Seyahat

TAPINAK ŞEHİR SİEM REAP


Şubat ayında Tayland gezimiz sonrası adını özellikle Vietnam savaşları sırasında duyduğumuz bu ülkeye kadar uzanmanın iyi bir fırsat olacağını düşünerek 5 arkadaş rotamıza Kamboçya’yı da katmıştık.

Rehber eşliğinde Tayland çıkışlı paket tur olarak aldığımız bu gezi 3 gün – 2 gece konaklamalıydı. Uzun yıllar balta girmemiş yağmur ormanlarının içinde saklı kalmış, unutulmuş ve sadece 200 km. karelik alan üzerine kurulu, dünyanın en büyük tapınaklar zincirini bağrında barındıran Siem Reap’ e varışımızın ardından Havalimanında bizleri bekleyen özel aracımızla şehirde kalacağımız otelimize yerleştik. Bu turumuzda Angkor Thom güney kapısı, Bayon, Baphuon, Ta Phrom Tapınaklarını, Cüzzamlı Kral Leper ve Fil Teraslarını ardından etrafı çitlerle çevrilmiş Kraliyet bölgesi gezilecekti. Phnom Ba Kheng Tepesine çıkarak insanoğlunun dehasının ürünü olan ve dünya mirası olarak kabul edilen Angkor Wat’ı güneş batarken muhteşem bir manzara eşliğinde gezmek ise farklı bir deneyim olacaktı. Birçok kişinin adını duymadığı veya hatırlayamadığı bu yerleşim yerini eğer Angelina Jolie’nin rol aldığı ‘Tomb Raider’ filmini izlemişse belki Angkor Wat’ın nerede olduğunu hatırlayabilir.

Tarihte bir dönem ‘Khmer İmpartorluğu’ olarak bilinen bu yerleşim yeri günümüzde Kamboçya olarak bilinir. Ülke, kuzey batıda Tayland, kuzey doğuda Laos ve doğuda Vietnam’a kadar uzanmakta olup Güney Doğu Asya ülkeleri arasında yer alır.

Kamboçya, 1863 -1953 yılları arasında Fransız sömürgesi ve 4 yıl gibi bir süre de Japon İmparatorluğu işgali altında kalmıştır. 1975-1979 yılları arasında ülke Kızıl  Khamer tarafından idare edildi. Bu dönemde idareyi elinde tutan Pol Pot’un ideolojisine göre ülkede sadece köylü sınıfı olmalıydı. Gözlük, saat başta olmak üzere teknolojik aletlerin ülke genelinde kullanılması yasaklanmıştı. Böyle bir uygulama ise beraberinde getirdiği görüş ile ülkede yaşayan başta bilim adamları, sanatkarlar, aydınlar olmak üzere pek çok kişi pirinç tarlalarında işçi olarak çalıştırıldı. Bu duruma karşı gelenler ise Orta Çağ işkencesi ile öldürüldü. İleriki yıllarda yapılan istatistiklere göre bu yolla öldürülen Kamboçyalı sayısının 3 milyon 300 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. Ülke genelinde yaşanan bu durum Vietnam’ın ülkeyi 1979 yılında işgal etmesine kadar sürüp gitti. Günümüzde Kamboçya üniter parlamenter monarşi ile idare edilmekte olup idarenin başında bir Kral vardır. Ülkenin başkenti Phnom Penh’dir. Ülkenin ikinci büyük şehri ise Siem Reap’tir.

Siem Reap Kamboçya’nın kuzey batısında olup Khmer dilinde ‘Siyam Yenildi’ anlamını taşır. Siyam, Tayland Krallığının eski isimlerinden birisiydi. Uzun yıllar Khmer İmparatorluğu ile savaşınca ve yenilgiye uğrayınca şehre bu ismi vermeyi uygun bulmuşlardır. Ülkenin para birimi Riel (KHR)dir. 1$ = 4.000KHR    Ancak ülke genelinde USD geçerlidir. Market ve restoranlarda başta olmak üzere hesaplar USD olarak geliyor. Kamboçya’ya giderken yanınızda götüreceğiniz USD’nin özellikle küçük 5,10 ve 20 banknotlar olmasına dikkat ediniz çünkü size verilecek para üstü genelde riel olacaktır. Şehrin nüfusu günümüzde 200 bin civarındadır.

KAMBOÇYA VİZE UYGULAMASI

Kamboçya, Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarına vize uygular. Vizeyi önceden online olarak veya ülkeye girişte kapı vizesini $20 karşılığı alabilirsiniz. Ancak ülkeden ayrılırken farklı bir uygulama ile çıkış harcı olarak da  $25 ödüyorsunuz.

 

SİEM REAP’E NASIL GİDİLİR

Kamboçya’ya gitmek için hava yolunu kullanacaksanız Ercan çıkışlı İstanbul üzerinden mesela Bangkok aktarmalı uçabilirsiniz. Siem Reap’e Ethiad, Singapur ve THY başta olmak üzere farklı havayollarının uçuşları vardır.  Böyle bir uçuşun fiyatı  dönemine göre €950 civarıdır. Ayni uçuşu Larnaka Havalimanından 1 veya 2 aktarmalı olarak da yapmanız mümkündür. Bizler Siem Reap’e yaptığımız bu uçuşumuzu Tayland gezimiz sonrası yaptığımız için Bangkok aktarmalı Air Asia ile 1 saat 05 dakika süren bir uçuşla yapmıştık. Bangkok’ dan dönemine göre günde 6 sefere kadar karşılıklı uçuşlar düzenlenmektedir. Böyle bir uçuşun gidiş dönüş fiyatı ise €92 civarıdır. Ülkeye Tayland, Vietnam gibi civarı ülkelerden gidecekseniz otobüs farklı bir alternatifinizdir. Şehirlerarası ve komşu ülkelere düzenlenen otobüsler 2 farklı kategoridedirler. Birinci kategoriler görüntü itibarı ile biraz daha lüks olup ikinci kategoriler daha salaş durumdadırlar. Otobüs içinde tren vagonlarında olduğu gibi bölünmüş olarak üst katta da koltuk vardır. Ancak siz koltuğunuzu alt sıradan almışsanız hem daha basık hem de daha havasız seyahat etmiş olursunuz.

 

NE ZAMAN GİDİLİR

Kamboçya tropikal bir iklime sahip olduğundan bol yağış alan bir ülkedir. Özellikle Mayıs- Eylül döneminde yağışlar yoğun olur. Sıcaklıklar yazın 40 C kadar çıkar.  Ülkeye gezmek için en ideal dönem yağışların nispeten daha az olduğu sıcaklıkların ise 20-25C olduğu Kasım- Nisan ayları arasıdır.

ŞEHİR’DE ULAŞIM

Şehir içerisinde toplu ulaşım olarak motosiklet, bisiklet ve tuk -tuklar yaygın olarak kullanılır. Tayland’daki tuk-tuklardan farklı olarak ülkede motosikletlerin arkasına takılan çekicideki koltuklar yolcu taşımak için kullanılmaktadır. Şehir içinde bu araçlarla istediğiniz yere gidebilirsiniz. Yolda giderken yanınızdan geçen motosiklet üzerinde 5 kişinin olduğunu görmeniz sizi sakın şaşırtmasın. Motosikleti kullanan annenin ana kucağında bebeği arkasında ise 4 çocuğu görmeniz gayet normaldir. Ancak kask sadece motosiklet sürücüsü tarafından takılır. Çok sık olarak karşılaştığımız bir başka manzara ise yollarda giden arabaların bagaj kapıları açık ve içinde neredeyse 10 kişinin olmasıydı.

 

SEAM REAP’TE NE YENİR

Dünya mutfaklarının bulunduğu farklı alternatifler şehirde var. Ancak ülke mutfağı Thai ve Vietnam mutfağı etkisinde kalmıştır. ‘Aspara Dansı’, Kamboçya’nın yerel dansı olup yemeğinizi yerken bu dansları izleyebileceğiniz restoranlar şehir içinde karşınıza çıkar. Kamboçya’da pirinç temel besin maddesi olup her yemeğin yanında haşlanmış lapa olarak tüketilmektedir. Şehir içindeki sokaklarda dolaşırken karşınıza çıkan yerel tezgahlar üzerinde şişe dizilip ızgara edilmiş yılan, akrep ve farklı böcekler satılmaktadır. Tadına bakmaktan çekindiğim bu yiyecekler özellikle yerli halk tarafından beğeni ile tüketilmektedir. Tropikal meyvelerden dragon meyvesi, muz, ananas ve mango ise yoğun olarak tüketilir. Yerel yemeklere birkaç örnek ise:

Samlor Machu Trey: İçerisinde balık parçaları bulunan çorbadır.

Lok Lak: Etlerin küp şeklinde kesilerek hazırlanan bir çeşit soslu et yemeğidir.

Kuay Namuan: Hindistan cevizi sütü ile pişirilen muz tatlısıdır.

Kamboçya’da Lager Beer, Angkor Beer,Tiger Beer en çok tüketilen bira çeşitleridir.

GEZİLECEK YERLER

Angkor Wat deyince sadece büyüleyici tarihi bir tapınak düşünmeyiniz. Bir zamanlar Angkor Thom, Ta Phrom, Neak Pean gibi farklı tapınak kompleksini içeren koskocaman bir şehirdi. İşte bu nedenledir ki kompleks ‘Angkor Arkeolojik Parkı’ olarak da bilinip anılmaktadır. Bu kompleksin tümünü gezmek gibi bir niyetiniz varsa 2 tam gününüzü buraya ayırmanız gerekmektedir. Kompleksin tamamını neredeyse yürüyerek gezmeniz imkansızdır. Bisiklet, motosiklet ve tuk tuk tercih edilen araçlardır. Bu tarihi ve devasa kompleks fakir Kamboçya için çok büyük bir gelir kaynağı sayılmaktadır. Khmer İmparatorluğu’nun yüzyıllar boyunca başkenti olan, ancak İmparatorluk çöktükten sonra terk edilen, unutulan ve ormanın içinde ormanla birleşerek kaybolan Angkor Şehri 150 yıl önce Fransız bir doğa bilimci tarafından yeniden keşfedilmiştir. 1992 yılında Unesco Kültür Mirasları listesine alınan bu yapı hem ülke hem de Dünya turizmine kazandırılmış oldu. Kamboçya’nın milli bayrağı ise kırmızı renkte kendi milli mücadelelerini, mavi renkler ise ülkede hem barışı hem de üniter olan devlet yapısını temsil ederken beyaz renkteki çizim ise Angkor Wat’ın resmidir.

 

Angkor Wat: Kelime anlamı Khmer dilinde ‘Tapınak Şehir’ anlamındadır. 1112 yılında Khmer Kralı Suryavarman II tarafından 162 hektarlık alana yapılan tapınağın inşası 35 yıl sürmüştür. Angkor Wat hala daha günümüzde ‘dünyanın en büyük dini kompleksi’ olma özelliğini taşıyor. Tapınak Hinduizm etkisi altında kalınarak inşa edilmiş böylece de Tanrı Vishnu’ ya adanmıştır. Ancak daha sonraki dönemlerde yerini Budizm’e bırakınca mimaride Budizm öğeleri görülmeye başlanmıştır. Kompleksin uzunluğu 1.5 kilometre, genişliği ise 1.3 kilometredir.  Angkor Wat, Kamboçya’daki tüm gezi turlarının uğrak noktasının başında gelmektedir.

Ta Prohm Tapınağı: 12.ci yüzyılda inşa edilen tapınağın yanında büyüyen ağaçların kökleri tapınağa sarılarak gizemli ve görkemli bir görüntü verdi. Bu tapınak resmi olarak adlandırılmamış olsa bile Angelina Jolie Tapınağı olarak da biliniyor. Öyle bilinmesinin nedeni ise Angelina Jolie’nin “Lara Croft: Tomb Raider” filminin burada çekilmiş olmasıdır.

Baksei Chamkrong Tapınağı: Günümüze kadar ayakta kalan bu tapınak 947 yılında inşa edilmişti. Piramit şeklinde olan bu tapınağın yüksekliği 13 metredir. Tapınak yanına kadar gitmişken içerisine girmeyip eski heykelleri görmeden geri dönmek olmazdı. O dönemde yapılmış olan eski heykeller gerçekten çok ilginç olup mutlaka görülmelidir.

Angor Wat gezisi için 1 günlük bilet fiyatı $37, 3 günlük bilet ise $62’dan satılmakta olup 12 yaşından küçük çocuklara giriş ücretsizdir. Tapınağa giriş biletini alırken küçük bir web kamerası ile resminiz çekilip giriş biletinizin üstüne yapıştırılıyor. Bu devasa tapınağı gezerken biletinizi boynunuzda asılı taşımak ve gerektiğinde de görevlilere göstermek zorundasınız ki böylece de biletin elden ele dolaşması önlenmiş oluyor. Ziyaret saatleri 06.00-17.00 arasında yapılmaktadır.

Kent merkezi Sivutha Caddesi ile Eski Pazar arasındadır. Siem Reap ile yüzen markete gidiş limanı arasındaki yoldaki nehir kıyısında bulunan yüzen evleri, pirinç tarlalarını görmek çok etkileyiciydi. Aşırı yağan yağmurlarda evleri suyun basması kaçınılmazdır. Ancak bu dönemlerde nehrin debisinin artması ile kayık, sal evler başka yöne giderler.

SİEM REAP’TE NEREDE KALINIR

Şehir merkezi veya çevresindeki oteller tercihiniz değilse bu bölgelerde konaklayabileceğiniz küçük apart otellerde vardır. eOcambo Residence(4*) -€70, e Ocambo Village (4*) €75, Golden Siem Reap Hotel (5*) €90 arasında gecelik fiyatlarda konaklayabileceğiniz tesislerdir. Daha ucuz yerler ise hosteller olup gecelik $5-10 arasında konaklayabilirsiniz.

Ülke genelinde savaş yıllarından kalma 9 milyona yakın patlamamış mayın olduğu düşünülüyor. Ülke genelinde fiziksel özürlü oranı dünya ortalamalarının çok üzerinde olup her 236 kişiden 1 kişinin özürlü olduğu tahmin ediliyor. Ne yazık ki hala daha ayda 250’e yakın mayın patlaması sonucu ölüm veya sakatlanma vakası yaşanıyor.

Ülke nüfusunun yarısından fazlası 20 yaşın altında ve ortalama yaşam beklentisi ise 50 yıl ile sınırlandırılmıştır. Halkın çoğunun aylık geliri $80- $100 arasında değişmektedir. Kamboçya Birleşmiş Milletlerin en az gelişmiş ülkeler kategorisinde yer almaktadır.

Ekonomisi tarım ve tekstile dayanan ülke genelinde son yıllarda turizm sektöründe artış yaşanmaktadır. Her yıl 2 milyon civarı turist ülkeyi özellikle de Angkor Wat’ı ziyaret etmektedir.

Alışılmışın dışında olan Kamboçya gezimizi tamamlayıp ülkeden ayrılırken iyi ki gitmişiz dediğimiz farklı ülkelerden birisi olmuştu. Haftaya bir başka ülke ve şehirde buluşuncaya kadar sevgiyle kalın…..

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı