirtmiş ve şöyle eklemişti:

“Tarih; onurumuzla oynayan kamu görevlilerini, işbirliği yapan ruhanileri ve yöneticileri kara sayfaya yazacaktır.”

euronews Türkçe’ye konuşan Paylan, “Seçilen kişiyi Patriğim saymayacağım” diyor ve ekliyor: “Bu adaletsiz bir seçim süreci oldu, kabul etmiyorum. Bu, ruhani bir kurum olan Ermeni Patrikliği’nin iç işleyişine bir müdahaledir. Din, vicdan ve adaleti gerektirir. Ermeni toplumunda adalet duygusu sarsıldı. İki adaya mahkum edildik. Bu yüzden de katılım düşük kaldı.”

Paylan’ın Patrik seçimi konusunda 2011 yılında bir arkadaşıyla beraber açtığı dava, ancak 2019 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından sonuçlandı. Dolayısıyla halihazırda açılan davaların yıllar süreceği düşünülüyor.

Anayasa Mahkemesi, Patriklik seçiminin uzun yıllardır engellenmesini 23 Mayıs 2019 tarihinde verdiği bir kararla “din özgürlüğü ihlali” olarak nitelemişti.

Patrikliğin kapatılmasına zemin hazırlayabilir

Ermeni toplumunun ve kanaat önderlerinin itirazlarının başında ise, söz konusu talimatnamenin gelecekteki seçimleri de tehlikeye atması ve dolayısıyla İstanbul Ermeni Patrikliği’nin kapatılmasına zemin hazırlayabileceği geliyor; keza yurtiçi ve yurtdışından Ermeni patrikliği makamına aday olabilecek 12 episkoposun sadece ikisi “Türkiye içinden”. Bir diğer deyişle, daha önce dünya çapında Türkiye’yle bağlantılı adaylar arasından seçilen Patrik için bu kez İstanbul Patrikliği’ne bağlı olma şartı getirildi.

“Ruhban okulu halen kapalı olduğu için yeterli sayıda din adamı zaten yetişemedi. Bu karar, adayların kısıtlanmasını beraberinde getirir ve toplumun tercih hakkını bitirir. Bu uygulama, bu dayatma, hayatın olağan akışına aykırı” diyor Paylan.

Söz konusu talimatnamenin ardından Ermenistan’ın Gugark bölgesinin ruhani lideri olan ve Ermenistan’la yakın ilişkileri sebebiyle olumsuz karşılanan Sebuh Çulçiyan da süreç dışında kaldı. Daha önceki “patrik kaymakamlığı” devlet tarafından tanınmayan Karekin Bekçiyan, aslında İstanbul Patrikhanesi episkoposlarından olmasına rağmen talimatnameyi protesto etmek için adaylıktan istifa etti.

2008 yılından beri sağlık sorunları yaşayan Mutafyan’ın, Adli Tıp tarafından da onaylanan “ağır demans hastalığı” neticesinde görevlerini yerine getirememesi üzerine 2010 yılında Başepiskopos Aram Ateşyan Patrik Genel Vekili olarak hükümet tarafından atanmıştı.

“Patrikhane zaten yıllardır kayyum tarafından yönetiliyordu” diye ifade ediyor Paylan.

Zira, Patriğin ağır sağlık sorunları sebebiyle Ermeni toplumunun talebiyle 2016 yılının Ekim ayında seçim kararı alınmasına ve bir yıl sonra Mart ayında Karekin Bekçiyan Patrikhane’yi seçime götüren süreçte Patrik Kaymakamı seçilmesine rağmen Ateşyan Patrik vekilliğinden istifa etmeyip görevine devam etmişti. Seçim yapılması için 2017 yılı Ağustos ayında İçişleri Bakanlığı’na gönderilen dilekçe de yanıtsız kalmıştı.

Bekçiyan’ın kararları geçersiz sayılmıştı

Akabinde İstanbul Valiliği gönderdiği bir yazı ile Bekçiyan’ın patrik kaymakamlığını ve aldığı kararları geçersiz saymış, son olarak da Patrik seçim sürecini iptal etmişti. Bunun üzerine ise Bekçiyan ülkeden ayrılmıştı.

Seçim sonuçlarını İstanbul’da Ermeni cemaatinin en yoğun yaşadığı Feriköy, Bakırköy, Yeşilköy ve Samatya sandıkları belirliyor. Türkiye Ermenilerinin yaklaşık yüzde 99’u da İstanbul’da ikamet ediyor. Patrik seçimine sadece Türkiye’de yerleşik Ermeniler oy kullanabiliyor.

