Oscar Oteller Grubu Başkanı Erdem Oskar, “İş’te Başarı” başlıklı röportajlar dizimiz için bize çıktıkları zorlu yolculuğu ve vardıkları önemli noktayı anlattı. 2014 yılı Mart ayında kitabı yayınlanacak olan 78 yaşındaki başarılı iş adamı, ticaretin genlerinde olduğunu söylerken, işle ilgili disiplini eğitim gördüğü İngiliz okulunda ve Tabur komutanlığı yaptığı dönemde edindiğini ifade etti. Oteller Grubu’nun yönetimini devrettiği oğlu Hüseyin’in bayrağı aldığı ilk günden beri görevini büyük bir başarıyla yürüttüğünü gururla anlatan Erdem Oskar’ın diğer çocukları Hasan ve Hatice’de aile şirketinde görev yapıyor. Londra’da yaşayan kızı Şerife de yakında şirketteki yerini alacak. 1974’te güneydeki 1200 dönüm arazilerini ve değirmenlerini geride bırakarak sadece üzerlerindeki kıyafetleriyle kuzeye geçtiklerini belirten Erdem Oskar, 1975’ten itibaren sıfırdan bir imparatorluk kurmak için bütün aile büyük özveriler göstererek çalıştıklarını söyledi. İşte o başarı hikayesi:
-Güney’de büyük yatırımcıydınız. Orada neler yaptınız?
1974 Mutlu Barış Harekatı’ndan önce Güney’de Evdim’de yaşıyorduk. İngiliz okulunu bitirip Çiftlik Eğitimi almak üzere bursla İngiltere’ye gittim. Döndüğüm zaman ticaret yapmaya karar verdim. Rum tarafında Mustafo ya da fesinin püskülü olmadığı için Püskülsüz Mustafa olarak tanınan dedem Mustafa Molla İbrahim ile babam Hasan Hacı Emin gibi ticareti çok seviyordum. Yani ticaret genlerimizde vardı. İş hayatıma sinemacılıkla başladım. Elektrik yoktu ve filmleri jeneratörle oynatırdık. Meşrubat da dahil olmak üzere her türlü işe girdim çıktım. Hatalı bir yatırım nedeniyle meşrubat işinde başarısız olduk ama bu bizi yıldırmadı. 1958’de bir şirket kurup İngiliz üsler bölgesinde 1 araba ve 1 şoförle araç kiralama işi başlattık. Şoför okulu da kurup yıllar içinde büyüdük. Araç sayımız 80’i bulmuştu. Sinemamız, değirmenlerimiz, 200 dönüm sultani bağımız ve 1000 dönüm toprağımız vardı.
-Kuzey’e hangi şartlarda ve nasıl geçtiniz?
Güney’deki en büyük yatırımcılar arasındaydık. Barış Harekatı’nda her şeyimizi bırakarak kuzeye geçtik. Çadırlarda kaldık. Çok zor günler yaşadık. Ama yılmadık. 1 Nisan 1975’te 17 araçla tekrar işe başladık. Güneyde Osman olan soyadımızı Kuzey’de Oskar olarak değiştirmek istedik. Ancak Özkar’a izin verdiler.
-Otelcilik işine nasıl girdiniz. Bu alandaki büyümeyi nasıl gerçekleştirdiniz?
1987’de Rum kesimindeki mallarımıza karşılık bu otel bize 42 odalı bir iskelet olarak verildi. Her şeyimizi ortaya koyarak oteli kullanıma açmak için kolları sıvadık. Gücümüz 15 odasını açmaya yetiyordu. 30 yatakla hizmet verecektik. Büyük çabaların ardından 7 Temmuz 1987’de Oscar Resort Hotel’i turizmin hizmetine açtık Eşim Neşe Hanım o yıllarda otelin aşçılığını, çamaşırcılığını yapıp resepsiyonda çalıştı. Yıllar içinde otelin inşaatını tamamlayıp yatak sayımızı artırdık. Stres nedeniyle 1992’de şeker hastası olunca İngiltere’de otelcilik eğitimi gören oğlum Hüseyin tahsiline ara verdi ve gelip işi kökten toparlayarak güçlenmemizi sağladı. Şu anda OSCAR Grup bünyesinde Oscar Resort Hotel, Vuni Palace, Bellapais Monastery Village, Kantara Palace, Oscar Rental ve Şölen Su bulunuyor. Kantara Palace’ı otelle birlikte Pasha Casino’ya 10 yıllığına kiraladık.
-Çocuklarınızın şirketteki pozisyonu hakkında bilgi verir misiniz?
Hüseyin otellerin, diğer oğlum Hasan ile kızım Hatice Nasıfoğlu araç kiralama işinin başında. Londra’da yaşayan kızım Şerife de yakında torunumla birlikte bize katılacak. Zaten tüm yatırımları sırf çocuklar memleketimizde kalsın diye yaptık. Neşe Hanım’la 55 yıldır evliyiz. 74 sonrası Kuzey’e geçtiğimizde eşim her şeyi bırakıp Avustralya veya İngiltere’ye gitmeyi teklif etmişti. Fakat uğruna bu kadar savaş verdiğimiz ülkemizi bırakmayı reddettim. TMT kurucuları arasındaydım. Limasol Sancağı Malazgirt Tabur Komutanlığını yapmıştım.
-Hayatınızın dönüm noktası olan 1958 yılını önemli kılan nedir?
1958 yılı hayatımın en önemli 3 şeyini yaşadığım yıl oldu. TMT kuruldu, Neşe Hanım’la evlendik ve ilk şirketimizi kurduk. Şimdi 3 olayı birlikte kutlarız.
-Başarınızın anahtarını açıklar mısınız?
Hedef koyacaksınız. Hedeften asla şaşmayacaksınız. Ve buna ulaşmak için de çok çalışacaksınız. Evinizde huzur olacak. Sebat edeceksiniz, maymun iştahlı olmayacaksınız. Başladığınız işi bitirmeden yenisine girmeyeceksiniz.
***
Hedefimiz kendi elektriğimizi üretmek
Tesislerimizde kullanılmak üzere güneş panellerinden faydalanarak elektrik üretmek istiyoruz. Ancak devletten bunun için teşvik istiyoruz. Hatta biz ürettiğimiz elektriğin fazlasını kuruma verelim. Ay sonunda bir mahsuplaşma olsun. Biz teşvik olmasa da bu yatırımı yapmak zorundayız. 2014 yılında hedefimiz bunu gerçekleştirmek. Ayrıca deniz suyunu arıtarak kullanıyoruz.
***
Teşvikler turizmi kurtardı
Kuzey’de zor durumda olan turizm sektörünün teşvikler sayesinde uçurumun kıyısından döndüğünü belirten Erdem Oskar, bunun için Türkiye Büyükelçisi Halil İbrahim Akça’ya, TC Yardım Heyeti’ne, KKTC’nin eski ve yeni turizm bakanlarına teşekkürlerini sunarken şunları söyledi: “Teşvikler yatırımı hızlandırdı. Piyasaya canlılık getirdi. Geçen seneden beri doluluk oranımız arttı. Bu mevsimde dahi doluluk oranımız yüzde 70 düzeyinde. Teşvikler turizmi şahlandırdı. Kötü günler geride kaldı. Ambargo uygulanan bir ülkeye turizm teşviki sağlanmazsa başarı olmaz. Ayrıca Rumlarla anlaşma olursa orada yeniden bir yatırım planlamıyorum. Hayatımız artık burada kuruldu. En iyisi Rumlarla yan yana yaşamak. İç içe denendi ama olmadı.
***
Çocuklarımı adada tutmak
hayatımın en büyük başarısı
-Zorlukları nasıl aşarsınız: Asla pes etmem. Başarana kadar o işin üzerine giderim. Risk almaktan da asla korkmam
-En büyük başarınız: Yaptığım yatırımlarla çocuklarımı ülkemde tutmayı başarmak. Grup bünyesindeki 400 kişiye iş sağlamak çok büyük bir ayrıcalık.
-Nasıl bir iz bırakmak istersiniz?
Memleketine çok iyi yatırımlar yaptı ve çok başarılı oldu desinler.
-En büyük mutluluğunuz: Pazar günleri evlatlarım ve torunlarımla birlikte evimde yemek yiyip sohbet etmek. Yılbaşlarını da aynı şekilde geçiririz.
-Okuduğu son kitap: Vaktim yok çünkü kitap yazıyorum. 2014’ün üçüncü ayında yayınlanmayı planlıyorum.
-Nereden giyiniyorsunuz: Dedem ve babam gibi çok şık ve iyi giyinmeyi seviyorum. Lefkoşa’nın ünlü terzisi Osman takımlarımı dikiyor.
































