Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Terfiler isyan ettirdi!

Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı Polis Hizmetleri Komisyonu tarafından hafta başında açıklanan terfiler, polis mensupları arasında yine huzursuzluğa neden oldu.

Terfi olan polis mensupları mutlu haberi sevdikleri ile paylaşıp tebrik telefonları alırken, terfi hakkının yenildiğini düşünen çok sayıda polis mensubunun polis terfilerini mahkemeye taşıyacağı öğrenildi.
Havadis’e konuşan hukukçular ise terfilerin adil yapılmadığı kanaatinde.

Hukuk büroları doldu taştı
Hukuk büroları, hak ettikleri halde terfi alamadıklarını öne süren polis mensupları ile doldu taştı. Terfilerin adil olmadığını savunan çok sayıda polis mensubu, haklarının yenildiği iddiası ile dün hukuk bürolarına koştu.
Haklarını yasal yollardan aramak isteyen polis mensupları, avukatlar ile bir araya gelerek, yasal süreci ve ne yapmaları gerektiği hususunda görüş alışverişinde bulundu.
Avukatlar ile yaptıkları görüşmede, terfilere itiraz için Yüksek İdare Mahkemesi’nde açılması gereken davanın oldukça külfetli olduğunu öğrenen bazı polis mensupları ise henüz ne yapacağını bilmiyor.

Terfilerin hangi puana göre yapıldığı muamma
Poliste terfiler, Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı Polis Hizmetleri Komisyonu tarafından hafta başında açıklandı.
Yarışma Sınavı öncesi sicil puanlarının ne kadar olduğunu bilmeyen polis mensuplarına terfilerin hangi puana göre yapıldığı ve sicil not ortalamasının sınava nasıl yansıdığı konusunda da bilgilendirilmedi.
Terfi alabilmek için Yarışma Sınavı’na giren onlarca polis mensubuna tek bir mesleki soru soruldu. Sorulan sorular, ses ve görüntü kadı tutuldu.
Terfi alamayanlar ise halen daha neden terfi alamadıklarını bilmiyor.

Avukat Mevsimler: Sokakta çalışacak polis kalmadı
Avukat Muhabbet Mevsimler, 5 yıldan bu yana yapılan polis terfilerinde 300’den fazla terfi yapıldığını belirterek bu kadar fazla terfinin en başta polis teşkilatına olumsuz yansıdığını kaydetti.
Mevsimler, rütbece polis mensuplarının artmasının bundan sonra halka hizmetin götürülmesinde de ayrıca sıkıntı yaratacağını savunarak,  “Her ne kadar yasaya uygun olsa da poliste aşırı terfi yapıldı. Neredeyse sokaklarda çalışacak polis mensubu kalmadı” şeklinde konuştu.

“Adil bir terfi dağılımı yapılmadı”
Avukat Muhabbet Mevsimler, Polis Hizmetleri Komisyonu’nun sadece polis müdürlerinden oluştuğunu ve terfilerin geçmişte olduğu gibi yine adil bir şekilde yapılmadığını öne sürdü.
Mevsimler,  “Uzun yıllar polis teşkilatında yer alan biri olarak son yapılan terfilere baktığımda bir kez daha ortaya çıktı ki, sadece polis müdürlerinden oluşan Polis Hizmetleri Komisyonu, yine adil bir terfi dağılımı yapamadı” dedi.
Muhabbet Mevsimler, terfi alanların bazılarının yakınlık derecelerine göre özel hizmetlerde kullanılan salt komisyon üyelerine hizmet edenler olduğunu iddia ederek “Hükümet, artık Polis Hizmetleri Komisyonu’na sivil bürokrat konulması yönünde adım atmalı ve denetim altına alınmalıdır. Aksi halde hükümetler ve mağdur olanlar bu konuda daha çok çekecekler” diye konuştu.

“Birçok polis mensubu ofisimize başvurdu”
Avukat Muhabbet Mevsimler 2011 yılında yürürlüğe giren 73’üncü maddenin disiplin cezasına uğrayan yani disiplin cezasından hüküm giyen, bu hükme karşılık terfiyi etkileyecek eksi puanların baştan itibaren yazılmasının polis mensuplarının aleyhinde olumsuz bir madde olduğunu söyledi.
Mevsimler ayrıca buna bağlı olarak Polis Yasası’nın 118’inci Maddesi’nin 2’nci Fıkrası’nda disiplin suçundan eksi puan alan kişilerin disiplin cezasının sicilden silinmesi için yıllarca dilekçe yapan polis mensuplarının taleplerinin hep reddedildiğini kaydetti.
Mevsimler, bu taleplerin reddiyle idarenin aslında takdir hakkını kötüye kullandığını, dolayısıyla da birçok polis mensubunun terfi almasının engellendiğini söyledi.
Mevsimler, “İdarenin bugün, Polis Yasası’nın 118’nci Maddesi’ni kötüye kullanmış olduğu ortadadır. Ondandır ki, iki gündür çok sayıda polis mensubu arkadaşımız ofisimizi ziyaret etmiş, görüş alışverişinde bulunmuştur. Hepsi de, terfilerde ayrımcılık yapıldığını, idarenin gerek sicil puanlarını silmeyerek gerek düşük sicil puanı vererek mağdur edildiği konusunda hem fikirdir” dedi.

“Başbakan’ın imzası olmadan terfiler yayınlanamaz”
Muhabbet Mevsimler, polis teşkilatında özel ilişkiler ve bağların bulunduğunu ileri sürerek, tüm yaşanan mahkeme davalarına karşı bu durumun düzelmediğini savundu.
KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın, Başbakanlığa bağlı bir kurum olduğunu hatırlatan Mevsimler, Başbakan’ın imzası olmadan terfilerin yayınlanmasının mümkün olamayacağını dile getirdi.
Yeni başbakanın imzası yoksa terfilerin yayınlanmasının hukuken de mümkün olmadığını savunan Muhabbet Mevsimler, “Bu terfilerde eski hükümetin imzası veya onayı varsa da bu kez Seçim Halk Oylaması’nın 79’uncu maddesine aykırı davranıldığı ortaya çıkar” dedi.

“Sorular, ses ve görüntü kayıtları mahkemede konu olacak”
Muhabbet Mevsimler, ayrıca sicil puanlarının yarışma sınavına girilmeden önce açıklanmamasına da anlam verilmesinin zor olduğunu belirterek, bunun ayrı bir sorun teşkil ettiğini söyledi.
Mevsimler, tüm polis mensuplarının yarışma sınavı öncesinde sicil puanlarının sınavdaki ağırlığını bilmeye hakkı olduğunu söyledi.
Polis terfilerinin dava aşamasına gitmesi durumunda, Polis Yasası’nın 73’üncü Maddesi’nin 8’inci Fıkrası’na göre, yarışma sınavında sorulan soruların, ses ve görüntü kaydının mahkemelerde konu edileceğinin altını çizdi.
Avukat Mevsimler, “Terfiye hak kazanmayan birçok kişinin dava açısından kıstasları farklıdır. Kimisinin haklarında soruşturma olduğu iddiası ile kesilmiş olabileceği, kimisinin de sicil puanı düşük gösterilerek terfiyi hak etme hakkı elinden alınmaktadır” dedi.
Mevsimler, “Mevcut Polis Yasası ile yapılan terfiler, 2 yılı aşkın süredir Anayasa Mahkemesi’nin gündemindedir. Halen daha neticelenmeyen bazı maddelerden dolayı yapılan bu terfiler de ne derce etkilidir” diye konuştu. 

Mamalı: Poliste ciddi bir öfke var

Avukat Barış Mamalı, Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı Polis Hizmetleri Komisyonu tarafından hafta başında açıklanan terfilerde haklarının yenildiğini düşünen çok sayıda polis mensubunun hukuki süreç başlatmak istediklerini belirtti.
Terfilerden şikayet eden polis mensuplarının sayısının ilk kez bu kadar çok olduğunu kaydeden Mamalı, öfkelerinin de ilk kez bu kadar keskin olduğunu kaydetti.
Mamalı, “Terfiler açıklandığından beri birçok polis mensubunun gerek şahsen gerekse telefon ile bize ulaştığını hatta başka yerlere de şikayette bulunduklarını ve hukuki süreç başlatmayı istediklerini söyleyebilirim. Ancak belirtmek isterim ki, ilk kez bu kadar büyük bir çoğunluk şikayetçi ve terfiler ilk kez bu kadar çok öfke yarattı” dedi.
Terfi konusunda haksızlığa uğrayan kişilerin yargıya gitmesi hususunda ciddi niyetleri olduğunu belirten Avukat Barış Mamalı, öte yandan Yüksek İdare Mahkemesi’nde açılacak olan bu davaların ciddi miktar gerektirdiğinden birçok polis mensubunun da düşünce içerisinde olduğunu bildiğini söyledi.

“Terfilerin hangi puana göre yapıldığı belirsiz”
Terfiler nedeni ile büyük öfke duyan polis mensuplarını dinlediğinde onlara hak verecek birçok olgu olduğunu anladığını söyleyen avukat Barış Mamalı, “En garip olanı da terfi alamayan polis mensupları, neden terfi alamadıklarının sebebini bilmiyor” dedi.
Avukat Mamalı, polis mensuplarının ayrıca, yarışma sınavında kendilerine sorulan soruların puanını bile bilmedikleri gibi sicil not ortalamalarının da ne olduğunu bilmediklerini söyledi.
Barış Mamalı, “Terfi alamayan polis mensupları ile görüştüğümde terfi almayı gerçekten hak edenler dışında bazı polislerin keyfi şekilde terfi ettirildiklerini söylediklerini görmekteyiz. Çünkü, terfi edenlerin bile hangi puanla terfi edildiklerini görememekteyiz. Bu bile tek başına bir şaibenin olduğunu göstermektedir” diye konuştu.
Barış Mamalı, terfi alan ve almayan tüm polis mensuplarının aldıkları puanların en geç 48 saat içerisinde ilan edilmesi gerektiğini savundu.

“Başbakanlık ciddi bir inisiyatif almalıdır”
Başbakanlığın bu konuda inisiyatif yüklenmesi gerektiğini dile getiren Avukat Barış Mamalı, “polisin kanunen hiyerarşik üstü olan Başbakanın ciddi bir sorumluluk ve inisiyatif yüklenerek, demokrasi adına çizmelerini giyip bu yapılanlar karşısında müdahalede bulunması gereklidir” dedi.
Mamalı, Başbakanlığın ilgili dosyaları alıp oluşturulacak teknik heyetlere inceletmesi gerektiğini, söyledi.
Avukat Mamalı, ayrıca Polis Hizmetleri Komisyonu tarafından yapılan mülakatta ses ve görüntü kaydının da tutulduğunu belirterek Başbakanlığın bu kayıtları da alıp inceletmesi gerektiğine inanç belirtti.
Mamalı, tüm bu incelemeler sonucunda, herhangi bir usulsüzlük ve torpil tespit edilmemesi halinde de gerekirse söz konusu terfi işlemlerinin iptal ettirilmesinin gerektiğini hatta Polis Genel Müdürü’ne dahi görevinden el çektirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Polis terfilerinin ilan edilmesi ile ilgili de açıklamalarda bulunan Mamalı, bu konuda da yanlış yapıldığını savundu.
Mamalı, “Polis Genel Müdürlüğü’nün Başbakanı hiçe sayarak yasal üstünü hiç umursamadan bu terfileri ilan etmesi başlı başına devlet edebi ile siyasi etik anlayışı ile bağdaşmayan bir davranıştır. Bu açıdan bakıldığında bile demokrasi adına Başbakanlık gerekli hamleleri yaparak ilgili müdürlerden istifalarını talep etmelidir” dedi.

“Eski ve köhneleşmiş statükoya boyun eğmeyin”
Avukat Barış Mamalı, Meclis’in ilk iş olarak polis terfileri konusuna el atması gerektiğini savunarak, polis örgütünün yeni baştan şekillendirilmesi, özerk ve tarafsız bir komisyon tarafından yönetilecek bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi.
“Acil demokrasi deyimi şimdi tam yerinde bir değim olarak karşımıza çıktı” diyen Barış Mamalı, polis mensuplarına çağrıda bulunarak şunları söyledi:
“Sessiz kaldıkça adaletsizliklerin arttığı gün gibi ortada. Artık eski ve köhneleşmiş statükoya boyun eğmeyin. Tehdit içerikli söylemlere de aldırış etmeyin. Haklarınızı aramaktan çekinmeyin.”

Sözmener: Sicil not ortalamasına göre terfi adil değil
Avukat Hasan Sözmener, kıdem ve liyakat dikkate alınmadan sadece sicil not ortalamasına bakılarak yapılan terfilerin asla adil olmadığını vurguladı.
Sözmener, polis örgütünün 51/84 sayılı yasa ile 1984 yılında kurulduğunu ve 1984 yılında çıkan yasada terfide en önemli koşulun kıdem olduğunu söyledi.
Yüksek İdare Mahkemesi’nin de yaklaşık 3 yıl önce bu kurala uymayarak yapılan terfileri iptal ettiğini hatırlatan Avukat Hasan Sözmener, mahkemenin bu kararına inat oldun diye terfilerin durdurulduğunu ve kıdem şartının ortadan kaldırılması için Meclis’e gidildiğini belirtti.
Cumhuriyet Meclisi’nin de mevcut kanunu değiştirerek Sınav Tüzüğü yaptığını ve bu tüzükle terfilerde kıdem ve liyakat koşulunu kaldırdıklarını söyledi.
Böyle bir kuralın dünyada bir örneğinin daha olmadığını ifade eden Hasan Sözmener, şöyle dedi: “Terfilerde artık ne kıdemin nede liyakatın önemi yok. 60 puan değerindeki sicil not ortalamasının yüzde 60’ı alınıyor. Yine meslekle ilgili tek bir soru soruluyor bu soru da 40 puan değerinde oluyor. Sonuç itibarı ile bir polis mensubu en fazla 100 puan alabiliyor. Sonra bu puanlar eğer polis mensubu disiplin suçu işlemiş ve bu disiplin suçundan hüküm giymiş ise aşağı doğru düşüyor. Eğer polis mensubu ödül almışsa da her ödül için artı 5 puan kazanıyor. Neticede ortaya bir puanlama çıkıyor ve terfilerde puanlar yukarıdan aşağıya doğru sıralanıyor. Oysa ki, sadece sicil puanına önem verilmesi çok yanlıştır. Bu sadece amirinin emrine uyan, itaatkar bir polis mensubu yaratır. Benim görüşüme göre, terfilerde esas alınması gereken sicil not ortalaması olmamalıdır.”

“Yarışma sınavı seçim yasaklarında yapıldı”
Kıdem ve liyakat dikkate alınmadan sadece sicil not ortalamasına bakılarak yapılan terfilerin asla adil olmadığına dikkat çeken Hasan Sözmener, buna göre son yapılan terfilerin de adil olmadığını kaydetti.
Avukat Sözmener, bu terfilerden Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, polis örgütü ile kıdem ve liyakat koşulunun ortadan kaldırılması ile ilgili yasayı yapan dönemin milletvekillerinin sorumlu olduğunu, bunu çözmesi gereken merciinin ise yine Cumhuriyet Meclisi, Bakanlar Kurulu ve Başbakanlık olduğunu kaydetti.
Hasan Sözmener, ayrıca terfiler için yarışma sınavının seçim yasakları sürecinde yapıldığını söyleyerek, yarışma sınavının ayrıca yasal olmadığını savundu.

“Adalet limanına sığının”
Terfi alamayan polis mensuplarına çağrıda bulunan Avukat Hasan Sözmener, şunları söyledi: “Terfi hakları yenen polis mensupları, adalet limanına sığınmalıdırlar. Terfi alanlar da haksızlığa karşı sessiz kalmamalıdır.”