Seçime itiraz eden ve kendilerini “Toplum Girişimi” olarak adlandıran bir sivil girişim sandığı boykot ederken, bir kesim de pusulalara Ermenice “Hayır” anlamına gelen “VOÇ” yazarak geçersiz oy vermeyi tercih etti.

Ermeni toplumunu yakından tanıyan yayıncı Rober Koptaş, Mutafyan’ın hastalığından sonra hükümetle Ermeni cemaatinin bazı önde gelenleri arasında angajman geliştiğini ve devletin Patriklik üzerindeki denetiminin Ermeni toplumunu dizayn edecek şekilde devam ettiğini kaydetti.

“Patrikliğin ve toplumun kendi iradesiyle özgür şekilde hareket etmesine izin vermediler. Ateşyan’ın Patrikhane’de tek yetkili olmasını sağlayan düzenlemeler yapıldı. Özellikle Mutafyan’ın ölümünden sonra seçim kaçınılmaz olunca da belli ki dışarıdan gelenlerin aday olmasını engellemeye dönük bir kararlılık gelişti” diyen Koptaş, Ermeni cemaati içindeki güç dinamiklerinin bir kesimin kendi çıkarı için devletle angajmanı devam ettirmesine yol açtığını düşünüyor.

Birçok kesim boykota katıldı

euronews Türkçe’ye konuşan ve kendisi de seçimleri boykot edenler arasında yer alan Koptaş, “tarihsel olarak kazanılmış bir hakkın çıkar ilişkileri sonucunda elden gitmesinin, geleceği de etkileyecek sonuçlar doğurmasının bir parçası olmak istemedim” diyor.

Seçimlerin ilk tur sonuçlarına göre Çarşamba günü İstanbul Ermenilerinin yeni Patriği olarak Maşalyan ilan edilecek; keza delege bazında rakibiyle arasında 89’a 12 gibi ciddi bir oy farkı söz konusu.

Koptaş, Maşalyan’ı şu şekilde tanımlıyor:

“Kendisinin önemli bir akademik birikimi var, Ermenistan tecrübesi bulunuyor, dil biliyor, yurtdışı eğitimi ve yayınları var. Önceki Patrik Mutafyan’ın öğrencilerinden. Yetkin, sakin, ruhani profilli bir din adamı. Ancak son dönemdeki tutumundan sonra hakkında türlü sorunlara ve baskılara karşı ne kadar dirayetli olabileceğiyle ilgili soru işaretleri oluştu.”

Maşalyan, Patrikhane içinde seçim kararı alınması yönünde “isyan” gibi nitelendirilen, duygusal bir çıkış yapan bir din adamı olarak birkaç yıl önce birçok kesimin desteğini almıştı.

“Ancak daha sonra türlü baskılar sonucu geri adım attı. Patrik Kaymakamlığı döneminde ise, İçişleri Bakanlığı’nın son talimatnamesinin gölgesinde seçime gidilmesine rıza gösterdi, Bakanlıkla müzakerelerde daha dik bir duruş sergilemedi. Bu da, kendi ruhani kardeşlerinin hakkının yenmesine dair itiraz dillendirmediği şeklinde yorumlandı. Açılan davalar sonuçlandığında ve seçimler geçersiz sayılırsa itiraz edeceğini açıklamış. Ancak bu biraz geç bir jest olacaktır. Çünkü seçilmiş bir Patrik olarak böyle bir harekette bulunursa zaten çok kredi toplar ve yeniden Patrik olarak seçilir” diyor Koptaş.

Patrikhane’ye yabancılaşma eğilimi artıyor

Peki bu süreç Ermeni cemaati içerisinde dindarlık eğilimleri üzerinde nasıl bir etki doğurdu?

Koptaş’a göre yıllardır sürüncemede kalan seçim süreci Ermeni toplumunda gelgitlere, hayal kırıklıklarına, Kilise ve Patrikhane’ye yabancılaşmaya yol açtı: “Haklarının savunulamadığı, düzenin böyle döndüğü ve değişmeyeceği duygusu ağır bastı, yılgınlık yarattı. Zaten sayıca az, demografik olarak da giderek yaşlanan, yaşamı, kültürü ve diliyle zayıflayan Ermeni nüfusu, birçok değerini de kaybetmeye devam ediyor.”

Yeni Patrik’in ruhban yetiştirilmesi konusunda nasıl bir öncelik belirleyeceği ise henüz belli değil. Daha önceki dönemde Patrik Mutafyan ruhban yetiştirmek için İstanbul Üniversitesi bünyesinde Yüksek Öğrenim Kurumu’nun (YÖK) denetiminde bir bölüm kurulması talebini dillendirmiş, ancak bu talep de Ermeni toplumu içinde söz konusu bölümün bağımsızlığına dair bazı itirazların yükselmesine yol açmıştı.



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı