Başbakan Erdoğan’dan TCMB yönetimini hedef alan sert açıklamalar devam ediyor
Merkez Bankası üzerinden devam eden tartışmalar yatırımcı gözünde kredibilite kaybı yaratıyor
TCMB Başkanı Başçı’nın açık bir şekilde istifaya davet edilmesi, TL ve TL cinsi yatırım araçlarında negatif yansıma bulabileceğinden endişe ediyoruz
Başkan Başçı eğer istifa etmezse, önümüzdeki aylarda daha sert faiz indirimleri beklenebilir. Öte yandan TCMB taviz vermeden sıkı para politikası duruşunu korursa, Hükümet ile TCMB arasında ipler daha da gerilebilir
Piyasa Özeti ve Yorumu
2023 yılında Dünyanın en büyük 10 ekonomisinin arasına girmeyi hedefleyen Türkiye’de enflasyon ve faiz arasındaki ilişkinin halen daha tartışma konusu olması ve dün Başbakan Erdoğan tarafından TCMB Başkanı’na meclis kürsüsünden yüklenmesi, yatırımcı bakış açısıyla kredibilite rsikine işaret ediyor. Hatırlanacağı üzere Almanya dönüşünde gazetecilere TCMB’nin faiz politikasını hiç beğenmediğini, kendilerine çeki düzen vermesi gerektiğini, faiz artırırken 5 puan, indirirken yarım puan indirime gidildiğini ve “sen şaka mı yapıyorsun? şeklinde bir yüklenme ile TCMB Başkanı Başçı’yı hedef alması, Türk mali piyasalarında haliyle yankı buldu. Bu söylemlerini dün de devam ettiren Başbakan Erdoğan, TCMB’nin enflasyon hedefini ne zaman en son tutturduğunu sorarak TCMB’ye yüklenmeye devam etmeyi sürdürdü. “Artık yeter gereğini yaparız” diyen Erdoğan’ın Başkan Başçı’yı açık bir şekilde istifaya zorladığını görüyoruz. Açık bir şekilde siyasetin bu kadar para politikası yönetimine girmesini doğru bulmuyoruz. Medya’da okuduğumuz habelere göre ekonomik başarının mimarları olarak görülen Başbakan Yardımcısı Babacan ve Maliye Bakanı Şimsek (piyasanın en çok güvendiği iki isim) ile Başbakan Erdoğan arasında iplerin gerldiği habereleri, dahası ekonomi danışmanı olan ve piyasada hemen hemen herkes tarafından lakabının jöleli olarak bilinen Yiğit Bulut’un ekonomi bakanı olarak adının sıklıkla lanse edilmeye başlanması, TCMB Başkanı Başçı yerine Hükümete yakın olan birinin atanabileceği haberleri ister istemez huzursuzluk yaratıyor. Bu bültenin amacı ve kapsamı elbette siyaset bilimi yapmak değil ancak bu alandaki gelişmeler TL ve TL cinsi yatırım araçları üzerinde etki doğuruyor.
Dün güne gelişmekte olan ülke para birimlerinde görülen değer kaybına paralel hafif yükselişle başlayan USD/TL kuru, yukarda da belirttiğimiz üzere, Başbakan’ın TCMB'ye yönelik eleştirileri ardından USD/TL kuru dün gün içinde 2,1070 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. TL’nin dün gelişmekte olan ülke para birimleri arasında günün en çok değer kaybeden para birimi olduğunu da not edelim. Siyasi baskıların enflasyona karşı TCMB’nin sıkı para politikasını vaktinden önce ve daha hızlı gevşeteceği beklentisi fiyatlara yansımaya başladı. 2001 yılında TCMB’nin araç bağımısızlığı ve fiyat istikrarını koruma konusunda yasa ile bağımsız olduğunu hatırlatalım. Şu anda TCMB yasasının da değiştirilebileceği ve ABD Merkez Bankası konumunda FED’de olduğu üzere sadece enflasyon değil büyümenin de hedef olarak eklenebileceği konuşuluyor. Her ne kadar yasa değişikliğini şu anda zayıf bir ihtimal olarak görsek de, önümüzdeki dönemde bu tartışmaların devam edeceğine ihtimal veriyoruz. Dün TCMB odaklı devam eden tartışmalar USD/TL kuru üzerinde satış baskısı kurarken, borsa istanbul da günü % 1,4 düşüşle 77,533 puan seviyesinden tamamladı. Kur ve hisse senedi cephesindeki satışların aksine faiz cephesinde 24/02/2016 vadeli gösterge tahvil düne nazaran günü hafif gerileyerek % 8,64 seviyesinden tamamladı.
ABD borsaları dün açıklanan ve beklentileri aşan tüketici güven endeskinin yardım ile geceyi rekor seviyeden tamamlarken, doların da küresel anlamda değer kazandığını görüyoruz. Mesela sterlin dolar karşısında kritik destek seviyesi olarak görülen 1,6780 seviysine gerilerken, altın ve gümüş fiyatları oldukça sert bir satış baskısı ile karşı karşıya kaldı. Yeni gün başlangıcında ABD borsalarının rekor kapanışı, ECB’den beklenen faiz indiriminin yardımı ile artan risk iştahı Asya cephesinde olumlu yansıma bulmuş. Makroekonomik cephede bugün Almanya’da açıklanacak işsizlik oranı ve Euro bölgesinde açıklanacak seri veriler takip edilebilir. Her ne kadar TL’nin sunmuş olduğu göreceli olarak yüksek nominal ve reel getirinin risk iştahının etkili olduğu günlerde TL’ye destek olmaya devam edeceğini beklesek de, risk iştahının azaldığı günlerde, TCMB’nin faiz indirimine devam edeceği beklentileri hatırlanacaktır. Dahası TCMB üzerinden devam eden siyasi baskılar da yatırımcıların davranışlarını negatif etkileyebileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle temkinli olmakta fayda görüyoruz. İyimserlikten mutlak sürette faydalanılmalı ancak özellikle döviz alma ihtiyacı içinde olan başta kurumsal yatırımcıların kurun gelmiş olduğu seviyeleri fırsat olarak kollamaları akıllıca bir yatırım davranışı olmaya devam edecektir. USD/TL kurunun güne 2,10 , EUR/TL 2,8650 , GBP/TL 3,5275 , Sepet kurun ise 2,4825, XAU/TL (altın gram) 85 seviyelerinden başlamasını bekliyoruz.
Kıbrıs İktisat Bankası – Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu
































