Tuhaf Ama Gerçek adlı facebook hesabından:
Almanya’da bir lise müdürü, her eğitim öğretim yılı başında öğretmenlerine şu mektubu gönderirmiş.
“Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar.
Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum. Sizlerden isteğim şudur. Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak o zaman önem taşır.”
…
Çok düşündürücü.
Tuhaf ama gerçek…
…
Dünya savaşlarının başrol oyuncularının esnaftan kimseler olduğu söylenemez.
Yüksek eğitimliydiler.
Kimisi bilim adamı, kimisi siyaset uzmanı, kimisi doktor, kimisi hukukçu, kimisi asker…
…
Atom bombasını icat edenler fizik profesörüydüler…
…
Libya’yı, Tunus’u, Mısır’ı karıştıran, Irak’ı ve Suriye’yi paramparça eden ülkelerin liderleri “kaliteli eğitim”den geçen insanlardı.
Kim bilir birçoğu Harvard, Oxford gibi üniversitelerde okumuşlardı.
Her biri kürsü sahibiydi…
…
Dünya silah sanayilerinde binlerce eğitimli mühendis iş yapar.
Birçoğu doktor ve profesör unvanlı.
Yaptıkları iş daha iyi silah üretmek.
Tank, top, tüfek, insansız hava uçakları…
…
Türkiye’yi yönetenlere bakın.
Hacılara, imamlara, laiklere.
Hepsi okumuş, eğitimden geçmiş.
Bir de ülkenin nereye gittiğine bakın…
…
Burada durum ne?
Kıbrıs olayları patlak verdiğinde birbirini sokak aralarında mıhlayanlar eğitimli Türkler ve Rumlardı.
Avukat TMT kılığında, doktor EOKA kılığındaydı.
74’te savaşan Kıbrıslı Türk ve Rumların en az yüzde sekseni üniversiteliydi.
Kimisi eczacı, kimisi doktor, kimisi gazeteci, kimisi hukukçu, kimisi mimar, kimisi akademisyen olacaktı…
…
Belediyelere bakın.
Başkanlarının eğitim bakımından neyi eksik?
Ama bir yağmur yağdığında ortalığı bok götürüyor.
Adada toplam nüfus, Ankara’da Bahçelievler semtinin nüfusu etmez…
…
Kırk yıldır süren görüşmelere baksak durum daha vahim.
Hepsi havada kuş tutacak kadar eğitimli.
Türk’ü de Rum’u da.
Kimisi İngiltere’de okumuş, kimisi Amerika’da.
Yabancı dil süper.
Deneyimleri ful.
Backround’ları güçlü.
Kimisi mastırlık, doktoralık yapmış, kimisi koca profesör…
…
Lakin,
Kırk yılda hepsini topla bir “çözüm” etmez…
…
Tuhaf ama gerçek…
































