Ülke ekonomisine en önemli katkıyı sağlayan sektörlerden biri turizm.
Ve Kuzey Kıbrıs’ta turizm sektöründe ciddi sorunlar yaşanıyor.
Bunun nedeni ise Türkiye’de son dönemde yaşanan olaylar.
İstanbul’da havaalanını da hedef alan terör saldırıları ve bunların ardından son olarak gerçekleştirilen başarısız darbe girişimi ister istemez Kuzey Kıbrıs turizmini de olumsuz etkiledi.
Kuzey Kıbrıs dünyaya Türkiye üzerinden bağlanıyor.
Haliyle de Türkiye’de yaşanan olumsuzluklardan doğrudan etkileniyor.
Türkiye darbe girişimi sonrasında yaralarını sarmak için seferberlik başlattı.
Bunun sonuçlarını alması zaman alacak.
Türkiye de turizm açısından zor bir dönemden geçiyor.
Önceden yapılmış bulunan rezervasyonlar iptal ediliyor.
Ve işin acı tarafı iptallerin ardı arkası kesilmiyor.
Benzer bir durum Kuzey Kıbrıs için de yaşanıyor.
Turizmciler gelen iptaller karşısında çaresiz…
Türkiye kendi yaralarını sarmaya çalışırken Kuzey Kıbrıs da boş durmamalı, hükümet acil olarak turizm sektöründe yaşanmakta olan sorunları masaya yatırmalıdır.
Sektör temsilcileri ile bir araya gelinmeli ve acil olarak sorunlara çözüm üretilmelidir.
Unutulmamalıdır ki, ülke ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan turizmin çökmesi birçok yan sektörü de olumsuz etkileyecektir.
Bir domino etkisi yaratarak, ülke ekonomisine büyük zararlar verecektir.
Bunun yaşanmaması ve ülke ekonomisinin bundan zarar görmemesi hükümetin alacağı tedbirlere bağlıdır.
Sektör desteklenirse yaralarını kısa sürede sarabilir.
Türkiye’de şu anda siyasette olumlu bir hava yaşanmaktadır.
Türk halkının darbeye karşı duruşu, direnişi ve demokrasiye sahip çıkması özellikle Avrupa başta olmak üzere dünyada Türkiye’ye dönük olumsuz havayı dağıtmaya ve sempatiyi artırmaya başlamıştır.
Havanın olumlu yönde değişmeye başlaması kısa vadede olmasa da uzun vadede Türkiye’ye dönük turist akışının yeniden hızlanmasını sağlayacak bir durum olarak değerlendiriliyor.
Ama biz de burada boş durmamalı, bir şeyler yapmalıyız.
Zor günlerin geride kalması adına politikalar üreterek bunları uygulamaya koymalıyız.
Aksi takdirde sektörde açılmaya başlayan yaralar daha da büyüyebilir, bunların sarılmasının bedeli artabilir.
Bu bedel artmadan alınacak önemlerle zor günlerin geride kalması sağlanabilir.
Gelinen aşamada ülke ekonomisinin geleceği açısından hükümetin bu konuda ortaya koyacağı performans çok büyük önem taşımaktadır.
Dileyelim hükümet ‘bekle gör’ politikası izlemeyi tercih etmeden proaktif bir şekilde sorunların üzerine gitsin.
Ve çözümler üretsin…
Turizm sektörünün bu aşamada buna fazlası ile ihtiyacı vardır.
Tabii ki ülke ekonomisinin de…
































