Köşe Yazarları

TARİH TEKERÜR MÜ EDECEK? VE GEÇMİŞTEN BİR BELGE…



Meclis’te temsil edilen partiler (nihayet TDP’yi de davet etmeyi unutmadılar!) Cumhurbaşkanlığı’nda toplandı.

Tüm partiler Türk tarafının yaptığı öneriye destek verdi.
Rum partiler Anastasiadis’in başkanlığında toplandı.
Rum basınında sızan bilgilere göre, gergin ve tartışmalı bir ortam vardı.
Anastasiadis “sorumluluğu ben alırım” dedi ve yeni bir öneri yapma hazırlığına girişti.
Eski önerilerin ne olduğunu bilmediğimiz için yeni önerinin de ne olabileceği hakkında yorum yapmak istemiyoruz.
Fakat şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki “tarih tekerrürden ibarettir” deyimi aynen geçerlidir.
Y ani tarihsel olayların tekrarı yaşanıyor.
Aynı tartışmalar ve krizler Klerides ile Denktaş arasında yaşanmıştı.
Annan Planı’nın ortaya çıktığı dönemde bol bol egemenlik kavgasına tanık olmuştuk.
Annan Planı sonrası 2008’de Talat ile Hristofyas arasında görüşmelerin başlayacağı dönemde de olmuştu.
Onlar anlaşıp görüşmeleri başlatmışlardı. O başlayan görüşmeler üzerinden Eroğlu 2012’ye kadar görüşmeleri sürdürdü.
Üstelik Talat’ın vardığı uzlaşılara bağlılığını ilan ederek.
Peki Denktaş ile Klerides arasındaki egemenlik kavgası nasıl sonuçlanmıştı.
İşte size geçmişe bakarak bugüne ışık tutacak bir belge.
Pilatus’un  gölgesinde kitabımdan.
Belki şimdikilere yardımcı olur:

     ***

“…This Non Paper Does Not Represent A Proposal Of The G/C Side But A Last To Overcome The Debate On Visions And Begin At Last Negotiations On Core Issues” başlıklı kağıt. (Taraflar -anlaşma olmayan – şu ön sonuçlara ulaştılar:
   a- Zürih Anlaşmaları’na dayalı 1960 Anayasası yeni düzenlemeleri yansıtamaz ve lağvedilir,
   b- Kıbrıs Devleti Anayasa’sının dayanacağı yeni bir kuruluş anlaşması gerekir
   c- Yeni kuruluş anlaşması Kıbrıslı Türk ve Rumların yeni siyasal ilişkilerini yansıtmalı ve siyasal eşitlik, iki kesimlilik ve iki toplumluluğa dayanmalıdır,
   d- Siyasal eşitlik sayısal eşitlik değil, ama açıkça iki taraf siyasal eşit olmalı ve yürütme yasama ve yargıda aktif katlım sağlanarak Kıbrıs Rum çoğunluğu sayısal Türk azınlığa isteklerini empoze edememeli,
   e- Taksim ve ayrılık yasaklanmalı. Tek egemenlik, tek kimlik ve tek yurttaşlık olmalı. İki kendi kendini yöneten devlet olmalı. Her birinin yürütme yasama ve yargı organları yanında polis ve sivil servisleri kuruluş anlaşmasına dayalı anayasada öngörüldüğü çerçevede çalışmalı,
   f- Kıbrıs Devleti devlet olabilmenin tüm organ ve güçlerini taşımalı,
   g- Kıbrıs devleti devletlerini empoze edememeli,
   h- Güvenlikle ilgili her konuda anlaşmaya bağlı olarak garanti anlaşmaları devletlerin toprak bütünlüğü ve anayasal düzenlerini de kapsamalı,
   i- Belli bir zaman içinde Türk tarafının ulusal gelirini yükseltecek plan hazırlanmalı,
   j- Ana konular al-ver ruhu içinde tartışılmalı,
   k- Varılacak anlaşma Avrupa Birliği’ne giriş ile birlikte Kıbrıslı Türkler ve Rumların ayrı referandumlarına sunulmalı ve olumlu olursa, taraflar egemen Kıbrıs Devletini yeni state of affairs’inin ortak kurucuları (cofounders) olmalı. (13.5.2002)
Klerides’in sunduğu bu belgeye dönemin Cumhurbaşkanı Denktaş şiddetle itiraz eder.   Denktaş ‘Bizim için en önemlisi statüdür. Biz 39 yıldır kendi kendimizi yönetiyoruz. Devletimizi inkar edemeyiz. İki egemen bir araya gelmeli. Kağıdınızda  new partnership veya equal status yok. Sayısal azınlık ve çoğunluktan bahsediyorsunuz. Ayrı vatandaşlıklar olmalıdır’ şeklinde itirazda bulunur.
Klerides, Denktaş’ın bahsettiğinin 2 devletlik olduğunu söyler ve bunu kabul etmeyeceğini belirtir.
Denktaş, eyalet anlamına gelecek 2 devletliliği de kendisinin kabul edemeyeceğini söyler. ‘Bizim devletimizi siz mi meydana getireceksiniz’ der.
Cumhurbaşkanı Denktaş’ın danışması Mümtaz Soysal vatandaşlığın ayrı devletlere bırakılmasını ister ve Türkiye Avrupa Birliği üyesi olana kadar Yunanistan vatandaşlarının Kıbrıs’a yerleşmelerinin yasaklanmasını talep eder…”


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı